Atatürk’ün Gittiği Okullar (ilkokul öğrencileri için)

Perşembe, 22 Kasım 2012, 0:01 | Atatürk | 425 Yorum |

Mustafa Kemal Atatürk’ün okuduğu okulları şöyle sıralayabiliriz :

1) Mahalle Mektebine başladı sonra

2) Şemsi Efendi Okulu‘na geçti ve ilkokulu burada bitirdi.

3) Selanik Mülkiye Rüştiyesi‘nde ortaokula başladı ancak mahalledeki komşusundan da etkilenerek ortaokul 3. sınıfta okulunu değiştirdi ve,

4) Selanik Askeri Rüştiyesi‘ne geçti ve burada ilk askeri eğitimini alarak ortaokuldan mezun oldu.

5) Manastır Askeri İdadisi‘nde lise eğitimine başladı ve tamamladı. Buradan sonra,

6) Harp Okulu‘nu bitirdi. En son olarak da,

7) Harp Akademisi‘nden mezun olarak askerlik görevine başladı.

ONLİNE DENEME SINAVLARI ÇÖZÜN.TIKLA ÇÖZ!

sorubak-atatürkün okuduğu okullar-ataturkun gıttıgı okullar-ataturk un gittigi okullar-atatürkün gittiği okullar sırasıyla
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (96 oy, ortalama: 3,86 üzerimnden 5)
Etiket , ,

"Atatürk’ün Gittiği Okullar (ilkokul öğrencileri için)" içeriği hakkında 425 Yorum yapıldı.
Bir Soru Sorabilir veya Düşünceni Bizimle Paylaşabilirsin.
(Yorumunuz Ana Sayfada Yayımlanır)

  1. beyza diyor ki:

    iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

  2. Alper diyor ki:

    Çok Teşekkür Ederim Kardeşim Sağol.

  3. ugur diyor ki:

    helal olsun

  4. talha diyor ki:

    saolun jkardeşim bana ödevimde yardım ettiniz sağolun !

  5. orhanncavusoglu diyor ki:

    okullar hakkında geniş kapsamlı bilgi verseydiniz çok iyi olurdu.

  6. mustafa diyor ki:

    aynen yaaaa

  7. ozan diyor ki:

    super lan bu mayap bşiii !!!!!

  8. ozan diyor ki:

    hacı hem okulaar ıcın hemde bızım ulu onder ataturukun ıcın yazılmıs bısye ama gercekten super !!!!!!

  9. yasin diyor ki:

    sagolun kardeşlerim ödevime yardımcı oldunuz ögremen karnme 100/100 5verecek sagolun 🙂

  10. gökçeada diyor ki:

    maşallah Mumya kraliçesi olarak tebrik ediyorum

  11. Nick... diyor ki:

    abi çokçokçok güzel

  12. hye diyor ki:

    çok güzel

  13. lşi diyor ki:

    Allah sizden razı olsun.
    =D =D =D

  14. ella diyor ki:

    😀

  15. Furkan diyor ki:

    Çok güzel,yazan ellerinize sağlık.Ama bize Selanik Mülkiye Rüştiyesi’ni öğretmediler…

  16. berat diyor ki:

    😀 😀 😀 😀

  17. reinhard diyor ki:

    çok tşk

  18. reinhard diyor ki:

    çok tşk 🙂 🙂 :):=)

  19. demii diyor ki:

    bana yardımcı oldunuz teşekkür

  20. ibrahim diyor ki:

    çokk ii

  21. çok iyi diyor ki:

    çokiyi

  22. eyüpcan diyor ki:

    Saolun ödevimde yardımcı oldunuz

  23. baturhan diyor ki:

    sağlun ödevime yardımcı oldunuz

  24. Dodogirls diyor ki:

    Sizi tebrik ederim ellerinize sağlık bizim öğrenim hayatımızı kolaylaştırdığınız için ve atamızın okullarını öğrettiğiniz için son olarak da karnemde hayat bilgisi ile türkçe mi 100 yaptığınız için.

    • sametgsgsdaştan1905 diyor ki:

      bu çok güzel bir şey bu arada ben 4.sınufummehmet akif ilkokulunda 4-g sınufundayum adum samet daştan 11 yaşuna girecem 24 kasumda

  25. Bedirhan Kemal TEZGEL diyor ki:

    Niçin böyle az bilgi var ki

  26. messi diyor ki:

    süperrrrrrrrrrrrrrrrrr

  27. fetullah diyor ki:

    ellerinize sağlık spr olmuş 😉

  28. abibu ne yaa diyor ki:

    abi gerçekten çok iyi oldu.her şey için çok sağol.kernemin hepsi 5.galatasaray lisesi gidebiliyorum artık.çok sağol….abi bu çok iyiydi ya 😀

  29. Nick... diyor ki:

    Bende baktım sınavımda Atatürk ‘ün okuduğu okulları söylüyordu hava harp okulu
    yazıyordu annem hava harp okulunun Ataürk’ün okuduğu okul sandı ve bende bu
    siteye girdim ve baktım annem yanlış söylemiş o yüzden annemi uyardım.İyi ki bu
    siteye girmişim.

  30. azra diyor ki:

    çok güzelll

  31. MUHAMMED diyor ki:

    mütiş ödevimde yardmcı oldu

  32. furkan ahmet tekin diyor ki:

    Çok Güzel Olmuş Sağ Olun

  33. furkan ahmet tekin diyor ki:

    Çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk Güzel lllllllllllllllllllllllll

  34. ronaldo diyor ki:

    süüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüper

  35. ronoldo diyor ki:

    çok süper yaaa ben portekizli olduğum için atatürke hayranım

  36. recep diyor ki:

    selamın aleyküm kardeşlerim ben recep yaşım 114 atatürkün sınıf arkadaşıyım atatürkle cephede silah harp okulunda oyuncak silah tuttuk çocuklar

  37. Gökçe diyor ki:

    çok güzel

  38. kerem diyor ki:

    Teşekkür ederim yarın sınavım vardı bana çok yardımcı oldunuz.

  39. su diyor ki:

    güzell 🙂 🙂 🙂

  40. dilara diyor ki:

    çok saolun teşekkürler vallaaaa bravo bravo helal olsun kardeşim

  41. Nisanur diyor ki:

    Çok güzel onu yazınız çok teşekkür ederim ve bide yarın sınavım olacaktı ve bana yardımcı oldunuz

  42. nisa diyor ki:

    çok güzellll

  43. ataturkçu kız diyor ki:

    çok saolun sayenizde 100 aldım tesekkurler

  44. memet nurhan diyor ki:

    süper müthiş olmuş

  45. batın diyor ki:

    vaybe sorubank süpermiş her soruyu cevaplıyo dersimi yaptım öretmen kızmadı

  46. lara diyor ki:

    bence iiiiyyyiii

  47. çağrı diyor ki:

    Mal gibi

  48. neo diyor ki:

    çok iyi abi 🙂

  49. mustafa diyor ki:

    tarihleride verin olum 🙂 tarihleri lazm bana

  50. emirhan diyor ki:

    bence süper

  51. enes diyor ki:

    unuttum gittiği okulları açtım baktım valla herşeyi ayrıntasına kadar anlatmışlar çok iyi

  52. as diyor ki:

    asdiyidsa

  53. :) diyor ki:

    Teşekkürler 🙂

  54. gülnisa diyor ki:

    güzel evvet ama birşey eksik

  55. ilkokullu berfin diyor ki:

    teşekkürler ilkokul 3C ödevime yardımcı oldunuz

  56. Nick... diyor ki:

    Resimli olsaydi daha iyiydi

  57. ilkokuluyuz ganga diyor ki:

    çok iyi yazmışsın saol

  58. nic diyor ki:

    çok teşekkürler

  59. Berat diyor ki:

    Ödeve yardım etti
    Kardeş

  60. sude diyor ki:

    teşekkürleeeer ödevime yardım etti:)

  61. Nick... diyor ki:

    mükemel anlatılmış çok soğolun thanks :)!!!!!

  62. Nick... diyor ki:

    mükemel anlatılmış çok soğolun thanks :)!!!!! yaaa yorumlar naden kabül görmiyir anlamadı ben hiçbişey

  63. Furkan diyor ki:

    bence güzel bide mükkemmelllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll süper

  64. Nick... diyor ki:

    Teşekkürler bu siteyi kurana
    Çok sağolasın

  65. emre soyluoğlu diyor ki:

    bebek iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiişi lan yanında atatür bilgisi çooooooooooooooooooooooooook iyi olurdu

  66. emre soyluoğlu diyor ki:

    lannnnnnnnnnnn çoooooooooooooook basit lan uykuda yazdım atatürk bilgisi çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook iyi olurdu

  67. Efe diyor ki:

    Geri zekalılar ders dinlediği dizini de emin misiniz

  68. hesna diyor ki:

    aman tanrım dedim

  69. ilayda diyor ki:

    Cokk mukemmell anlatilmiss

  70. ilayda diyor ki:

    Arkadslarrrr teoga girecekk olann varmii benn varimm valla

  71. adile2923 diyor ki:

    süperr 100%eminim :Pü

  72. nisa diyor ki:

    Çok güzelllllllllllllllllllllllllllllllll

  73. hayatnur diyor ki:

    hepsi doğruuuuu adam olunnnnnnnnn aferinnnnnnn

  74. DENETLEYİCİ diyor ki:

    Çok güzel :))) Ben sayfa denetliyorum ve sahsen çok beğendim

  75. Filiz diyor ki:

    Çok hoş çocuklara çok yardımcı oluyorsunuz :))

  76. emre diyor ki:

    Çok işe yariyor

  77. emre diyor ki:

    Çok güzel ve gerekli

  78. emre diyor ki:

    Cok guzellllllllll

  79. beril diyor ki:

    çok kısa bir özet ama güze ama detaylı anlatmıyor bence.

  80. yiğit diyor ki:

    ben sınav olmadım haahaaahaaaaahaaaaaa 🙂

  81. emir diyor ki:

    teşekkürler

  82. Emir diyor ki:

    çok ama çok teşekkürler iyi ki varsınız

  83. ceren diyor ki:

    çok süper bişey çok güzel ödevimde çok yardımcı oldu çok iyi

  84. berat diyor ki:

    süperrrrrrrrrrrrrrr)))))))))))))))))))))))

  85. Nick... diyor ki:

    iyiiiiiiiii

  86. Nick... diyor ki:

    iyiki varsınız

  87. ada diyor ki:

    çak iyi

  88. Fatmagül diyor ki:

    dersime yardım etti bence çok güzeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeel

  89. amıcacık diyor ki:

    Atatürk konuları tek kelimeyle berbat

  90. kerem diyor ki:

    çok yararı oldu teşekürler çok iyi düşünmüşsünüz

  91. Nick... diyor ki:

    vayy bee en iyisi

  92. güzel eylül diyor ki:

    vayy be enn iyi siteymiş öğretmen bana 100 verdi

  93. eren diyor ki:

    vallahaaaaaaaaa çok iyi ya bence süper birşey

  94. olku diyor ki:

    MHT elkoyuyorum

  95. Violetta diyor ki:

    Çok teşekkür ederim.

  96. olmaz diyor ki:

    çok yardımcı oldu

  97. yahya diyor ki:

    Ii oldu odemi bedavadan yaltik☺

  98. Zeynep nur diyor ki:

    Süper bilgiler ve kolaymış ama unuttum

  99. exgi diyor ki:

    Sırayla yazılmış iyi:-*

  100. exgi diyor ki:

    😀 🙂

  101. x man diyor ki:

    Çoooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkk güüüüüüzeeeelll

  102. Deniz diyor ki:

    Muhteşem ödevime çok yardımı oldu. ♡♥ :):)

  103. nazar diyor ki:

    ödevim bitti bunun sayesinde 🙂

  104. gghgh diyor ki:

    iyi 🙂

  105. umut diyor ki:

    iyi:)

  106. Tuğba diyor ki:

    Bencede çok iyi işime yaradı

  107. bennnnnhancankan diyor ki:

    yeahh tam formunda olmuş tşk

  108. dd diyor ki:

    fce boktan tc emre tekbaş yazın beni engelleyin çünkü tc emre tekbaş özürlü. bu arada sıralama doğru

  109. lidya diyor ki:

    güzel iyi:)

  110. lidya diyor ki:

    ödevim bitti gerçekten :))

  111. nick diyor ki:

    Teşekkürler yapan arkadaşa çooook işime yaradi

  112. nick diyor ki:

    Bir elide kagit bi elimde tablet kagit yapıyorum yeminle sıkti yemin ediyom ya

  113. pelin diyor ki:

    İyi bence

  114. Furkan diyor ki:

    valla çok işime yaradı

  115. Evrim diyor ki:

    okkk iyimiş işte daha ne yapsın adamlarrr:D:P:O

  116. irem diyor ki:

    Bence cok iyi bir yer slnlvda çalışma da cok yardımcı oluyo

  117. adnan diyor ki:

    çok yardımcı oldu bana ben ona çok teşekkür ederim

  118. adın soyadın diyor ki:

    benim ödevime az yardıöcı oldu

  119. eylül diyor ki:

    sınavıma yardımcı oldu

  120. leyla diyor ki:

    sağ olun

  121. eylül diyor ki:

    sana soran olmadı herkes istediği yorumu atar

  122. Baver diyor ki:

    Ne yani kötüüüüüüü

  123. khan diyor ki:

    Superrr :-):-):-):-):-)

  124. khan diyor ki:

    Yes !!! l love you 《atatuurk 》♥♡♥♡♥♡

  125. melek diyor ki:

    kardeşimin okuluna yardımcı oldu sağolun ve ulu önderimize saygılar !!!!!!

  126. evren diyor ki:

    mükemmel olmuş sagol

  127. Sivaslı diyor ki:

    Benim hoşuma gitti güzel elinize sağlık

  128. Nick... diyor ki:

    güzel

  129. ihsan diyor ki:

    Evet haaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaah

  130. IRMAK diyor ki:

    ÖDEVİMDE ÇOK YARDIM ETTTİ

  131. IRMAK diyor ki:

    TEPEME ATTIRMA EYLÜL BEY

  132. fatma diyor ki:

    HAAAAAAAAAAA

  133. Emre diyor ki:

    Bence hoş ve yararlı bir bilgi olmuş,teşekkürler..

