Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk’ün Edebiyat Hakkındaki Görüşleri

Çarşamba, 25 Mart 2009, 19:34 | Atatürk, Ders Notları, Türkçe | 0 Yorum | 1.897 okuma
Yazar admin

Atatürk’ün her türüyle üzerinde durduğu bir sanat dalı da edebiyattır.
Edebiyatın tanımını yapan Atatürk der ki:
Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı.Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa musiki gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.
Bu tanımdan sonra edebiyatın amaç ve hedefini çizmiş.
beşeriyette en müspet ilim ve en ince teknik esaslarına dayanan hayatla ve kanla karşılaşmak kendileri için alında yazılı olan askerlik gibi yüksek bir idealist meslek dahi, kendini içinde bulunduğu topluma anlatabilmek ve bu büyük insanlık ve kahramanlık yolculuğuna hazırlayabilmek için, uyandırıcı, hedefleyici, yürütücü ve nihayet fedakar ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta bulur.
Bu cümlede, üzerinde kısaca da olsa durulması gereken bazı önemli konulara yer verilmiştir. Bir kere Atatürk için, edebiyat, geçirilmesi güç zamanlarda uyandırıcı, hedeflendirici ve yürütücü bir vasıtadır. Ancak dikkat olunacak husus, bu vasıtanın yıkıcı değil, fedakar, kahraman ve yapıcı bir vasıf taşımasıdır. Sonra Atatürk’ün milli, daha dorusu hamasi bir edebiyat zevk ve anlayışı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Yine bu cümlenin devamında Atatürk’ün, edebiyatı, cemiyetin hal ve istikbalini koruyan ve daima koruyacak olan bir terbiye ve eğitim aracı saydığı da ortaya çıkmaktadır.
Şair Halit Fahri Ozansoy’a 29 Ağustos 1928 akşamı Dolma bahçe Sarayı’nda Türk inkılabı şairinin nasıl olması gerektiğini şu şekilde açıklamıştır.
Mutlak dahil olduğun parlak Türk devrinde şair olduğunu ispat edeceksin. Şiirlerin şen, şatır fakat Türk milletinin sürur, şetaret, faaliyet, his ve hareketlerini terennüm edecektir. Buna mevcudiyetini hasredeceksin.

ATATÜRK’E GÖRE EDEBİYAT

Atatürk; hayatı boyunca edebiyatla yakında ilgilenmiş, edebiyatı toplum faydasına yöneltmek için direktifler vermiş, okullarda öğretim programlarını bu yönde düzenletmiştir. Edebi sanatların bir fikrin, özellikle inkılapların yayılması ve kökleşmesinde en etkili araç olduğuna daima inanmıştır.
Bir akşam toplantısında (1937), söz edebiyattan açılınca, bu konuda çeşitli konuşmalar yapılır. “Edebiyat nedir? Osmanlı devrinde ve cumhuriyet rejiminde edebiyat denilince ne anlaşılıyor?” gibi sorular sorulur.
Osmanlı devrinde ve bugüne kadar geçen cumhuriyet çağında ve bundan evvelki Türk kültürel çağlarında ve hatta bütün medeni toplumlarda edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır:
Söz ve anlamı, yani insan aklında yer eden her türlü bilgileri ve insan kudretinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı.
Bu itibarla, edebiyatın, her insan ve cemiyeti, bu cemiyetin hal ve geleceğini koruyan ve koruyacak olan her kuruluş için esaslı eğitim araçlarından biri olduğu kolayca anlaşılır.
Bunun içindir ki Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, edebiyat öğretiminde şu noktalar bilhassa önem ve kıymet vermelidir:
A) Türk çocuğunun kafasını, yaratılıştaki dikkat ve itinaya göre geliştirmek. Bu, cumhuriyetin sağlık düzeniyle ilgilenen bakanlığa da düşen bir görevdir.
B) Güzel muhafaza edilen, Yürek kafa ve zekalarını açmak, yaymak, genişletmek. Bu bilhassa, Milli Eğitim Bakanlığının görevidir. Bununla birlikte, Türk çocuklarının kafalarına müspet ilim ve maddi teknik mefhumlarını, yalnız nazari olarak değil aynı zamanda pratik vasıtalarla da yetiştirmek.
C) Bir taraftan da Türk kafalarındaki kabiliyetleri, Türk karakterindeki sağlamlıkları, Türk duygularındaki yükseklik ve genişlikleri, kendileri hiç zorlanmadan, doğal bir halde ve olduğu gibi ifadeye onları alıştırmak.
Bunlar yapılınca netice şu olacaktır: Türk çocuğu konuşurken, onun beyan ve anlatış tarzı; Türk çocuğu yazarken, onun ifade üslubu kendisini dinleyenleri, onun yürüdüğü yola gösterebilecek kabiliyeti sayesinde; Türk çocuğu kendisini dinleyen veya yazısını okuyanları peşine takarak yüksek Türk ülküsüne iletebilecek, ulaştırabilecektir.
kaynak:webhatti.com

Etiket , , ,

YAZ ANA SAYFADA YAYIMLAYALIM

Sponsorlu Bağlantılar

Serbest Kürsü

  • gülay: lütfen bir yılda 5 sınav olsun yoksa üniverste hayal olur
  • pr: Bende universite kazandim ingilizce zorunlu dersim var lutfen ek sinav yapilsin!!!
  • ali: mebde duyurular kısmında var yazıyo kazandınmı kazanmadınmı
  • mehmet özkan: kardeşlerin açık liseye başladığınız andan itibaren ortak ders seçip once ortak dersi bitirip ondan sonra seçmeli dersleri bitirmenin gerçekten çok faydası var ben...
  • asu: bende aynı durumdayım ingilizceden kalanlara muafiyet getirilsin üniversitey ikazandım ama gidimicem resmen ya lutfen yardımcı olunsun bizlere
  • gülizar: evet
  • Nick...: ek sınav yapılsın lutfen kredi tamam muaf ortak ders kaldı ya 1 den fazla ders için yapılsın ek sınav lutfen yaa
  • Nick...: Ulan nakil sonuclar i ne zaman belli olcak mk meraktan catliyom
  • Dgkn0472: E okuldan bakıyoruz ama giriyorum öyle bir öğrenci bulunamadı diyo …
  • elanur: ya bu ne hep stres hep stres artık olsada bitse
  • beril: Ünuverste kazandm ama kredi yetmiypr neolcak ya simdi içinde kaldm
  • figoş: evet son sınav cumartesı pazar oldu sonrakı hafta cuma aksamı gördum nette acıklandı yanı 5 gun sonra bugun acıklanacak dıye bekledık ama yok
  • abdullah: yehuuu açıklanmış hll meb
  • gizem: Arkadaşlar açıklanmadı değil mi?
  • naciye: İnşallah yaren dediğin gibi olur o kadar msj atıyoruz kimse cvp vermiyor. Aöl lere de ek sınav yapılsın lütfen! !!!!!!!!!!!