Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk’ün Edebiyat Hakkındaki Görüşleri

Çarşamba, 25 Mart 2009, 19:34 | Atatürk, Ders Notları, Türkçe | 0 Yorum | 1.800 okuma
Yazar admin

Atatürk’ün her türüyle üzerinde durduğu bir sanat dalı da edebiyattır.
Edebiyatın tanımını yapan Atatürk der ki:
Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı.Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa musiki gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.
Bu tanımdan sonra edebiyatın amaç ve hedefini çizmiş.
beşeriyette en müspet ilim ve en ince teknik esaslarına dayanan hayatla ve kanla karşılaşmak kendileri için alında yazılı olan askerlik gibi yüksek bir idealist meslek dahi, kendini içinde bulunduğu topluma anlatabilmek ve bu büyük insanlık ve kahramanlık yolculuğuna hazırlayabilmek için, uyandırıcı, hedefleyici, yürütücü ve nihayet fedakar ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta bulur.
Bu cümlede, üzerinde kısaca da olsa durulması gereken bazı önemli konulara yer verilmiştir. Bir kere Atatürk için, edebiyat, geçirilmesi güç zamanlarda uyandırıcı, hedeflendirici ve yürütücü bir vasıtadır. Ancak dikkat olunacak husus, bu vasıtanın yıkıcı değil, fedakar, kahraman ve yapıcı bir vasıf taşımasıdır. Sonra Atatürk’ün milli, daha dorusu hamasi bir edebiyat zevk ve anlayışı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Yine bu cümlenin devamında Atatürk’ün, edebiyatı, cemiyetin hal ve istikbalini koruyan ve daima koruyacak olan bir terbiye ve eğitim aracı saydığı da ortaya çıkmaktadır.
Şair Halit Fahri Ozansoy’a 29 Ağustos 1928 akşamı Dolma bahçe Sarayı’nda Türk inkılabı şairinin nasıl olması gerektiğini şu şekilde açıklamıştır.
Mutlak dahil olduğun parlak Türk devrinde şair olduğunu ispat edeceksin. Şiirlerin şen, şatır fakat Türk milletinin sürur, şetaret, faaliyet, his ve hareketlerini terennüm edecektir. Buna mevcudiyetini hasredeceksin.

ATATÜRK’E GÖRE EDEBİYAT

Atatürk; hayatı boyunca edebiyatla yakında ilgilenmiş, edebiyatı toplum faydasına yöneltmek için direktifler vermiş, okullarda öğretim programlarını bu yönde düzenletmiştir. Edebi sanatların bir fikrin, özellikle inkılapların yayılması ve kökleşmesinde en etkili araç olduğuna daima inanmıştır.
Bir akşam toplantısında (1937), söz edebiyattan açılınca, bu konuda çeşitli konuşmalar yapılır. “Edebiyat nedir? Osmanlı devrinde ve cumhuriyet rejiminde edebiyat denilince ne anlaşılıyor?” gibi sorular sorulur.
Osmanlı devrinde ve bugüne kadar geçen cumhuriyet çağında ve bundan evvelki Türk kültürel çağlarında ve hatta bütün medeni toplumlarda edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır:
Söz ve anlamı, yani insan aklında yer eden her türlü bilgileri ve insan kudretinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı.
Bu itibarla, edebiyatın, her insan ve cemiyeti, bu cemiyetin hal ve geleceğini koruyan ve koruyacak olan her kuruluş için esaslı eğitim araçlarından biri olduğu kolayca anlaşılır.
Bunun içindir ki Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, edebiyat öğretiminde şu noktalar bilhassa önem ve kıymet vermelidir:
A) Türk çocuğunun kafasını, yaratılıştaki dikkat ve itinaya göre geliştirmek. Bu, cumhuriyetin sağlık düzeniyle ilgilenen bakanlığa da düşen bir görevdir.
B) Güzel muhafaza edilen, Yürek kafa ve zekalarını açmak, yaymak, genişletmek. Bu bilhassa, Milli Eğitim Bakanlığının görevidir. Bununla birlikte, Türk çocuklarının kafalarına müspet ilim ve maddi teknik mefhumlarını, yalnız nazari olarak değil aynı zamanda pratik vasıtalarla da yetiştirmek.
C) Bir taraftan da Türk kafalarındaki kabiliyetleri, Türk karakterindeki sağlamlıkları, Türk duygularındaki yükseklik ve genişlikleri, kendileri hiç zorlanmadan, doğal bir halde ve olduğu gibi ifadeye onları alıştırmak.
Bunlar yapılınca netice şu olacaktır: Türk çocuğu konuşurken, onun beyan ve anlatış tarzı; Türk çocuğu yazarken, onun ifade üslubu kendisini dinleyenleri, onun yürüdüğü yola gösterebilecek kabiliyeti sayesinde; Türk çocuğu kendisini dinleyen veya yazısını okuyanları peşine takarak yüksek Türk ülküsüne iletebilecek, ulaştırabilecektir.
kaynak:webhatti.com

Etiket , , ,

YAZ ANA SAYFADA YAYIMLAYALIM

Sponsorlu Bağlantılar

Serbest Kürsü

  • patron: Bi. sinava yapacaksız yapises yapin orspu çocukları nasıl devletsiz aminza goyduklarimin oy zamanki geldiğinde oy isteyin topunuzun amina goyam. ….
  • esra: arkadaşlar lütfen bana yardımcı olur musunuz? açıklanan dgs sınav puanına öbp puanı eklendi mi yoksa biz mi ekleyeceğiz lütfen bilen biri varsa yardımcı olabilir mi
  • rabia: Ya banada cewap verr
  • yeliz: ilk 25000 çok iyi olur kendi düşüncen mi yoksa duydun mu
  • berkayyalcin: niye lan
  • berfinn: Ben 2014 ebelik ve yaşlı bakimi bölümlerinin boş kontenjan olduğu şehirleri öğrenebilirmiyim ve ek kontenjanlaryani boş kalan yerler ne zaman açiklanacak
  • rabia: Arkadaslar bn 8.sinifm 601puan aldm siralamam 9326 kazanabilirmiyim acil cevap werin lutfen
  • berfinn: Ben 2014 ebelik ve yaşlı bakimi bölümlerinin boş kontenjan olduğu şehirleri öğrenebilirmiyim
  • KADİRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR: LÜTFEN YAPIN ARTIK ŞU SINAVI TERCİH YAPTIM ÜNİ Yİ KAZANDIM FAKAT DİPLOMAMI ALAMİYORUM VE KAYITLARA 1 AY KALDI HALEN SINAV HAKKINDA HİÇ BİR BİLGİ...
  • endiseli: Arkadaslar lutfeen biraz bakabilir misiniz? 11. Sinifim genel de 2145. Olmusum ilde 66. Kazanma ihtimalim olabilir mi ? Lutfen.
  • Ümran: 449,44 aldım 6 sınıf genel sıram 3127 kazanırmıyım
  • TALHA: ARKASLAR LUTFEN CEVAP YAZIN BEN: SINIF:5 İL:33 OLDUM GENEL:7158 PUAN:448,9843 LUTFEN YARDIMCI OLUNUZ
  • misafir: maalesef bilmiyorum aman puanını yazarsan yardımcı olabilirim belki
  • nisa: peki bişey sorucam ilk kaç bine burs veriyorlar (9.sınıf)
  • nisa: peki ilk kaç bine burs veriyorlar