  134. emsal diyor ki:

    iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiyi çççook iiiiiiiyi

  135. serdar diyor ki:

    Ödevimde bana çok yardımcı olduğu içinher zaman burdan Atatürkün gittiği okulları bakıyorum

  136. gizem diyor ki:

    ben buna bayıldım yemin ediyorum bütün erkek ve kızlara öneriyorum.

  137. Yiğit Ege SUN diyor ki:

    ödevime yardım ettiğin için çok teşekkür ederim

  138. sevgi diyor ki:

    bence hepsi iyi kim ne derse desin valla

  139. güneş diyor ki:

    iyiymiş

  140. sevde123 diyor ki:

    bence guzelll..

  141. sevde123 diyor ki:

    bence guzelll

  142. blabla diyor ki:

    benim ödevime yardımcı oldu

  143. şule diyor ki:

    Çok güzel

  144. eslem diyor ki:

    Çokçirkin

  145. ibo diyor ki:

    hiç fena degil

  146. ibocan diyor ki:

    babamı yedim

  147. asasasa diyor ki:

    bu konular hiç tükenmeyecek :():):9

  148. Doğu diyor ki:

    Muhteşem ya çok yardımcı oldu

  149. Doğu diyor ki:

    Değilmi he

  150. merve diyor ki:

    ne malca yorumlar

  151. can diyor ki:

    harika bir bilgi

  152. MiLeY diyor ki:

    Yaaa bi susun Allah aşkına mal mal yorum yapmişsiniz yaa

  153. 88898689 diyor ki:

    =D

  154. ayaz diyor ki:

    valla kiraz mevsimi gibi

  155. ege dennis cevher diyor ki:

    bunu bebekler bile bilir nasıl bir sitedir bu yahu

  156. hakan diyor ki:

    atatürkün gittigi okulları çok güzel isimleri var keşke bizim okullarımızın isimleride böyle olsa 🙂 🙂

  157. elen korkmaz diyor ki:

    çok güzel okulların sadice ismini yazmakla kalmayarak o okula nasıl ve neden gittiğini yazarak 2 soruyu birden cevapladım

  158. ecem diyor ki:

    yazılar çok iyi ama…..siz busunuz

  159. Nick... diyor ki:

    :v 😀 😀 (: 🙁 -_-

  160. güzel kız diyor ki:

    çok işime yaramadı ya offf

  161. mustafa diyor ki:

    ödevime yardımcı oldu :):):)

  162. ela diyor ki:

    süper haber bomba ya

  163. ask yeniden diyor ki:

    ne yapmaya çalışınız buraya ödev yapmaya mı geliyorsunuz yoksa laf atmaya mı ✋U_U

  164. ekin diyor ki:

    kerçektende iiiiiiiiiiiiiyyyi

  165. hamza diyor ki:

    mülkiye ne demek süper hazırlamıilar

  166. gsliyiz goçum diyor ki:

    ödevime yardımcı oldu

  167. gsliyiz goçum diyor ki:

    teşekkürler:v (: 🙁 -_-

  168. gsliyiz goçum diyor ki:

    bu arada adım ege kılıç

  169. gsliyiz goçum diyor ki:

    beyza diyor ki:
    Eki 27, 2013, 16:15
    iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
    CEVAPLA
    sayid diyor ki:
    Kas 16, 2013, 17:17
    bencede iyi iiiiiiiiiiii
    CEVAPLA
    eren diyor ki:
    Mar 20, 2014, 15:59
    bencede iiiiiiiiiiiiiiiiiiyi kanolar
    CEVAPLA
    Necati Ayaz diyor ki:
    Kas 4, 2014, 20:16
    iyiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii hepsi doğru
    CEVAPLA
    Hasan Yasin Kaplan diyor ki:
    Nis 29, 2015, 21:39
    bencede bana çok yardımcı oldu bu bilgi
    gizem diyor ki:
    Ara 15, 2014, 18:32
    Eren sanna numaramı verem şikiimek iin 0538554679
    CEVAPLA
    mete diyor ki:
    Ara 21, 2014, 18:17
    Numaranın sonu ne gizem ben arayayim seni kız
    zehra12354556 diyor ki:
    Oca 13, 2015, 20:41
    mal valalaha mal
    zehra12354556 diyor ki:
    Oca 13, 2015, 20:42
    anladık iyiyiy
    CEVAPLA
    zehra12354556 diyor ki:
    Oca 13, 2015, 21:01
    tenkyu arkadaşlar işalah anlamış sınızdır tenk yuyu
    CEVAPLA
    tolga diyor ki:
    Şub 8, 2015, 14:15
    Zehra manyakmisin
    merve diyor ki:
    May 4, 2015, 21:43
    teşekkürle SORU BLOG siz olmasanız bn bitmiştim valla 🙂
    gülsün diyor ki:
    Mar 14, 2015, 12:33
    kaç yaşındasın eren
    CEVAPLA
    kerim diyor ki:
    Eki 22, 2014, 18:51
    bencede
    CEVAPLA
    Ayıboğan diyor ki:
    Kas 4, 2014, 20:21
    Vışşşşşş
    CEVAPLA
    efe diyor ki:
    Kas 16, 2014, 20:25
    İyi
    melek diyor ki:
    Kas 27, 2014, 16:14
    o ne abi yAAA VIŞŞŞŞ NEDİR BİRKERE
    zehra12354556 diyor ki:
    Oca 13, 2015, 20:43
    hahahahahahha?
    kaan diyor ki:
    Eki 27, 2014, 15:49
    İyi düsümmüssün
    tesekkür ederim
    CEVAPLA
    Ersen tuna diyor ki:
    Kas 19, 2014, 08:43
    hepiniz patates kafasınız.Bence güüüüüüüzel
    CEVAPLA
    BilMEMNEBİLMEMNE diyor ki:
    Ara 1, 2014, 19:21
    Patates kafa nedir abi ya
    CEVAPLA
    Yok artık patates? diyor ki:
    Ara 8, 2014, 19:52
    Abi patates ksfa nedir yaa?
    CEVAPLA
    Berat diyor ki:
    Ara 7, 2014, 16:01
    Hehe çok iyi
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Eki 15, 2014, 15:47
    ödevime yardım etti iiii
    CEVAPLA
    alpayy diyor ki:
    Eki 16, 2014, 19:49
    aynennnn
    CEVAPLA
    kerim can kunduz diyor ki:
    Kas 26, 2014, 18:05
    bencede
    CEVAPLA
    MehmetDeniz diyor ki:
    Mar 16, 2015, 20:08
    Benimde ödevime yardımcı oldu saolun ve gizem madafaka
    CEVAPLA
    GOLD Sword diyor ki:
    Mar 16, 2015, 20:09
    Hepiniz madafaka MehmetDeniz harici
    3580224456 diyor ki:
    Eki 21, 2014, 16:11
    çok
    CEVAPLA
    anıl kemal diyor ki:
    Kas 16, 2014, 20:13
    evet aynen benimkinede
    CEVAPLA
    jack diyor ki:
    Kas 17, 2014, 19:37
    Aynen benimde
    CEVAPLA
    jkhjkhjkhj diyor ki:
    Ara 10, 2014, 18:15
    benimkisine yardım etmedi
    CEVAPLA
    Anan diyor ki:
    Kas 25, 2014, 20:52
    Lan 1. Sınıftamısınız bebeler
    CEVAPLA
    Kerem diyor ki:
    Ara 2, 2014, 21:10
    1. Değil 11. Sınıfım benim adım da gerçek
    CEVAPLA
    bilinkiyen: diyor ki:
    Mar 25, 2015, 21:38
    He he bnde 72 ye bastim
    By-AnGeL diyor ki:
    Ara 7, 2014, 16:03
    Hemde çok yardım etti
    CEVAPLA
    Alperen diyor ki:
    Kas 2, 2014, 12:59
    yok öööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööööö
    CEVAPLA
    EDA diyor ki:
    Kas 14, 2014, 19:44
    MERABA herkes bok gibi yorumlar yapmış sizin adlarınız hem böyle değil benimki gerçek
    CEVAPLA
    blabla diyor ki:
    Oca 27, 2015, 12:58
    eeee napalım
    CEVAPLA
    ırmak diyor ki:
    Kas 3, 2014, 19:00
    çok kolay ama ben unutmuştum o yüzden baktım 🙂
    :*
    CEVAPLA
    Muhammet diyor ki:
    Kas 4, 2014, 20:18
    çok güzel doğru biliyordum unuttum 🙂
    CEVAPLA
    kingefe diyor ki:
    Kas 16, 2014, 13:10
    tabi tabiiii
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 8, 2014, 12:55
    Bence sen unutmanisindir bilmiyosun o yuzden bakmissindir tatlim
    CEVAPLA
    enes diyor ki:
    Kas 9, 2014, 17:06
    DERSİME YARDIMCI OLDU 🙂 🙂 🙂 🙂 🙂
    CEVAPLA
    eren diyor ki:
    Kas 11, 2014, 19:13
    aynen yaaaaaaaaaa
    CEVAPLA
    w nrwyer weunrce diyor ki:
    Kas 20, 2014, 16:33
    adam öldü hayla yaşıyo diye bağrıyolar deli mi neler?
    CEVAPLA
    Beyza bilcan diyor ki:
    Kas 24, 2014, 20:29
    Sen bilmiyosun demek ki o hala bizim kalbimizde yaşıyo
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Mar 20, 2015, 15:28
    ya hela Atatürk diyosunuz Mustafa kemalden başka larıvar Mustafa Kemalden daha yaralı olanlar var neden onları demiyosunuz he
    CEVAPLA
    ismini vermek istemeyen kadir diyor ki:
    Kas 25, 2014, 17:52
    Hiç güzel değil çok az açıklama yapilmis
    CEVAPLA
    Nick diyor ki:
    Ara 6, 2014, 10:38
    Güzel…
    CEVAPLA
    mal ha diyor ki:
    Ara 21, 2014, 09:01
    haha o yes
    CEVAPLA
    ramazan diyor ki:
    Oca 13, 2015, 13:07
    neeee
    CEVAPLA
    ikra diyor ki:
    Oca 31, 2015, 13:27
    ödevime çok yardımcı oldu
    <3
    CEVAPLA
    Alper diyor ki:
    Kas 6, 2013, 00:35
    Çok Teşekkür Ederim Kardeşim Sağol.
    CEVAPLA
    ugur diyor ki:
    Kas 7, 2013, 18:18
    helal olsun
    CEVAPLA
    adımı vermeyecem diyor ki:
    Nis 2, 2014, 19:53
    harikaaaaaaaa tesşekürler
    CEVAPLA
    s.s.s.s. diyor ki:
    Kas 24, 2014, 17:48
    lan neresi iyi hiçbişi açıklamamış. kusura bakmayın hiçç beyenmedm !
    CEVAPLA
    talha diyor ki:
    Kas 7, 2013, 19:01
    saolun jkardeşim bana ödevimde yardım ettiniz sağolun !
    CEVAPLA
    ali diyor ki:
    Nis 19, 2014, 16:25
    aynen
    CEVAPLA
    orhanncavusoglu diyor ki:
    Kas 7, 2013, 20:45
    okullar hakkında geniş kapsamlı bilgi verseydiniz çok iyi olurdu.
    CEVAPLA
    mustafa diyor ki:
    Kas 10, 2013, 18:07
    aynen yaaaa
    CEVAPLA
    ozan diyor ki:
    Kas 11, 2013, 20:14
    super lan bu mayap bşiii !!!!!
    CEVAPLA
    beril diyor ki:
    Eki 22, 2014, 20:08
    çoooooooooook iyi dersimde en çok öğretmen benimkini beğenecek
    CEVAPLA
    ozan diyor ki:
    Kas 11, 2013, 20:15
    hacı hem okulaar ıcın hemde bızım ulu onder ataturukun ıcın yazılmıs bısye ama gercekten super !!!!!!
    CEVAPLA
    muharrem diyor ki:
    Ara 5, 2013, 21:28
    cok iyi
    CEVAPLA
    iso diyor ki:
    May 13, 2014, 20:55
    aynen
    CEVAPLA
    yasin diyor ki:
    Kas 12, 2013, 16:34
    sagolun kardeşlerim ödevime yardımcı oldunuz ögremen karnme 100/100 5verecek sagolun 🙂
    CEVAPLA
    ırmak diyor ki:
    Kas 3, 2014, 18:59
    sağolun
    CEVAPLA
    gökçeada diyor ki:
    Kas 14, 2013, 20:28
    maşallah Mumya kraliçesi olarak tebrik ediyorum
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 20, 2013, 15:23
    abi çokçokçok güzel
    CEVAPLA
    ebrar diyor ki:
    May 19, 2014, 18:14
    off güzel glba arkadaşlar bn feisytebn ekleyin okey
    CEVAPLA
    feyza diyor ki:
    Kas 12, 2014, 17:15
    bencede
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Oca 5, 2015, 21:32
    güzelllllllll
    CEVAPLA
    hye diyor ki:
    Kas 20, 2013, 15:29
    çok güzel
    CEVAPLA
    lşi diyor ki:
    Kas 25, 2013, 19:25
    Allah sizden razı olsun.
    =D =D =D
    CEVAPLA
    MUHAMMED diyor ki:
    Mar 2, 2014, 17:34
    amin
    CEVAPLA
    ella diyor ki:
    Kas 26, 2013, 19:22

    CEVAPLA
    dilara diyor ki:
    Nis 14, 2014, 16:22
    ella sana katılıyorum ve nedemek istediğini anlıyaorum
    CEVAPLA
    Furkan diyor ki:
    Kas 28, 2013, 21:22
    Çok güzel,yazan ellerinize sağlık.Ama bize Selanik Mülkiye Rüştiyesi’ni öğretmediler…
    CEVAPLA
    Nick.. diyor ki:
    May 26, 2014, 20:07
    aynn
    CEVAPLA
    berat diyor ki:
    Ara 2, 2013, 19:45

