Sponsorlu Bağlantılar

Sohbet (Söyleşi) Türü Tarihsel Gelişimi ve Önemli Temsilcileri

Pazar, 8 Mart 2009, 20:17 | Ders Notları, Türkçe | 0 Yorum | 2.825 okuma

Bir yazarın, kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinleştirmeden, muhatabıyla konuşuyormuş hissini verecek bir üslûpla makale plânında yazdığı fikir yazısına sohbet (söyleşi) denir.

Sohbet, makaleden üslûp yönüyle ayrılır. çoğunlukla, günlük konuların işlendiği sohbet yazılarında senli benli bir anlatım yolu seçilir, hatıralardan, halk fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden yararlanılır.

Makaleye benzer bir yazı türüdür. Konusu daha çok genel ya da günlük sanat olaylarıdır. Fakat konu, tez ve savunma amacı güdülmeden ve karşılıklı konuşma havası içinde, sıcak bir dille yazılır. İnsanlar karşılıklı konuşmayı sevdiklerinden, söyleşi türündeki yazıları okumayı severler. İyi bildiği ve herkesin ilgilendiği bir konuda çoğu kişi söyleşi yazabilir. Bunun için bir konuda, ne söyleneceğini bilmenin yanı sıra, nasıl söyleneceğini bilmek gerekir. Söylenecekler, küçük şakalarla daha çekici duruma getirilebilir. İyi bir dinleyici olmak, iyi bir söyleşi yazmak için önemlidir. Usta bir söyleşi yazarı çok ağır konuları bile herkesin okuyup anlayabileceği bir duruma getirir.

Söyleşi türünün Türk Edebiyatı’ndaki önemli temsilcileri: “Ahmet Rasim – Ramazan Sohbetleri”, “Suut Kemal Yetkin – Edebiyat Söyleşileri”, “Şevket Rado – Eşref Saati”, “Melih Cevdet Anday – Dilimiz Üzerine Söyleşiler”, “Nurullah Ataç – Karalama Defteri”… Ayrıca Cenap Şahabettin, Refik Halit Karay, Hasan Ali Yücel… gibi yazarlarımız da bu türde eserler vermişlerdir.

Söyleşinin belirleyici özellikleri nelerdir?
• Düşünsel plânla yazılır.
• Yazar anlattıklarının doğruluğuna, okuyucusu ile olan bağına güvenmeli, anlattıklarını günlük konuşma havasıyla, fakat mantık çerçevesinden ayrılmadan anlatabilmelidir.
• Kolay okunabilir bir uslup yakalayabilmelidir.

Sözden Söze
Mektuptan açılmış talihim, bir tane daha geldi. Öteki gibi değil bu. Bir kere yazan gizlemiyor kendini, kim olduğunu söylüyor: İsmet Zeki Eyüboğlu adında bir genç. İstanbul Bilim Yurdunda yani Üniversitesinde okuyormuş. Sonra da benimle eğlenmiyor, alaya almıyor beni, över gibi gözüküp alttan alta iğnelemeğe kalkmıyor. Çıkışıyor bana, çıkışıyor ya, haklı olarak çıkışıyor. Eski yazılarımı, şu Öz Türkçe yazılarımı beğenirmiş, yenilerine sinirleniyor, şöyle diyor:

Bir önceki yazımız olan Belgrad Antlaşması başlıklı makalemizde antlaşma, karlofça ve osmanlı hakkında bilgiler verilmektedir.

sorubak-sohbet türünün tarihsel gelişimi

YAZ ANA SAYFADA YAYIMLAYALIM

Serbest Kürsü

  • Eyloo: 30 dkmi aldi
  • Hjk: Arkadaşlar nakil aldırmak için velayet sorun yaparmı
  • sasaa: 416 aldım kazandım
  • fatma: bildiğim kadarıyla 4 yanlış 1 doğruyu götürüyor.
  • melda: arkadaşlar ben dış ticaret okudum eşit agırlıkla giriyorum yanlız türkçe sorularında çok vakıt kaybettim matematik hiç yapamadım süre yetmedi birşey olurmu acaba...
  • zeynep: beyza senin soy adın ne bişey merak ettim tanıdığım biri olma ihtimalin var da…
  • zeynep: öğrenci lan kimi kandırıyon eğer bir yanlışın olsaydı 495 puandan fazla alırdın hava atmak için yalan söylüyon uyan uyan bu dünyada senden daha uyanıklar var >:(
  • zeynep: arkadaşlar sadece puanlarınızı sıralamanızı ve sınıfınızı söylüyorsunuz ama unutmayın bu işin kontejyanı da var kontejyana göre taban puanlarında değişiklik oluyor...
  • zeynep: aysu parayı kazanıp kazanmamak nasıl önemli değil ya ztn insanlar sınava parayı kazanmak için giriyo saçmalamışsın biraz tmm hatalarımızı görüp düzeltebiliriz yalnız bu...
  • zeynep: özcan girdi demek sınava girdiğin anlamana gelir.Ordaki girdi kazandığın anlamına gelmiyo.Sınava girdi girmedi olarak yanii.