    CEVAPLA
    reinhard diyor ki:
    Ara 2, 2013, 21:03
    çok tşk
    CEVAPLA
    reinhard diyor ki:
    Ara 2, 2013, 21:09
    çok tşk 🙂 🙂 :):=)
    CEVAPLA
    demii diyor ki:
    Ara 3, 2013, 16:09
    bana yardımcı oldunuz teşekkür
    CEVAPLA
    ibrahim diyor ki:
    Ara 4, 2013, 16:11
    çokk ii
    CEVAPLA
    çok iyi diyor ki:
    Ara 5, 2013, 16:17
    çokiyi
    CEVAPLA
    eyüpcan diyor ki:
    Ara 10, 2013, 21:17
    Saolun ödevimde yardımcı oldunuz
    CEVAPLA
    baturhan diyor ki:
    Ara 21, 2013, 20:35
    aynen
    CEVAPLA
    baturhan diyor ki:
    Ara 21, 2013, 20:34
    sağlun ödevime yardımcı oldunuz
    CEVAPLA
    Dodogirls diyor ki:
    Ara 24, 2013, 17:53
    Sizi tebrik ederim ellerinize sağlık bizim öğrenim hayatımızı kolaylaştırdığınız için ve atamızın okullarını öğrettiğiniz için son olarak da karnemde hayat bilgisi ile türkçe mi 100 yaptığınız için.
    CEVAPLA
    sametgsgsdaştan1905 diyor ki:
    Kas 17, 2014, 15:31
    bu çok güzel bir şey bu arada ben 4.sınufummehmet akif ilkokulunda 4-g sınufundayum adum samet daştan 11 yaşuna girecem 24 kasumda
    CEVAPLA
    Bedirhan Kemal TEZGEL diyor ki:
    Ara 24, 2013, 19:43
    Niçin böyle az bilgi var ki
    CEVAPLA
    messi diyor ki:
    Ara 24, 2013, 22:22
    süperrrrrrrrrrrrrrrrrr
    CEVAPLA
    fetullah diyor ki:
    Ara 27, 2013, 17:03
    ellerinize sağlık spr olmuş
    CEVAPLA
    abibu ne yaa diyor ki:
    Ara 30, 2013, 20:15
    abi gerçekten çok iyi oldu.her şey için çok sağol.kernemin hepsi 5.galatasaray lisesi gidebiliyorum artık.çok sağol….abi bu çok iyiydi ya
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Oca 15, 2014, 21:43
    Bende baktım sınavımda Atatürk ‘ün okuduğu okulları söylüyordu hava harp okulu
    yazıyordu annem hava harp okulunun Ataürk’ün okuduğu okul sandı ve bende bu
    siteye girdim ve baktım annem yanlış söylemiş o yüzden annemi uyardım.İyi ki bu
    siteye girmişim.
    CEVAPLA
    azra diyor ki:
    Şub 18, 2014, 11:09
    çok güzelll
    CEVAPLA
    MUHAMMED diyor ki:
    Mar 2, 2014, 17:33
    mütiş ödevimde yardmcı oldu
    CEVAPLA
    furkan ahmet tekin diyor ki:
    Mar 11, 2014, 18:58
    Çok Güzel Olmuş Sağ Olun
    CEVAPLA
    furkan ahmet tekin diyor ki:
    Mar 11, 2014, 18:59
    Çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk Güzel lllllllllllllllllllllllll
    CEVAPLA
    ronaldo diyor ki:
    Mar 25, 2014, 17:33
    süüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüper
    CEVAPLA
    ronoldo diyor ki:
    Nis 3, 2014, 19:44
    çok süper yaaa ben portekizli olduğum için atatürke hayranım
    CEVAPLA
    Evrim diyor ki:
    Kas 20, 2014, 18:55
    PORTEKİZLİ OLSAYDIN ŞU AN TÜRKÇE BİLMİYOR OLURDUN.VE YAZAMAZDIN CNM BNİM:)
    CEVAPLA
    recep diyor ki:
    Nis 3, 2014, 19:49
    selamın aleyküm kardeşlerim ben recep yaşım 114 atatürkün sınıf arkadaşıyım atatürkle cephede silah harp okulunda oyuncak silah tuttuk çocuklar
    CEVAPLA
    navy diyor ki:
    May 11, 2014, 19:20
    taamm sen de haklısın
    CEVAPLA
    Evrim diyor ki:
    Kas 20, 2014, 18:53
    AHA BİZDE YİDİK BUNU Bİ ADAM 114 YAŞINDA OLSAYDI BİLGİSAYARI BİLMEZDİ CNM BNİM:DDDD
    CEVAPLA
    Beşir diyor ki:
    Ara 2, 2014, 21:00
    Ne kadarda akıllısın sen. seni akıllı bıdık seni
    CEVAPLA
    Evrim diyor ki:
    Kas 20, 2014, 18:56
    CNM O ZAMANLAR OYUNCAK SİLAH YOOKTUU BİLMENİ İSTERİM.
    CEVAPLA
    Gökçe diyor ki:
    Nis 5, 2014, 15:10
    çok güzel
    CEVAPLA
    kerem diyor ki:
    Nis 6, 2014, 19:44
    Teşekkür ederim yarın sınavım vardı bana çok yardımcı oldunuz.
    CEVAPLA
    su diyor ki:
    Nis 9, 2014, 22:44
    güzell 🙂 🙂 🙂
    CEVAPLA
    dilara diyor ki:
    Nis 14, 2014, 16:19
    çok saolun teşekkürler vallaaaa bravo bravo helal olsun kardeşim
    CEVAPLA
    Nisanur diyor ki:
    Nis 14, 2014, 20:35
    Çok güzel onu yazınız çok teşekkür ederim ve bide yarın sınavım olacaktı ve bana yardımcı oldunuz
    CEVAPLA
    nisa diyor ki:
    Nis 19, 2014, 11:42
    çok güzellll
    CEVAPLA
    ataturkçu kız diyor ki:
    Nis 25, 2014, 19:09
    çok saolun sayenizde 100 aldım tesekkurler
    CEVAPLA
    memet nurhan diyor ki:
    Nis 27, 2014, 10:49
    süper müthiş olmuş
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    May 4, 2014, 14:20
    evet
    CEVAPLA
    batın diyor ki:
    Nis 28, 2014, 17:51
    vaybe sorubank süpermiş her soruyu cevaplıyo dersimi yaptım öretmen kızmadı
    CEVAPLA
    lara diyor ki:
    Nis 30, 2014, 12:03
    bence iiiiyyyiii
    CEVAPLA
    çağrı diyor ki:
    May 8, 2014, 20:07
    Mal gibi
    CEVAPLA
    neo diyor ki:
    May 20, 2014, 20:47
    çok iyi abi 🙂
    CEVAPLA
    njnjnjb diyor ki:
    May 29, 2014, 17:01
    iyiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
    CEVAPLA
    mustafa diyor ki:
    Haz 3, 2014, 14:49
    tarihleride verin olum 🙂 tarihleri lazm bana
    CEVAPLA
    emirhan diyor ki:
    Ağu 8, 2014, 16:45
    bence süper
    CEVAPLA
    enes diyor ki:
    Eyl 24, 2014, 17:49
    unuttum gittiği okulları açtım baktım valla herşeyi ayrıntasına kadar anlatmışlar çok iyi
    CEVAPLA
    emre soyluoğlu diyor ki:
    Kas 2, 2014, 19:36
    enes seni çoooook özledim
    CEVAPLA
    as diyor ki:
    Eyl 27, 2014, 15:46
    asdiyidsa
    CEVAPLA
    🙂 diyor ki:
    Eyl 28, 2014, 16:44
    Teşekkürler 🙂
    CEVAPLA
    gülnisa diyor ki:
    Eki 19, 2014, 11:03
    güzel evvet ama birşey eksik
    CEVAPLA
    ilkokullu berfin diyor ki:
    Eki 22, 2014, 19:54
    teşekkürler ilkokul 3C ödevime yardımcı oldunuz
    CEVAPLA
    Evrim diyor ki:
    Kas 20, 2014, 18:51
    Tmm daa ‘ilkokullu berfin yazman gereksiz 3-C yazsaydın olur biterdi iş:DDD
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Eki 25, 2014, 09:56
    Resimli olsaydi daha iyiydi
    CEVAPLA
    ilkokuluyuz ganga diyor ki:
    Eki 27, 2014, 14:44
    çok iyi yazmışsın saol
    CEVAPLA
    nic diyor ki:
    Eki 28, 2014, 12:31
    çok teşekkürler
    CEVAPLA
    Berat diyor ki:
    Eki 28, 2014, 18:51
    Ödeve yardım etti
    Kardeş
    CEVAPLA
    sude diyor ki:
    Eki 29, 2014, 18:33
    teşekkürleeeer ödevime yardım etti:)
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Eki 30, 2014, 14:45
    mükemel anlatılmış çok soğolun thanks :)!!!!!
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Eki 30, 2014, 14:47
    mükemel anlatılmış çok soğolun thanks :)!!!!! yaaa yorumlar naden kabül görmiyir anlamadı ben hiçbişey
    CEVAPLA
    Furkan diyor ki:
    Kas 1, 2014, 17:35
    bence güzel bide mükkemmelllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll süper
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 2, 2014, 14:48
    Teşekkürler bu siteyi kurana
    Çok sağolasın
    CEVAPLA
    emre soyluoğlu diyor ki:
    Kas 2, 2014, 19:30
    bebek iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiişi lan yanında atatür bilgisi çooooooooooooooooooooooooook iyi olurdu
    CEVAPLA
    yandex diyor ki:
    Kas 2, 2014, 19:32
    aynen
    CEVAPLA
    emre soyluoğlu diyor ki:
    Kas 2, 2014, 19:35
    lannnnnnnnnnnn çoooooooooooooook basit lan uykuda yazdım atatürk bilgisi çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook iyi olurdu
    CEVAPLA
    Efe diyor ki:
    Kas 4, 2014, 17:19
    Geri zekalılar ders dinlediği dizini de emin misiniz
    CEVAPLA
    ilayda diyor ki:
    Kas 5, 2014, 14:08
    Efe kimee dedin
    CEVAPLA
    hesna diyor ki:
    Kas 4, 2014, 18:43
    aman tanrım dedim
    CEVAPLA
    ilayda diyor ki:
    Kas 5, 2014, 14:06
    Cokk mukemmell anlatilmiss
    CEVAPLA
    ilayda diyor ki:
    Kas 5, 2014, 14:07
    Arkadslarrrr teoga girecekk olann varmii benn varimm valla
    CEVAPLA
    adile2923 diyor ki:
    Kas 5, 2014, 15:15
    süperr 100%eminim :Pü
    CEVAPLA
    nisa diyor ki:
    Kas 5, 2014, 15:25
    Çok güzelllllllllllllllllllllllllllllllll
    CEVAPLA
    hayatnur diyor ki:
    Kas 6, 2014, 15:41
    hepsi doğruuuuu adam olunnnnnnnnn aferinnnnnnn
    CEVAPLA
    DENETLEYİCİ diyor ki:
    Kas 6, 2014, 15:54
    Çok güzel :))) Ben sayfa denetliyorum ve sahsen çok beğendim
    CEVAPLA
    Filiz diyor ki:
    Kas 6, 2014, 15:55
    Çok hoş çocuklara çok yardımcı oluyorsunuz :))
    CEVAPLA
    emre diyor ki:
    Kas 8, 2014, 21:22
    Çok işe yariyor
    CEVAPLA
    emre diyor ki:
    Kas 8, 2014, 21:23
    Çok güzel ve gerekli
    CEVAPLA
    emre diyor ki:
    Kas 8, 2014, 21:24
    Cok guzellllllllll
    CEVAPLA
    beril diyor ki:
    Kas 9, 2014, 12:30
    çok kısa bir özet ama güze ama detaylı anlatmıyor bence.
    CEVAPLA
    yiğit diyor ki:
    Kas 9, 2014, 17:22
    ben sınav olmadım haahaaahaaaaahaaaaaa 🙂
    CEVAPLA
    yiğit diyor ki:
    Kas 9, 2014, 17:24
    🙂 🙂 🙂 🙂 🙂
    CEVAPLA
    eren diyor ki:
    Kas 12, 2014, 09:56
    yaaaaaa o gülenyüzleri nasıl yatınız
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Ara 19, 2014, 20:59
    ben bunu yaptımda hepsi yanliş çıktı amk nasıl bir site bu bok gibi ”)) 🙁
    CEVAPLA
    emir diyor ki:
    Kas 10, 2014, 15:33
    teşekkürler
    CEVAPLA
    Emir diyor ki:
    Kas 10, 2014, 15:55
    çok ama çok teşekkürler iyi ki varsınız
    CEVAPLA
    ceren diyor ki:
    Kas 10, 2014, 18:25
    çok süper bişey çok güzel ödevimde çok yardımcı oldu çok iyi
    CEVAPLA
    berat diyor ki:
    Kas 10, 2014, 18:44
    süperrrrrrrrrrrrrrr)))))))))))))))))))))))
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 10, 2014, 19:06
    iyiiiiiiiii
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 10, 2014, 19:17
    iyiki varsınız
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 10, 2014, 19:38
    iyiki varsınız sayenizde çok şey becerdim
    CEVAPLA
    ada diyor ki:
    Kas 10, 2014, 19:52
    çak iyi
    CEVAPLA
    Fatmagül diyor ki:
    Kas 11, 2014, 14:11
    dersime yardım etti bence çok güzeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeel
    CEVAPLA
    amıcacık diyor ki:
    Kas 11, 2014, 17:14
    Atatürk konuları tek kelimeyle berbat
    CEVAPLA
    kerem diyor ki:
    Kas 11, 2014, 18:30
    çok yararı oldu teşekürler çok iyi düşünmüşsünüz
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Kas 11, 2014, 18:35
    vayy bee en iyisi
    CEVAPLA
    güzel eylül diyor ki:
    Kas 11, 2014, 18:36
    vayy be enn iyi siteymiş öğretmen bana 100 verdi
    CEVAPLA
    eren diyor ki:
    Kas 12, 2014, 09:55
    vallahaaaaaaaaa çok iyi ya bence süper birşey
    CEVAPLA
    olku diyor ki:
    Kas 12, 2014, 19:07
    MHT elkoyuyorum
    CEVAPLA
    Violetta diyor ki:
    Kas 12, 2014, 23:06
    Çok teşekkür ederim.
    CEVAPLA
    olmaz diyor ki:
    Kas 13, 2014, 15:53
    çok yardımcı oldu
    CEVAPLA
    yahya diyor ki:
    Kas 13, 2014, 18:14
    Ii oldu odemi bedavadan yaltik☺
    CEVAPLA
    Zeynep nur diyor ki:
    Kas 13, 2014, 21:19
    Süper bilgiler ve kolaymış ama unuttum
    CEVAPLA
    exgi diyor ki:
    Kas 15, 2014, 11:25
    Sırayla yazılmış iyi:-*
    CEVAPLA
    exgi diyor ki:
    Kas 15, 2014, 11:29
    🙂
    CEVAPLA
    x man diyor ki:
    Kas 15, 2014, 23:30
    Çoooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkk güüüüüüzeeeelll
    CEVAPLA
    Deniz diyor ki:
    Kas 16, 2014, 12:34
    Muhteşem ödevime çok yardımı oldu. ♡♥ :):)
    CEVAPLA
    nazar diyor ki:
    Kas 17, 2014, 16:11
    ödevim bitti bunun sayesinde 🙂
    CEVAPLA
    gghgh diyor ki:
    Kas 17, 2014, 18:43
    iyi 🙂
    CEVAPLA
    umut diyor ki:
    Kas 17, 2014, 18:47
    iyi:)
    CEVAPLA
    Tuğba diyor ki:
    Kas 18, 2014, 16:18
    Bencede çok iyi işime yaradı
    CEVAPLA
    bennnnnhancankan diyor ki:
    Kas 18, 2014, 16:46
    yeahh tam formunda olmuş tşk
    CEVAPLA
    dd diyor ki:
    Kas 18, 2014, 17:32
    fce boktan tc emre tekbaş yazın beni engelleyin çünkü tc emre tekbaş özürlü. bu arada sıralama doğru
    CEVAPLA
    lidya diyor ki:
    Kas 18, 2014, 18:29
    güzel iyi:)
    CEVAPLA
    lidya diyor ki:
    Kas 18, 2014, 18:29
    ödevim bitti gerçekten :))
    CEVAPLA
    nick diyor ki:
    Kas 18, 2014, 19:25
    Teşekkürler yapan arkadaşa çooook işime yaradi
    CEVAPLA
    Furkan diyor ki:
    Kas 19, 2014, 20:12
    aynen
    CEVAPLA
    nick diyor ki:
    Kas 18, 2014, 19:29
    Bir elide kagit bi elimde tablet kagit yapıyorum yeminle sıkti yemin ediyom ya
    CEVAPLA
    pelin diyor ki:
    Kas 19, 2014, 09:48
    İyi bence
    CEVAPLA
    aas diyor ki:
    Kas 19, 2014, 20:13
    🙂
    CEVAPLA
    Furkan diyor ki:
    Kas 19, 2014, 20:09
    valla çok işime yaradı
    CEVAPLA
    Evrim diyor ki:
    Kas 20, 2014, 18:47
    okkk iyimiş işte daha ne yapsın adamlarrr:D:P:O
    CEVAPLA
    irem diyor ki:
    Kas 20, 2014, 18:48
    Bence cok iyi bir yer slnlvda çalışma da cok yardımcı oluyo
    CEVAPLA
    adnan diyor ki:
    Kas 22, 2014, 10:32
    çok yardımcı oldu bana ben ona çok teşekkür ederim
    CEVAPLA
    adın soyadın diyor ki:
    Kas 22, 2014, 21:30
    benim ödevime az yardıöcı oldu
    CEVAPLA
    eylül diyor ki:
    Kas 24, 2014, 19:50
    sınavıma yardımcı oldu
    CEVAPLA
    leyla diyor ki:
    Kas 24, 2014, 21:46
    sağ olun
    CEVAPLA
    eylül diyor ki:
    Kas 24, 2014, 21:49
    sana soran olmadı herkes istediği yorumu atar
    CEVAPLA
    emir diyor ki:
    Kas 27, 2014, 17:48
    atürk nezamam doğdu ? 2- atatürknezaman öldü ?
    CEVAPLA
    merve diyor ki:
    Kas 27, 2014, 20:23
    lan bilmiyon mu 1881 doğumlu.1938 ölümlü:D çok az bilgi vermişler ben yıllarını unuttuğum için baktı amma YOK YOK YOK
    CEVAPLA
    mert diyor ki:
    Ara 3, 2014, 07:00
    çok yardım etti valla
    CEVAPLA
    deniz diyor ki:
    Oca 24, 2015, 20:38
    1881 de dogdu 1938 de öldü canim
    CEVAPLA
    Baver diyor ki:
    Kas 25, 2014, 18:48
    Ne yani kötüüüüüüü
    CEVAPLA
    khan diyor ki:
    Kas 26, 2014, 16:24
    Superrr :-):-):-):-):-)
    CEVAPLA
    khan diyor ki:
    Kas 26, 2014, 16:28
    Yes !!! l love you 《atatuurk 》♥♡♥♡♥♡
    CEVAPLA
    melek diyor ki:
    Kas 27, 2014, 16:12
    kardeşimin okuluna yardımcı oldu sağolun ve ulu önderimize saygılar !!!!!!
    CEVAPLA
    evren diyor ki:
    Kas 29, 2014, 09:52
    mükemmel olmuş sagol
    CEVAPLA
    Sivaslı diyor ki:
    Ara 1, 2014, 20:46
    Benim hoşuma gitti güzel elinize sağlık
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Ara 2, 2014, 17:32
    güzel
    CEVAPLA
    ihsan diyor ki:
    Ara 4, 2014, 16:04
    Evet haaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaah
    CEVAPLA
    IRMAK diyor ki:
    Ara 6, 2014, 15:21
    ÖDEVİMDE ÇOK YARDIM ETTTİ
    CEVAPLA
    IRMAK diyor ki:
    Ara 6, 2014, 15:23
    TEPEME ATTIRMA EYLÜL BEY
    CEVAPLA
    fatma diyor ki:
    Ara 8, 2014, 19:46
    HAAAAAAAAAAA
    CEVAPLA
    Emre diyor ki:
    Ara 8, 2014, 21:01
    Bence hoş ve yararlı bir bilgi olmuş,teşekkürler..
    CEVAPLA
    emsal diyor ki:
    Ara 9, 2014, 17:11
    iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiyi çççook iiiiiiiyi
    CEVAPLA
    serdar diyor ki:
    Ara 10, 2014, 19:54
    Ödevimde bana çok yardımcı olduğu içinher zaman burdan Atatürkün gittiği okulları bakıyorum
    CEVAPLA
    gizem diyor ki:
    Ara 10, 2014, 19:56
    ben buna bayıldım yemin ediyorum bütün erkek ve kızlara öneriyorum.
    CEVAPLA
    Yiğit Ege SUN diyor ki:
    Ara 15, 2014, 18:32
    ödevime yardım ettiğin için çok teşekkür ederim
    CEVAPLA
    muhammet diyor ki:
    Ara 16, 2014, 21:35
    dersime ya5dımcı oldun
    CEVAPLA
    sevgi diyor ki:
    Ara 17, 2014, 18:57
    bence hepsi iyi kim ne derse desin valla
    CEVAPLA
    güneş diyor ki:
    Ara 18, 2014, 19:49
    iyiymiş
    CEVAPLA
    sevde123 diyor ki:
    Ara 29, 2014, 14:47
    bence guzelll..
    CEVAPLA
    sevde123 diyor ki:
    Ara 29, 2014, 14:47
    bence guzelll
    CEVAPLA
    blabla diyor ki:
    Ara 31, 2014, 22:24
    benim ödevime yardımcı oldu
    CEVAPLA
    şule diyor ki:
    Oca 3, 2015, 11:43
    Çok güzel
    CEVAPLA
    eslem diyor ki:
    Oca 3, 2015, 11:45
    Çokçirkin
    CEVAPLA
    ibo diyor ki:
    Oca 6, 2015, 20:18
    hiç fena degil
    CEVAPLA
    ibocan diyor ki:
    Oca 6, 2015, 20:20
    babamı yedim
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Oca 11, 2015, 18:01
    Afiyetolsun
    CEVAPLA
    MiLeY diyor ki:
    Oca 14, 2015, 19:20
    Geri zekalı
    CEVAPLA
    İrem diyor ki:
    Şub 8, 2015, 18:54
    Siz neyin kafasını yaşıonuz bebemisiniz ne saçma sitedir bu ya
    CEVAPLA
    asasasa diyor ki:
    Oca 12, 2015, 15:37
    bu konular hiç tükenmeyecek :():):9
    CEVAPLA
    Doğu diyor ki:
    Oca 12, 2015, 19:03
    Muhteşem ya çok yardımcı oldu
    CEVAPLA
    Doğu diyor ki:
    Oca 12, 2015, 19:05
    Değilmi he
    CEVAPLA
    merve diyor ki:
    Oca 13, 2015, 10:43
    ne malca yorumlar
    CEVAPLA
    can diyor ki:
    Oca 14, 2015, 16:07
    harika bir bilgi
    CEVAPLA
    MiLeY diyor ki:
    Oca 14, 2015, 19:18
    Yaaa bi susun Allah aşkına mal mal yorum yapmişsiniz yaa
    CEVAPLA
    88898689 diyor ki:
    Oca 20, 2015, 18:46
    =D
    CEVAPLA
    ayaz diyor ki:
    Oca 25, 2015, 12:18
    valla kiraz mevsimi gibi
    CEVAPLA
    ege dennis cevher diyor ki:
    Oca 27, 2015, 14:36
    bunu bebekler bile bilir nasıl bir sitedir bu yahu
    CEVAPLA
    elen korkmaz diyor ki:
    Şub 8, 2015, 12:16
    tabi sen ilkokul değilsen çek git
    CEVAPLA
    İdil diyor ki:
    Şub 8, 2015, 18:56
    Saf mısın neden bu sitedesin o zaman
    CEVAPLA
    hakan diyor ki:
    Şub 1, 2015, 20:21
    atatürkün gittigi okulları çok güzel isimleri var keşke bizim okullarımızın isimleride böyle olsa 🙂 🙂
    CEVAPLA
    elen korkmaz diyor ki:
    Şub 8, 2015, 12:11
    çok güzel okulların sadice ismini yazmakla kalmayarak o okula nasıl ve neden gittiğini yazarak 2 soruyu birden cevapladım
    CEVAPLA
    İlknur diyor ki:
    Şub 8, 2015, 18:58
    Aferin çocuğum başka neler yaptın :p
    CEVAPLA
    ecem diyor ki:
    Şub 25, 2015, 19:58
    yazılar çok iyi ama…..siz busunuz
    CEVAPLA
    hüso diyor ki:
    Mar 1, 2015, 18:43
    yalahalık yapmayın
    CEVAPLA
    Nick… diyor ki:
    Mar 16, 2015, 20:16
    :v (: 🙁 -_-
    CEVAPLA
    güzel kız diyor ki:
    Mar 28, 2015, 19:57
    çok işime yaramadı ya offf
    CEVAPLA
    mustafa diyor ki:
    Nis 13, 2015, 11:45
    ödevime yardımcı oldu :):):)
    CEVAPLA
    ela diyor ki:
    Nis 13, 2015, 16:57
    süper haber bomba ya
    CEVAPLA
    ask yeniden diyor ki:
    Nis 17, 2015, 09:36
    ne yapmaya çalışınız buraya ödev yapmaya mı geliyorsunuz yoksa laf atmaya mı ✋U_U
    CEVAPLA
    ekin diyor ki:
    Nis 18, 2015, 13:10
    kerçektende iiiiiiiiiiiiiyyyi
    CEVAPLA
    hamza diyor ki:
    Nis 27, 2015, 19:48
    mülkiye ne demek süper hazırlamıilar
    CEVAPLA
    12 diyor ki:
    May 5, 2015, 09:31
    mal demek mal hamza hahaha
    CEVAPLA
    nani diyor ki:
    May 5, 2015, 09:32
    bilmiyonmu hamza hahaha
    CEVAPLA hepiniz yazdınız

  170. gsliyiz goçum diyor ki:

    Mustafa Kemal Atatürk’ün okuduğu okulları şöyle sıralayabiliriz :
    1) Mahalle Mektebine başladı sonra
    2) Şemsi Efendi Okulu‘na geçti ve ilkokulu burada bitirdi.
    3) Selanik Mülkiye Rüştiyesi‘nde ortaokula başladı ancak mahalledeki komşusundan da etkilenerek ortaokul 3. sınıfta okulunu değiştirdi ve,
    4) Selanik Askeri Rüştiyesi‘ne geçti ve burada ilk askeri eğitimini alarak ortaokuldan mezun oldu.
    5) Manastır Askeri İdadisi‘nde lise eğitimine başladı ve tamamladı. Buradan sonra,
    6) Harp Okulu‘nu bitirdi. En son olarak da,
    7) Harp Akademisi‘nden mezun olarak askerlik görevine başladı

  171. selma diyor ki:

    bu site ödevime çok yardımcı oldu

  172. selma diyor ki:

    çok güzel bir site

  173. sevda qardaşınz diyor ki:

    Ln ben 8. sınıfa geçtm 6-7 yıldn beri bunu işlioz 6-7 olmamştr 4-5 😀 her neyse her yıl bu konuyu işlioz bıktm ap ‘inkılap dersi’ .. genede saolun 😀 bu site olmasydı biz ölürdk fln 😀 asd:ads:as

  174. fatih diyor ki:

    cok saol kardeşim bu siteyi yaptıgınız icin cok saolun allah yardımzınız olsun 😀

  175. star tv ipek diyor ki:

    güzel anlamlı 4.sınıfım harikA

  176. adim yok sorma ! diyor ki:

    Yardimci oldu coook gzl ve hepsi doğru

  177. Memo diyor ki:

    Susun lan hıyarlar

  178. Nick No diyor ki:

    Münzevi,”Buraya koşarak birisi geliyor”dedi,”bakalım kim?”Kral arkasına döndüğünde bir adamın koşarak kendilerine doğru geldiğini gördü. Adamın karnına bastırdığı ellerinin altından kan sızıyordu. Kralın yanına ulaşınca, kendinden geçercesine inledi, sonra da bayılıp yere düstü. Kral ve münzevi, hemen adamın üstündeki elbiseleri çıkardılar. Karnında büyük bir yara vardı. Kral yarayı elinden geldiğince yıkadı, mendiliyle ve münzevinin havlusuyla sardı. En sonunda kan durdu, adam kendisine gelince içecek bir şey istedi. Kral dereden taze su getirip ona verdi. Bu arada akşam olmuş hana soğumuştu. Kral, münzevinin de yardımıyla yaralı adamı kovuğa
    taşıyarak yatağa yatırdı. Yatağa uzanan adam gözlerini kapatıp derin bir uykuya daldı. Kral, koşuşturmadan ve yapmış olduğu işlerden öylesine yorulmuştu ki eşiğe çöktü ve uyuyakaldı; kısa yaz gecesi boyunca deliksiz bir uyku çekti. Sabah uyanınca nerede olduğunu, yatakta uzanmış ve canlı gözlerle dikkatle kendisine bakan yabancının kim olduğunu uzun süre hatırlayamadı. Kralın uyandığını ve kendisine baktığını gören adam; “Beni affedin” dedi, zayıf bir sesle.
    Kral, “Sizi tanımıyorum, üstelik affedilecek bir şey yapmadınız ki” dedi.
    “Siz beni tanımıyorsunuz, ama ben sizi tanıyorum” dedi adam. “Ben, kardeşimi astırdığınız ve mallarını elinden aldığınız için sizden öç almaya yemin etmiş bir düsmanınızım. Tek başınıza münzeviyi görmeye gittiğinizi öğrendim ve dönerken yolda sizi öldürmeye karar verdim. Ama akşam olduğu halde dönmediniz. Ben de sizi arayıp bulmak için pusulaya yattığım yerden çıkınca muhafızlarınıza rastladım, beni tanıyıp yaraladılar. Onlardan kaçtım, fakat yaramdan çok kan akıyordu. Yaramı sarmasaydınız kan kaybından ölürdüm. Ben sizi öldürmek istedim, siz ise hayatımı kurtardınız. Eğer yaşarsam şimdiden sonra en sadık köleniz olup size hizmet edeceğim ve oğullarıma da aynı şeyi emredeceğim. Affedin beni.”
    Kral, düşmanıyla bu denli kolay barıştığı ve onun dostluğunu kazandığı için çok mutlu oldu; onu affetmekle kalmayıp uşaklarını ve kendi doktorunu gönderip onun tedavisini yaptıracağını söyledi, ayrıca mallarını iade edeceğine de söz verdi.
    Yaralı adamla vedalaşan kral, kapının önüne çıkıp münzeviyi aradı.
    Gitmeden önce, sormuş olduğu sorulara cevap vermesini bir kez daha rica etmek istiyordu. Münzevi dışarda, bir gün önce kazmış oldukları tarhlara çiçek tohumlarını ekiyordu. Kral ona yaklaştı ve söyle dedi: “Sorularıma cevap vermeniz için size son defa yalvarıyorum!” yorgun dizlerinin üstünde çömelmeye devam eden münzevi, gözlerini kaldırıp krala baktı ve, “Cevabınızı aldınız” dedi. “Nasıl aldım? Ne demek istiyorsunuz?” diye sordu kral. “Anlayamıyorsunuz” diye cevapladı münzevi. “Dün eğer benim dermansızlığıma acımayıp şu tarhları kazmasaydınız, gidecek ve şu adamın saldırısına uğrayacaktınız ve yanımda kalmadığınıza pişman olacaktınız. Yani en önemli vakit, tarhları kazdığınız vakitti; en önemli kişi bendim ve en önemli işiniz bana iyilik yapmaktı. Daha sonra bu adam yanımıza koşarak geldiğinde, en önemli vakit onunla ilgilendiğiniz vakitti, çünkü eğer onun yaralarını sarmasaydınız, sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla en önemli kişi oydu, en önemli iş de onun için yaptıklarınızdı.”
    “Bundan sonra şu gerçeği unutmayın:
    Tek önemli vakit vardir, içinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyecegini bilemez; ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.”

    SEVİYORUM DİYEBİLMEK

    15 yıl kadar önceydi. Tommy’yi ilk o gün görmüstüm.”inancin tarihi” dersimin öğrencilerinden biriydi. Uzun saçlı, değişik bir gençti. Sınıfta benimle en çok tartışan öğrenci oldu. Tanrı’ya kayıtsız şartsız inanmayı kabullenmiyordu. Mezun olurken bana, imalı imalı
    “Günün birinde Tanrı’yı bulacağıma inanıyormusun, hocam?” dedi…
    “Hayir” dedim, yumusakça…
    “Yaa..” dedi…
    “Oysa senin bu derste Tanri’yı pazarladığını sanıyordum hocam…
    ” Kapıdan çıkıp gitmek üzereyken arkasından bağırdım:
    “Tanrı’yı bulabileceğini düşünmüyorum. Ama o seni mutlak bulacak, bir gün, eminim.”
    Tommy omzunu silkip yürüdü. Mezuniyetten sonra izini kaymetmiştim ki, acı haberi kendisi getirdi bana… Ölümcül kansere yakalanmıştı… Odama girdiğinde zayıflamış, çökmüştü. Kemoterapi, o uzun saçlarını dökmüştü. Ama gözleri hala pırıl pırıldı
    “Birkaç haftalık ömrüm kalmış hocam” dedi…
    “Sana bir sey sorabilir miyim?” dedim…
    “Tabii” dedi…”Ne öğrenmek istiyorsun?…”
    “Sadece 24 yasinda olmak ve ölmekte olduğunu bilmek nasıl bir sey?…”
    “Daha kötüsü olabilirdi. 50 yaşında olmak, kafayı çekmek ve müthiş paralar kazanmayı, yaşamak sanmak gibi…” Sonra niye geldiğini anlattı…
    “Okulun son günü sana Tanrı’yi bulup bulamayacağımı sormuş, “Hayır” yanıtı alınca şaşırmıştım. Sonra “Ama o seni bulur” dedin… iste bunu çok düşündüm. Doktorlar ciğerimden parça alıp kötü huylu olduğunu söyleyince, Tanrı’yi aramayı ciddiye aldım birden. Habis ur diğer hayati organlarıma yayılmaya başlayınca sabahlara kadar dualar etmeye başladım. Hiçbir sey olmadı… Bir sabah uyandığımda, ilahi bir mesaj alma yolundaki umutsuz çabalarımdan vazgeçiverdim, aniden. Ömrümün geri kalan vaktini, Tanrı, ölümden sonra hayat falan gibi seylerle geçirmeyecektim. Daha önemli şeyler yapma kararı aldım. O zaman gene seni düşündüm…
    “En büyük mutsuzluk sevgisiz bir hayat sürmektir. Bundan daha kötüsü de bu dünyadan, sevdiklerine “Seni seviyorum” diyemeden gitmektir demiştin. Son günlerimi bu eksiği gidermekle harcayacaktım. İşe en zorundan başladım. Babamdan…
    Oğlu yanına geldiğinde babası gazete okuyormuş… “Baba seninle konuşmam lazım” demiş, Tommy.. “Peki konuş oğlum..” “Yani çok önemli bir şey…”
    Babası gazeteyi 10 santim indirmiş o zaman aşağı… “Neymis o bakalım?..” “Baba, seni seviyorum. Bunu bilmeni istedim..” Tommy gülümsedi, arkasını anlatırken.. Babasının elinden yere düşmüş gazete..Hayatında hiç yapmadığı iki şeyi yapmış.. Tommy’ye sarılmış ve ağlamış. Sabaha kadar konuşmuşlar.. Babası ertesi sabah işe gitmek zorunda olduğu halde… “Annem ve kardeşimle daha kolay oldu” diye devam etti Tommy…”Onlar da bana sarılıp ağladılar. Yıllardır bana söylemedikleri şeyleri anlattılar.. Bütün bunları yapmak için bu kadar geç kalmış olmama üzüldüm sadece.. Ölümün gölgesi üzerime düşünce kalbime acıyordum, bana aslında çok daha yakın olması gereken insanlara.. Nefes aldı Tommy.. “Bir gün baktım.. Tanrı orada hemen yanıbaşımda duruyor. Ona yalvardığım zaman bana gelmemisti. Onun kendi programı vardı. Kendi bildiği gibi yapıyordu.. Gerçek olan şu ki, haklıydın.. Ben onu aramaktan vazgeçtiğim halde, gelmiş beni bulmuştu.”
    “Tommy” dedim, “Sandığından çok önemli şeyler söylüyorsun, tüm insanlığa.. Sen Tanrı’yi bulmanın en emin yolunu anlatıyorsun. Onu sadece kendine ayırmak, sadece ihtiyaç duyunca aramak işe yaramaz… Ama hayatını sevgiye açarsan o gelir seni bulur… Bunu anlatıyorsun farkında mısın?. ” Devam ettim.. “Tommy bana bir iyilik yapar mısın?. Bunları gelip sınıfımda da anlatabilir misin?…”
    Bir gün tespit ettik. Ama Tommy gelemedi o gün. Ölümle hayatı sona ermemişti tabii şekil değiştirmişti. Büyük bir adım atmıştı sadece… inanmaktan, görmeye geçmişti. Ölümünden önce son bir defa konuşmuştuk.
    “Söz verdiğim derse gelemeyeceğim. Çok halsiz ve bitkinim hocam” demisti.
    “Anlıyorum Tommy!..”
    “Benim yerime onlara sen anlatırmısın hocam?.. Sen anlatırmısın. Herkese, bütün dünyaya benim için anlatır mısın?..”
    “Anlatırım Tommy” dedim.. “Anlatırım, merak etme!..”
    İnsanlara “Seni Seviyorum” demek için, ölümü beklemenize gerek yok… Şimdi, hemen şimdi başlayabilirsiniz. Başlayın ki, hayatınız güzelleşsin, zenginleşsin… Hem… şimdi başlamazsanız, belki de hiç söyleme şansınız olmayabilir… Ben basladım bile..

    “Sizi öyle seviyorum ki!..”

    SİZ ZENGİNMİSİNİZ?

    Üstlerine küçük gelen yırtık pırtık mantolar giymiş iki çocuk, birbirlerine sokulmuş dış kapının önünde duruyorlardı.
    “Kullanılmış kağıt var mı bayan?”
    Meşguldüm.Yok deyip onları başımdan savmak istiyordum, ama o sırada gözüm ayakkabılarına ilişti. Karla kaplanmış ince sandaletlerden giymişlerdi.
    “İçeri girin, size bir fincan sıcak kakao yapayım” dedim.
    Birşey demediler. Islak sandaletleri şöminenin önünde izler bıraktı. Dışarıda soğuğa karşı kendilerini biraz toparlamaları için onlara kakao ile reçelli ekmek verdim. Sonra mutfağa geri döndüm.Ön odadan hiç ses gelmemesi dikkatimi çekti. İçeri baktım. Kız, boş kakao fincanını iki elinin arasında tutmuş, içine bakıyordu. Oğlan,düz bir sesle sordu:
    “Bayan siz zengin misiniz?”
    Kanepelerin eskimiş kılıflarına baktım.
    “Zengin olmak mı, hayır tabii ki zengin değilim” dedim.
    Kız fincanını dikkatle tabağına yerleştirdi.
    “Fincanlarınızla tabaklarınız takım da” dedi.
    Sesinde bildik bir açlık vardı, ama bu karnının açlığı değildi. Sonra kağıt çuvallarını yüklenip gittiler. Teşekkür etmemişlerdi.Etmeleri de gerekmiyordu, çünkü daha fazlasını yapmışlardı.Buz mavisi seramik fincanlar ve tabakları takımdılar. Mutfağa geri döndüm patateslere baktım, et suyuna karıştırdım. Patates ve et suyu, başımızı sokacak bir ev, düzenli bir işi olan kocam, mutlu bir yaşamım.Bunlar da takımdı. Ve galiba gerçekten zengindim.
    Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırdım, odayı topladım. Küçük sandaletlerin çamurlu izleri hâlâ şöminenin önündeydi. Onları temizlemedim. Ne kadar zengin olduğumu unutmamak için, onların orada kalmalarını istedim..

    SEVGİ VE GÜZELLİK

    “Bebeğimi görebilir miyim” dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağını açtığında şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu!
    Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı.Bebeğin kulakları yoktu…Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği,sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı.

    Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu… Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; Ağlayarak
    “Büyük bir çocuk bana ucube dedi…”
    Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı.Annesi, her zaman ona “Genç insanların arasına karışmalısın” diyordu, ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü;
    “Hiçbir şey yapılamaz mı?” diye sordu.
    Doktor “Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir” dedi.
    Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası
    “Hastaneye gidiyorsun oglum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır” dedi.
    Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu:
    “Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir sey yapamadım… Bir şey yapabileceğimi de sanmıyorum” dedi Babası, “fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil…”
    Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi… Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; Kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.
    “Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu” diye fısıldadı babası”..ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?”

    Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı degildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk, gördüğün şeyde değil, asıl görünmeyen yerdedir…
    Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!”

    ÇİÇEĞİN SUYA AŞKI

    Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

    İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.

    Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su’ya aşık olmuştur.

    İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, “Sırf senin hatırın için ey su” diye…

    Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.

    Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba “Su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar.

    Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

    Çiçek, suya “Seni seviyorum der. Su, “Ben de seni seviyorum” der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine “Seni seviyorum” der. Su, yine “Ben de” der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler…

    Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya “Seni seviyorum.” der.

    Su da ona “Söyledim ya ben de seni seviyorum.” der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine…

    Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; “Seni ben, gerçekten seviyorum.” Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye…Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: “Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez.”

    Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: “Çiçeğin bir hastalığı yok dostum… Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için” der.

    Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece “Seni seviyorum” demek yetmemektedir…

    İÇİMİZDEKİ SİHİR

    Los Angeles lakers takımıyla Philadelphia 76 takımı NBA şampiyonluğunda yedi maçlık bir seride çarpışıyorlardı. Altıncı maçta Lakers takımının büyük ve güçlü oyuncusu kareem Abdul Jabbar ayak bileğinden sakatlandı ve migreni tuttu. Şampiyonluk finalinde oynamak ü

  179. Nick... diyor ki:

    vallahi çok yardımcı oluyorrrrrrrr

  180. BySword diyor ki:

    İyimiş site sevdim 😀

  181. bgffs diyor ki:

    aşik oldüm bü seyfeye

  182. Anıl__ diyor ki:

    Çok güzel ödevi bitirdim sayesinde

  183. aybala diyor ki:

    bu neya çok iyi şey 4. ınıfım ama baya güzel

  184. Öğrencinin Teki diyor ki:

    Vallahi Sağolun.Sizi hep sevmiştim ve hala seviyorum,sevmeye devam ediyorum. :]

  185. Yasin diyor ki:

    😀 ben 4.sınıfım teşekkürler bilmiyodum

  186. sonunda diyor ki:

    aklıma yine geldi işte unuttuğum şey yaşa be.4.sınıfta
    unuttum ama hatırladım işte şimdi bu harika, ödevim bitti
    teşekkürler

  187. Muhammet SELAMET diyor ki:

    cok tsklr sınav içn ebezerledım 😀

  188. ahmett diyor ki:

    çok iyi abi 5. sınıfa gidiom hala bu günleri ozledi ya 😀

  189. nick... diyor ki:

    süperrrr

  190. Damla diyor ki:

    Sizde eskiden 1. sınıftınız nolmuş ki ne küçük ne büyük

  191. Velet Olmayan diyor ki:

    Lan hepiniz mi veledsiniz -_-

  192. yunus bey @ diyor ki:

    yunus 158 kankam var kim onla arkadaş olmak ister ben olurum arkadaşlar adım yunus bey varsa teketek yaparım kavga arkadaş

  193. otup diyor ki:

    ya saçma sapan şeyler yazıyonuz 🙂

  194. hazar agha diyor ki:

    ödevime çok yararı dokundu

  195. hazar agha diyor ki:

    Atatürk ün okuduğu okulları doğru yazmış

  196. eray diyor ki:

    çok teşekkür ederim.

  197. Nick... diyor ki:

    bence sözünü geri al

  198. duygu diyor ki:

    çok teşekkür ederim site çok güzel

  199. Celalcan diyor ki:

    Öok güzel

  200. mustafa: diyor ki:

    çoooooooooooook iyi youtube kanalıma beklerim:MCGamer oyun topu han oyuncu

  201. Birisi diyor ki:

    Ilkokullularin internete girmesi yasaklansin

  202. düzgün konuş diyor ki:

    düzgün konuşun mallar gerixelıalar :Mikk

  203. Abi saol diyor ki:

    Abi saol Allah Razı olsun!!!:) Allah RAZI olsun !!!

  204. neden??? diyor ki:

    Abi neden ilkokulların internete girmesi yasaklansın?

  205. nur :D diyor ki:

    abi muhteşem kardeşimin ödevleri bitti ben 7 krdeşm 4. sınıf tavsiye ediyorum

  206. Doruk diyor ki:

    Güzeldi çocuklarıma yazdırdım

  207. selamlar diyor ki:

    Sitenin alayı ilkokullu hiç mi liseli olmaz yaw 😀

  208. NICUE diyor ki:

    Isıme Yaradı Ama Ortaokul’da da Soruyorlar bunnları Bunlar Sayesınde Sınavdan 55 Yerine 100 Aldım 😀

  209. Duru diyor ki:

    Bu benim çok işime yaradı önceden söyleyim ona göre

  210. ecem meryem diyor ki:

    bence güzeldi

  211. muhammed özcan diyor ki:

    Çok güzel abi ya bundan güzel bulamam

  212. emirhan diyor ki:

    hepiniz için gelsin salaklar zaaaaaaaaaaaaa sesim kısıldı

  213. Ali diyor ki:

    Şu anda sınavdayım allah razı olsun 😀

  214. abit diyor ki:

    ulan susun

  215. Kesin lan mp diyor ki:

    Lan faceye cevirdiler ortamı

  216. BoSS diyor ki:

    evet gençler ses kes

  217. adim gerekmez diyor ki:

    Bugün teog var belki cikar diye bktim sağolun buarada mal mal şeyler yazmayın :d

  218. can diyor ki:

    Münzevi,”Buraya koşarak birisi geliyor”dedi,”bakalım kim?”Kral arkasına döndüğünde bir adamın koşarak kendilerine doğru geldiğini gördü. Adamın karnına bastırdığı ellerinin altından kan sızıyordu. Kralın yanına ulaşınca, kendinden geçercesine inledi, sonra da bayılıp yere düstü. Kral ve münzevi, hemen adamın üstündeki elbiseleri çıkardılar. Karnında büyük bir yara vardı. Kral yarayı elinden geldiğince yıkadı, mendiliyle ve münzevinin havlusuyla sardı. En sonunda kan durdu, adam kendisine gelince içecek bir şey istedi. Kral dereden taze su getirip ona verdi. Bu arada akşam olmuş hana soğumuştu. Kral, münzevinin de yardımıyla yaralı adamı kovuğa
    taşıyarak yatağa yatırdı. Yatağa uzanan adam gözlerini kapatıp derin bir uykuya daldı. Kral, koşuşturmadan ve yapmış olduğu işlerden öylesine yorulmuştu ki eşiğe çöktü ve uyuyakaldı; kısa yaz gecesi boyunca deliksiz bir uyku çekti. Sabah uyanınca nerede olduğunu, yatakta uzanmış ve canlı gözlerle dikkatle kendisine bakan yabancının kim olduğunu uzun süre hatırlayamadı. Kralın uyandığını ve kendisine baktığını gören adam; “Beni affedin” dedi, zayıf bir sesle.
    Kral, “Sizi tanımıyorum, üstelik affedilecek bir şey yapmadınız ki” dedi.
    “Siz beni tanımıyorsunuz, ama ben sizi tanıyorum” dedi adam. “Ben, kardeşimi astırdığınız ve mallarını elinden aldığınız için sizden öç almaya yemin etmiş bir düsmanınızım. Tek başınıza münzeviyi görmeye gittiğinizi öğrendim ve dönerken yolda sizi öldürmeye karar verdim. Ama akşam olduğu halde dönmediniz. Ben de sizi arayıp bulmak için pusulaya yattığım yerden çıkınca muhafızlarınıza rastladım, beni tanıyıp yaraladılar. Onlardan kaçtım, fakat yaramdan çok kan akıyordu. Yaramı sarmasaydınız kan kaybından ölürdüm. Ben sizi öldürmek istedim, siz ise hayatımı kurtardınız. Eğer yaşarsam şimdiden sonra en sadık köleniz olup size hizmet edeceğim ve oğullarıma da aynı şeyi emredeceğim. Affedin beni.”
    Kral, düşmanıyla bu denli kolay barıştığı ve onun dostluğunu kazandığı için çok mutlu oldu; onu affetmekle kalmayıp uşaklarını ve kendi doktorunu gönderip onun tedavisini yaptıracağını söyledi, ayrıca mallarını iade edeceğine de söz verdi.
    Yaralı adamla vedalaşan kral, kapının önüne çıkıp münzeviyi aradı.
    Gitmeden önce, sormuş olduğu sorulara cevap vermesini bir kez daha rica etmek istiyordu. Münzevi dışarda, bir gün önce kazmış oldukları tarhlara çiçek tohumlarını ekiyordu. Kral ona yaklaştı ve söyle dedi: “Sorularıma cevap vermeniz için size son defa yalvarıyorum!” yorgun dizlerinin üstünde çömelmeye devam eden münzevi, gözlerini kaldırıp krala baktı ve, “Cevabınızı aldınız” dedi. “Nasıl aldım? Ne demek istiyorsunuz?” diye sordu kral. “Anlayamıyorsunuz” diye cevapladı münzevi. “Dün eğer benim dermansızlığıma acımayıp şu tarhları kazmasaydınız, gidecek ve şu adamın saldırısına uğrayacaktınız ve yanımda kalmadığınıza pişman olacaktınız. Yani en önemli vakit, tarhları kazdığınız vakitti; en önemli kişi bendim ve en önemli işiniz bana iyilik yapmaktı. Daha sonra bu adam yanımıza koşarak geldiğinde, en önemli vakit onunla ilgilendiğiniz vakitti, çünkü eğer onun yaralarını sarmasaydınız, sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla en önemli kişi oydu, en önemli iş de onun için yaptıklarınızdı.”
    “Bundan sonra şu gerçeği unutmayın:
    Tek önemli vakit vardir, içinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyecegini bilemez; ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.”
    SEVİYORUM DİYEBİLMEK
    15 yıl kadar önceydi. Tommy’yi ilk o gün görmüstüm.”inancin tarihi” dersimin öğrencilerinden biriydi. Uzun saçlı, değişik bir gençti. Sınıfta benimle en çok tartışan öğrenci oldu. Tanrı’ya kayıtsız şartsız inanmayı kabullenmiyordu. Mezun olurken bana, imalı imalı
    “Günün birinde Tanrı’yı bulacağıma inanıyormusun, hocam?” dedi…
    “Hayir” dedim, yumusakça…
    “Yaa..” dedi…
    “Oysa senin bu derste Tanri’yı pazarladığını sanıyordum hocam…
    ” Kapıdan çıkıp gitmek üzereyken arkasından bağırdım:
    “Tanrı’yı bulabileceğini düşünmüyorum. Ama o seni mutlak bulacak, bir gün, eminim.”
    Tommy omzunu silkip yürüdü. Mezuniyetten sonra izini kaymetmiştim ki, acı haberi kendisi getirdi bana… Ölümcül kansere yakalanmıştı… Odama girdiğinde zayıflamış, çökmüştü. Kemoterapi, o uzun saçlarını dökmüştü. Ama gözleri hala pırıl pırıldı
    “Birkaç haftalık ömrüm kalmış hocam” dedi…
    “Sana bir sey sorabilir miyim?” dedim…
    “Tabii” dedi…”Ne öğrenmek istiyorsun?…”
    “Sadece 24 yasinda olmak ve ölmekte olduğunu bilmek nasıl bir sey?…”
    “Daha kötüsü olabilirdi. 50 yaşında olmak, kafayı çekmek ve müthiş paralar kazanmayı, yaşamak sanmak gibi…” Sonra niye geldiğini anlattı…
    “Okulun son günü sana Tanrı’yi bulup bulamayacağımı sormuş, “Hayır” yanıtı alınca şaşırmıştım. Sonra “Ama o seni bulur” dedin… iste bunu çok düşündüm. Doktorlar ciğerimden parça alıp kötü huylu olduğunu söyleyince, Tanrı’yi aramayı ciddiye aldım birden. Habis ur diğer hayati organlarıma yayılmaya başlayınca sabahlara kadar dualar etmeye başladım. Hiçbir sey olmadı… Bir sabah uyandığımda, ilahi bir mesaj alma yolundaki umutsuz çabalarımdan vazgeçiverdim, aniden. Ömrümün geri kalan vaktini, Tanrı, ölümden sonra hayat falan gibi seylerle geçirmeyecektim. Daha önemli şeyler yapma kararı aldım. O zaman gene seni düşündüm…
    “En büyük mutsuzluk sevgisiz bir hayat sürmektir. Bundan daha kötüsü de bu dünyadan, sevdiklerine “Seni seviyorum” diyemeden gitmektir demiştin. Son günlerimi bu eksiği gidermekle harcayacaktım. İşe en zorundan başladım. Babamdan…
    Oğlu yanına geldiğinde babası gazete okuyormuş… “Baba seninle konuşmam lazım” demiş, Tommy.. “Peki konuş oğlum..” “Yani çok önemli bir şey…”
    Babası gazeteyi 10 santim indirmiş o zaman aşağı… “Neymis o bakalım?..” “Baba, seni seviyorum. Bunu bilmeni istedim..” Tommy gülümsedi, arkasını anlatırken.. Babasının elinden yere düşmüş gazete..Hayatında hiç yapmadığı iki şeyi yapmış.. Tommy’ye sarılmış ve ağlamış. Sabaha kadar konuşmuşlar.. Babası ertesi sabah işe gitmek zorunda olduğu halde… “Annem ve kardeşimle daha kolay oldu” diye devam etti Tommy…”Onlar da bana sarılıp ağladılar. Yıllardır bana söylemedikleri şeyleri anlattılar.. Bütün bunları yapmak için bu kadar geç kalmış olmama üzüldüm sadece.. Ölümün gölgesi üzerime düşünce kalbime acıyordum, bana aslında çok daha yakın olması gereken insanlara.. Nefes aldı Tommy.. “Bir gün baktım.. Tanrı orada hemen yanıbaşımda duruyor. Ona yalvardığım zaman bana gelmemisti. Onun kendi programı vardı. Kendi bildiği gibi yapıyordu.. Gerçek olan şu ki, haklıydın.. Ben onu aramaktan vazgeçtiğim halde, gelmiş beni bulmuştu.”
    “Tommy” dedim, “Sandığından çok önemli şeyler söylüyorsun, tüm insanlığa.. Sen Tanrı’yi bulmanın en emin yolunu anlatıyorsun. Onu sadece kendine ayırmak, sadece ihtiyaç duyunca aramak işe yaramaz… Ama hayatını sevgiye açarsan o gelir seni bulur… Bunu anlatıyorsun farkında mısın?. ” Devam ettim.. “Tommy bana bir iyilik yapar mısın?. Bunları gelip sınıfımda da anlatabilir misin?…”
    Bir gün tespit ettik. Ama Tommy gelemedi o gün. Ölümle hayatı sona ermemişti tabii şekil değiştirmişti. Büyük bir adım atmıştı sadece… inanmaktan, görmeye geçmişti. Ölümünden önce son bir defa konuşmuştuk.
    “Söz verdiğim derse gelemeyeceğim. Çok halsiz ve bitkinim hocam” demisti.
    “Anlıyorum Tommy!..”
    “Benim yerime onlara sen anlatırmısın hocam?.. Sen anlatırmısın. Herkese, bütün dünyaya benim için anlatır mısın?..”
    “Anlatırım Tommy” dedim.. “Anlatırım, merak etme!..”
    İnsanlara “Seni Seviyorum” demek için, ölümü beklemenize gerek yok… Şimdi, hemen şimdi başlayabilirsiniz. Başlayın ki, hayatınız güzelleşsin, zenginleşsin… Hem… şimdi başlamazsanız, belki de hiç söyleme şansınız olmayabilir… Ben basladım bile..
    “Sizi öyle seviyorum ki!..”
    SİZ ZENGİNMİSİNİZ?
    Üstlerine küçük gelen yırtık pırtık mantolar giymiş iki çocuk, birbirlerine sokulmuş dış kapının önünde duruyorlardı.
    “Kullanılmış kağıt var mı bayan?”
    Meşguldüm.Yok deyip onları başımdan savmak istiyordum, ama o sırada gözüm ayakkabılarına ilişti. Karla kaplanmış ince sandaletlerden giymişlerdi.
    “İçeri girin, size bir fincan sıcak kakao yapayım” dedim.
    Birşey demediler. Islak sandaletleri şöminenin önünde izler bıraktı. Dışarıda soğuğa karşı kendilerini biraz toparlamaları için onlara kakao ile reçelli ekmek verdim. Sonra mutfağa geri döndüm.Ön odadan hiç ses gelmemesi dikkatimi çekti. İçeri baktım. Kız, boş kakao fincanını iki elinin arasında tutmuş, içine bakıyordu. Oğlan,düz bir sesle sordu:
    “Bayan siz zengin misiniz?”
    Kanepelerin eskimiş kılıflarına baktım.
    “Zengin olmak mı, hayır tabii ki zengin değilim” dedim.
    Kız fincanını dikkatle tabağına yerleştirdi.
    “Fincanlarınızla tabaklarınız takım da” dedi.
    Sesinde bildik bir açlık vardı, ama bu karnının açlığı değildi. Sonra kağıt çuvallarını yüklenip gittiler. Teşekkür etmemişlerdi.Etmeleri de gerekmiyordu, çünkü daha fazlasını yapmışlardı.Buz mavisi seramik fincanlar ve tabakları takımdılar. Mutfağa geri döndüm patateslere baktım, et suyuna karıştırdım. Patates ve et suyu, başımızı sokacak bir ev, düzenli bir işi olan kocam, mutlu bir yaşamım.Bunlar da takımdı. Ve galiba gerçekten zengindim.
    Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırdım, odayı topladım. Küçük sandaletlerin çamurlu izleri hâlâ şöminenin önündeydi. Onları temizlemedim. Ne kadar zengin olduğumu unutmamak için, onların orada kalmalarını istedim..
    SEVGİ VE GÜZELLİK
    “Bebeğimi görebilir miyim” dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağını açtığında şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu!
    Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı.Bebeğin kulakları yoktu…Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği,sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı.
    Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu… Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; Ağlayarak
    “Büyük bir çocuk bana ucube dedi…”
    Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı.Annesi, her zaman ona “Genç insanların arasına karışmalısın” diyordu, ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü;
    “Hiçbir şey yapılamaz mı?” diye sordu.
    Doktor “Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir” dedi.
    Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası
    “Hastaneye gidiyorsun oglum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır” dedi.
    Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu:
    “Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir sey yapamadım… Bir şey yapabileceğimi de sanmıyorum” dedi Babası, “fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil…”
    Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi… Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; Kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.
    “Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu” diye fısıldadı babası”..ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?”
    Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı degildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk, gördüğün şeyde değil, asıl görünmeyen yerdedir…
    Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!”
    ÇİÇEĞİN SUYA AŞKI
    Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
    İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
    Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su’ya aşık olmuştur.
    İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, “Sırf senin hatırın için ey su” diye…
    Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
    Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba “Su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar.
    Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
    Çiçek, suya “Seni seviyorum der. Su, “Ben de seni seviyorum” der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine “Seni seviyorum” der. Su, yine “Ben de” der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler…
    Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya “Seni seviyorum.” der.
    Su da ona “Söyledim ya ben de seni seviyorum.” der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine…
    Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; “Seni ben, gerçekten seviyorum.” Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye…Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: “Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez.”
    Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: “Çiçeğin bir hastalığı yok dostum… Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için” der.
    Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece “Seni seviyorum” demek yetmemektedir…
    İÇİMİZDEKİ SİHİR
    Los Angeles lakers takımıyla Philadelphia 76 takımı NBA şampiyonluğunda yedi maçlık bir seride çarpışıyorlardı. Altıncı maçta Lakers takımının büyük ve güçlü oyuncusu kareem Abdul Jabbar ayak bileğinden sakatlandı ve m

  219. nehir diyor ki:

    5. yanlış selanik askeri idadisi olacaktı

  220. enes diyor ki:

    güzel ama okulunu bitirdikten sonra askeri orduya ne olarak katıldığı yazmıyor öööööööööööööööööööööööööööööööööööööööfffffffffffffffffffffffffffffffffff

  221. irem diyor ki:

    can yuuuh sana

  222. Anti_Computerman diyor ki:

    İyi abiniz diyo

  223. GİZEM diyor ki:

    süperrrrrrr

  224. olma diyor ki:

    neeeeeeeeeeeeee

  225. muhammed diyor ki:

    3çüncüden emin değilim

  226. muhammed diyor ki:

    hepiniz salaksınız ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha ha

  227. Alya diyor ki:

    Ben testi denemedim ama yakın zamanda denicem

  228. Nick... diyor ki:

    Süper onun için söylüde 100 aldım söperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

  229. yanlış diyor ki:

    yanlış adımın olduğu gibi kusura bakmayın adım yanlış olduğu icin yanlış diyorum

  230. bossdragon12 diyor ki:

    Mustafa Kemal Atatürk’ün okuduğu okulları şöyle sıralayabiliriz :

    1) Mahalle Mektebine başladı sonra

    2) Şemsi Efendi Okulu‘na geçti ve ilkokulu burada bitirdi.

    3) Selanik Mülkiye Rüştiyesi‘nde ortaokula başladı ancak mahalledeki komşusundan da etkilenerek ortaokul 3. sınıfta okulunu değiştirdi ve,

    4) Selanik Askeri Rüştiyesi‘ne geçti ve burada ilk askeri eğitimini alarak ortaokuldan mezun oldu.

    5) Manastır Askeri İdadisi‘nde lise eğitimine başladı ve tamamladı. Buradan sonra,

    6) Harp Okulu‘nu bitirdi. En son olarak da,

    7) Harp Akademisi‘nden mezun olarak askerlik görevine başladı

  231. HDP li TÜRK diyor ki:

    Şu Sayfayı bile batırdınız yok küfürler yok siişmeler falan siz nasıl ülkesiniz kardeşim

  232. Gizemli Kişi Değil İsmi ARDA ÇÖRTÜK diyor ki:

    Çok İyi Yarın Sınavım Var Ve Sınavda Çok Yararı Olacağını Düşünüyorum
    😀 😀 😀
    Ç-O-K
    İ-Y-İ
    :d

  233. Minecraft diyor ki:

    çokk iiiiiiiiiiiiiiiiiiyyyyyyyyyiiiiiiiiii

  234. esra diyor ki:

    çok sexi

  235. elip sode diyor ki:

    çok işime yaradı

  236. asya diyor ki:

    benim çok işime yaradı sınavdan 100 alacağıma eminim kim yazdıysa teşekkür ediyorum. Ve herkeze öneriyorum

  237. deniz diyor ki:

    meraba benim adım deniz

  238. saaanne diyor ki:

    Mümin kardeşlerim hepimiz bu dünyadan göçecez

  239. Serdar Yıldırım diyor ki:

    ATATÜRK’ÜN İLKOKUL ANILARI

    MUSTAFA OKULA BAŞLIYOR

    Mustafa okula başlayacaktı. Babası Ali Rıza Bey oğlunun laik eğitim veren Şemsi Efendi İlkokulu’na gitmesini istiyordu. Annesi Zübeyde Hanım ise, mahalle mektebine gitmesini arzu ediyordu. Bu konu etrafında fikir çatışmaları sürüp gidiyordu:

    Zübeyde Hanım: “ Ne var yani Şemsi Efendi İlkokulu’nda? Ne öğrenecek orada? Hem orası uzak. Mahalle mektebi şuracıkta. Oraya gitsin istiyorum. “

    Ali Rıza Bey: “ Hanım, okulun yakınlığı, uzaklığı önemli değil. Önemli olan, eğitimin iyi olması. Öğretmenlerin iyi eğitim vermesi. “

    Zübeyde Hanım: “ Tamam işte. Mahalle mektebindeki hoca çok iyi eğitimciymiş. Mahalle mektebinde okuyanlar hep iyi eğitim almışlardır. Ben de mahalle mektebinden mezun oldum, orada okudum. Bilgide kimden aşağı kaldım, söyler misin bey? “

    Ali Rıza Bey: “ Kimseden aşağı kalmadın, Zübeyde. Ben her zaman senin bilgili olmanla övünmüşümdür ama Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu’na gidecek. “

    Ali Rıza Bey yine de, Zübeyde Hanım’ın hatırını kırmamak için, oğlu Mustafa’yı birkaç günlüğüne mahalle mektebine gönderdi.

    Daha sonra bir bahaneyle Mustafa’yı mahalle mektebinden alarak Şemsi Efendi İlkokulu’na yazdırdı. Bu durum Mustafa’nın da hoşuna gitmişti, çünkü mahalle mektebinin dersleri O’na ağır gelmişti. Ağır gelmesi derslerin zorluğundan değil, konuların ağır yani yavaş işlemesindendi. Mustafa, hocanın birinci derste anlattığı konuyu hemen kavrıyor, ikinci derste yeni bir konuya geçmesini bekliyordu ama hoca sadece birinci derste değil, bütün bir gün aynı konuyu anlatıyordu. Bu durum Mustafa gibi yaşı küçük aklı büyük, yaşına göre, dünyada eşine ender rastlanacak üstün zekâlı bir çocuk için, sıkıcı bir durumdu. Kimse benden koşmam gereken bir durumda yürümemi beklemesin, diyordu.

    Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu’nda kısa zamanda tanındı ve sevildi. Hele sınıf öğretmeni Mustafa diyordu da başka bir şey demiyordu. Öğretmenler odasında devamlı olarak bu başarılı öğrencisini anlatıyor, O’nu övüyordu:

    “ Arkadaşlar, az önceki matematik dersinde sınıfa çok zor bir problem sordum. Kimse duymasın, soruyu üçüncü sınıfların ders kitabından almıştım. Sınıfta kimsenin problemi çözemeyeceğinden emindim. Problemi önce yüksek sesle okudum, daha sonra tahtaya yazdım. Öğrencilerin çoğu soruyu okumakla meşguldü. Oysa çalışkan öğrenciler defterlerine çözüm işine girişmişlerdi. Problemi doğru çözdüğünü söyleyen altı öğrenciden beşinin bulduğu sonuç yanlıştı. Sadece Mustafa doğru sonuca ulaşmıştı. Siz olsanız böyle bir öğrencinizi alnından öpmez misiniz? Gelecekte Türk Milleti bu çocuktan çok şey bekleyecektir. “

    ALTIN SAÇLI, DENİZ GÖZLÜ ÇOCUK

    Mustafa, Şemsi Efendi Okulu son sınıfa giderken, birgün sınıf öğretmeni bugün okula bir müfettişin geleceğini, ona karşı saygılı olmalarını, soracağı sorulara doğru cevap vermelerini söyledi. Eğer bilmiyorlarsa kesinlikle parmak kaldırmamalarını ihtar etti. İlk dersten sonraki teneffüste öğrenciler arasında konuşulan tek konu müfettişin sınıfta ne gibi bir soru sorabileceğiydi. Müfettişin sorduğu bir sorunun bile bilinememesi, kötü bir intiba bırakırdı.

    Bu durumda Mustafa, çalışkan öğrenciler arasında ön plana çıkıyor ve arkadaşlarına müfettişin sorduğu en zor soruyu bile doğru cevaplandıracağı sözünü veriyordu.

    İkinci ders, ikinci teneffüs derken, üçüncü dersin ortalarına doğru kapı çalındı ve müfettiş sınıfa girdi. Müfettiş, öğretmenle bir süre konuştuktan sonra sınıfa dönerek ilk soruyu sordu: Osmanlı Devleti, Avrupa’yı fethetmek istedi ama neden başarılı olamadı?

    Belki bu soru öğrenciler için, biraz ağır bir soruydu ama ağırlıkların kaldırılıp kaldırılamayacağı yani sorunun cevaplandırılıp cevaplandırılamayacağı da böyle bir soru sorulmadan bilinemezdi. Bu soru için, sınıfın en çalışkan dört öğrencisi parmak kaldırdı. Bunların arasında Mustafa da vardı. Aslında müfettiş sınıfa girip öğretmenle konuşurken, orta sıralarda oturan sarı saçlı, mavi gözlü ve o mavi gözlerinden zeka fışkıran öğrenciyi hemen farketmişti. Müfettiş, nedense bu sarışın öğrenciye parmak kaldırmasına rağmen, söz hakkı vermemiş, parmak kaldıran başka bir öğrenceden sorduğu sorunun cevabını istemişti. O öğrenci de, müfettişin beklediği bir şablon içinde soruyu cevaplamıştı.

    İkinci soru, ilk sorudan çok daha zor olmalıydı. Bir devlet çıksa, diyelim ki, bu Osmanlı Devleti olsun, dünyaya hakim olsa, bu durum ebediyete kadar devam eder mi?

    Mustafa olaya bu paralelde dik bir çizgi çekmek ihtiyacını hissetmişti. Birbirine paralel giden iki doğru bu dik çizgiyle kesişmeliydi. Mustafa’nın parmak kaldırıp söz isteyerek soruya verdiği cevap şu oldu:

    ” Hayır, etmez. Bırak ebediyeti elli yıl bile devam etmez. Her ne için olursa olsun, başka milletleri boyunduruk altına almak, onları köle durumuna düşürmenin adı emperyalizmdir. Her millet kendi sınırları içinde özgür ve bağımsız yaşamalıdır. Yaşasın özgürlük, yaşasın bağımsızlık!..”

    Mustafa’nın büyük bir coşku içinde söylediği bu sözler üzerine müfettiş, bir süre öğretmenle konuştuktan sonra, Mustafa’nın yanına giderek, O’nu alnından öptü.

    ” Yaşa Mustafa! Türk Milleti, senin gibi son derece bilgili, kültürlü ve düşüncesini korkmadan söyleyebilen, çağdaş yeni nesil gençlere emanet edilecektir. Sen Türk Milli Eğitimi’nin gururusun. ”

    PİYADECİLİK OYUNU

    Günlerden bir gün komşumuz Binbaşı Kadri Bey’in oğlu Ahmet izinli gelmişti. Temiz üniforması, anlamlı bakışlarıyla hayranlık duyulacak bir askeri ortaokul öğrencisiydi. Bir an kendimi o üniformanın içinde hissettim.

    O birkaç gün içinde komşular Ahmet’i görmeye gitti. Biz de annem Zübeyde Hanım ve kız kardeşlerim Makbule ve Naciye ile birlikte Ahmetlerin evine gittik. Ahmet askeri üniformasıyla evin salonunda, misafirlerin yanında sol eli cebinde biçimlice yürüyordu. Asalet ve saadetin ulaştığı en yüksek nokta buydu.

    Daha sonra bir gün Ahmet, beni ve komşu çocuklarını bir araya topladı ve şöyle dedi:

    “ Gelin bakalım arkadaşlar, şimdi sizlerle piyadecilik oyunu oynayacağız. Şu gördüğünüz tepeyi, Türk çocukları savunacak. Rum çocukları ise, ben başla dediğimde tepeye çıkarak onları aşağı çekmeye çalışacak. Oyunun sonunda, hangi grup tepeyi ele geçirirse o grup kazanmış sayılacak. “

    Komşumuzun oğlu Ahmet’in başla demesiyle Rum çocukları ileri atıldılar ve tepeye tırmanmaya başladılar. Takımlar beşer kişiydiler ve ilk tepeye tırmanan Rum çocuğu bir arkadaşımı kolundan tutup aşağı çekti. Rum çocukları çok hırslıydı ve paçasından yakalanan bir arkadaşım daha aşağı çekildi. Aşağı çekilen iki arkadaşımın yukarı çıkma şansı yüzde bir bile değildi. Şimdi tepeyi savunan üç Türk çocuğu kalmıştık. Beş Rum çocuğu tepenin üstüne çıktı ve etrafımızı sardı. Yeniliyorduk.

    Bir Türk çocuğu, beş Rum çocuğuna bedeldir, dedim. Onlar bana değil, ben onlara saldırdım. Tepeyi Rum çocuklarına bırakmamaya kararlıydım. Benim kazanma isteğimi gören arkadaşlar da ileri atıldılar. Sonunda tepenin üstünde iki Türk çocuğuyla yalnız kalmıştım. Rum çocuklar, yenilgiyi kabul etmişler ve üstleri toz toprak içinde aşağıdan bakıyorlardı. Biz kazanmıştık.

    Mustafa daha sonra gizlice sınava girdi ve Selanik Askeri Rüşdiye’sine kaydını yaptırdı. Mustafa özellikle sınavın yetenek bölümündeki piyadecilik oyununda demir gibi bileği, çelik gibi yüreğiyle komutanların dikkatini çekti.

    Kuvvet, kudret, hareket, kabiliyet hepsi Mustafa’da vardı. Gelmedi, dedi komutanlar, bu askeri rüşdiyeye böyle bir öğrenci daha gelmedi. Gelemez, dedi bir başka komutan, dünya durdukça hiçbir askeri rüşdiyeye böylesine bir öğrenci gelemez.

    ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUK ANISI: ELBİSE KAVGASI

    Çocukluğumda yaşadığım anılardan biri de Makbule ile Naciye arasındaki elbise kavgasıdır. Komşu kızın üstünde yeni elbiseyi gören Makbule ile Naciye, anneme, biz de yeni elbise isteriz, dediler.

    Annem Zübeyde Hanım:

    ” Tabi olur, benim güzel çocuklarım. Ölçünüzü alır, size yeni birer elbise dikerim. Şunun şurasında bayrama ne kaldı? Bayram günü de yeni elbiselerinizle gezersiniz. ”

    Birkaç günde elbiseler hazırdı. Makbule ile Naciye yeni elbiseleriyle kıvanarak gezdiler. Bir hafta sonra kız kardeşlerim eski elbiselerine dönüş yaptılar. Annem de yeni elbiseleri yıkayıp, ütüledi ve elbise dolabına astı.

    Aradan zaman geçti ve arefe gününden bir gün önce evde bir gürültüdür koptu. Meğerse Naciye bayramlık elbisesini giymek istemiş, üstüne olmamış, dar gelmiş ve bir yaş büyük ablası Makbule’nin elbisesini giymiş. Bunun gören Makbule Naciye’den elbisesini çıkarmasını isteyip sesini yükseltmiş.

    Araya giren annem Naciye’ye neden ablasının elbisesini giydiğini sordu. Bunun üzerine Naciye:

    ” Ama anne, benim elbisem üstüme olmadı, çok dar geldi. Bir de ablamın elbisesini deneyeyim dedim. Tam geldi. Bayramda ben bunu giyeyim ha, ne dersin? ”

    Annem daha sonra elbiseyi Makbule’ye giydirmeye çalıştı ama dar geldi.

    Annem:

    ” Tabi dar gelir. Siz büyüme çağındasınız. İki ay önce diktiğim elbisenin şimdi dar geleceğini düşünemedim. O zaman bayramda Naciye bu elbiseyi giyer, ben Makbule’ye iki gün içinde yeni elbise dikerim. ”

    Annem aynen öyle yaptı. İki günde elbiseyi dikti ve Makbule bayramda bu elbiseyi giydi.

    Beni sorarsanız annemden rica etmiştim ve beni kırmadı. Bana bayramlık alınmadı. Babamın yokluğunda zaten kıt kanaat geçiniyorduk. Annemi zor durumda bırakmak istemedim.

    KARANLIKTAN KORKMAM

    On beş yaşlarındaydım. Manastır Askeri İdadisi’ne gidiyordum. (O zamanın lisesi) Yaz tatilinde dayımın çiftliğine gitmiştik. Komşunun oğlu Enver’le çok iyi arkadaştık. Ara sıra birlikte gezerdik. Bir gün Enver, bizim bağa gidip üzüm yiyelim, dedi. Ben de olur dedim. Annelerimizden izin alıp yola çıktık. Sağda solda fazla eğlendiğimiz için, karanlığa kaldık.

    Enver: “İstersen dönelim. Sen şehir çocuğu olduğun için, karanlıktan korkarsın. Böyle durumlara alışık değilsin” dedi.

    Ben karanlıktan korkmadığımı söyledim. Yola devam edelim dedim. Tarla kenarı, patika yol, ağaçlık alan derken, karanlık iyice çöktü. Yanımdaki Enver’i zor seçer oldum. Bir saat önce dağların kartalıyım diyen Enver, gel Mustafa dönelim, az kalmıştı ya, yarın gündüz geliriz, demeye başladı. Neyse ki sonunda bağa vardık ve birer salkım üzüm kopardık. Üzüm yiyerek çiftliğe döndük.

    İLK ANDA CANIM SIKILMIŞTI

    Bakla tarlasında yalnız başıma bekçilik yaptığım günlerden birinde öğle vakti kulübenin önündeki çardak altında uyuya kalmışım. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, annemin sesine uyandım.

    Annem: ” Dayısı şuna bak, Mustafa uyuya kalmış. Makbule dün pınardan soğuk su içince hastalandı ya, Mustafa bütün gece başında bekledi. Ondan uykusunu alamadı. Neyseki Makbule’ye ballı ıhlamur içirdim de iyileşti ” dedi.

    Dayım: ” Bırak canım uyusun. Benim en sevdiğim şeydir burada uyumak. Bu öğle sıcağında karga falan uğramaz. Bir yatsam iki saatten önce top atsan uyanmam ” dedi.

    Bu konuşmaları duyunca ayağa fırladım. Uykuda yakalandım diye ilk anda canım sıkılmıştı ama Makbule’nin iyileştiğini duyunca rahatladım.

    NACİYE KAYBOLDU

    Dayımın bakla tarlasına Makbule ile giderdik. Bir gün Naciye de bizimle gelmek istedi. İlk defa benden birşey istediği için olmaz diyemedim. Annemden izin çıkınca o gün üç kardeş tarlaya gittik. Naciye eline bir sopa aldı ve kargaların ardından koşturdu durdu. Bir ara Makbule ile uzun süren bir konuşmamız oldu.

    Tarlanın ortasındaki kulübenin önüne oturduk ve yemeğe başlayacaktık ki, Naciye’nin yanımızda olmadığını fark ettik. Sağa baktık, sola baktık, Naciye neredesin diye bağırdık, Naciye yok. Neden sonra Naciye çıkageldi. Meğer karga peşinde koşarken çok yorulan Naciye kulübeye girmiş ve döşeğe yatıp uyumuş. Naciye’nin ortaya çıkmasıyla birlikte rahatladık ve yemeklerimizi yedik.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün Anılarından

  240. kübra diyor ki:

    Çokkkkkkkkkkkkkk ama çok yardım etti ama atatürkün ölümünden sonra değil arkadaşlar

  241. Mert Gürdal diyor ki:

    çok teşekkür ederim dersim için bakmıştım çooooooook teşekkürler <3 <3 <3 <3

  242. talha uslu diyor ki:

    canımız ATATÜRKüngüzel okulları

  243. talha uslu diyor ki:

    canımız ATATÜRKüngüzel anıları

  244. Ali diyor ki:

    Abicim atatürkün ilk okulu hangisi yaaa bulamadım söylermisiniz

  245. zehra naz diyor ki:

    benim yazılım ayardımcı ldu hepsini ezberledim tşk ederim sorubak blog ha bu arada işallah 100 alırımmmmmm zaa xx d

  246. zehra naz diyor ki:

    benim yazılım ayardımcı oldu hepsini ezberledim tşk ederim sorubak blog ha bu arada işallah 100 alırımmmmmm zaa xx d

  247. alper diyor ki:

    yarın sosyal yazılısı var inşallah 100 alırım

  248. eeeeeeeeeeeeeee diyor ki:

    çok iyi

  249. aslı diyor ki:

    harika kardeşim için çok yararlı oldu 🙂

  250. iso can diyor ki:

    Mustafa okula başlayacaktı. Babası Ali Rıza Bey oğlunun laik eğitim veren Şemsi Efendi İlkokulu’na gitmesini istiyordu. Annesi Zübeyde Hanım ise, mahalle mektebine gitmesini arzu ediyordu. Bu konu etrafında fikir çatışmaları sürüp gidiyordu:
    Zübeyde Hanım: “ Ne var yani Şemsi Efendi İlkokulu’nda? Ne öğrenecek orada? Hem orası uzak. Mahalle mektebi şuracıkta. Oraya gitsin istiyorum. “
    Ali Rıza Bey: “ Hanım, okulun yakınlığı, uzaklığı önemli değil. Önemli olan, eğitimin iyi olması. Öğretmenlerin iyi eğitim vermesi. “
    Zübeyde Hanım: “ Tamam işte. Mahalle mektebindeki hoca çok iyi eğitimciymiş. Mahalle mektebinde okuyanlar hep iyi eğitim almışlardır. Ben de mahalle mektebinden mezun oldum, orada okudum. Bilgide kimden aşağı kaldım, söyler misin bey? “
    Ali Rıza Bey: “ Kimseden aşağı kalmadın, Zübeyde. Ben her zaman senin bilgili olmanla övünmüşümdür ama Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu’na gidecek. “
    Ali Rıza Bey yine de, Zübeyde Hanım’ın hatırını kırmamak için, oğlu Mustafa’yı birkaç günlüğüne mahalle mektebine gönderdi.
    Daha sonra bir bahaneyle Mustafa’yı mahalle mektebinden alarak Şemsi Efendi İlkokulu’na yazdırdı. Bu durum Mustafa’nın da hoşuna gitmişti, çünkü mahalle mektebinin dersleri O’na ağır gelmişti. Ağır gelmesi derslerin zorluğundan değil, konuların ağır yani yavaş işlemesindendi. Mustafa, hocanın birinci derste anlattığı konuyu hemen kavrıyor, ikinci derste yeni bir konuya geçmesini bekliyordu ama hoca sadece birinci derste değil, bütün bir gün aynı konuyu anlatıyordu. Bu durum Mustafa gibi yaşı küçük aklı büyük, yaşına göre, dünyada eşine ender rastlanacak üstün zekâlı bir çocuk için, sıkıcı bir durumdu. Kimse benden koşmam gereken bir durumda yürümemi beklemesin, diyordu.
    Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu’nda kısa zamanda tanındı ve sevildi. Hele sınıf öğretmeni Mustafa diyordu da başka bir şey demiyordu. Öğretmenler odasında devamlı olarak bu başarılı öğrencisini anlatıyor, O’nu övüyordu:
    “ Arkadaşlar, az önceki matematik dersinde sınıfa çok zor bir problem sordum. Kimse duymasın, soruyu üçüncü sınıfların ders kitabından almıştım. Sınıfta kimsenin problemi çözemeyeceğinden emindim. Problemi önce yüksek sesle okudum, daha sonra tahtaya yazdım. Öğrencilerin çoğu soruyu okumakla meşguldü. Oysa çalışkan öğrenciler defterlerine çözüm işine girişmişlerdi. Problemi doğru çözdüğünü söyleyen altı öğrenciden beşinin bulduğu sonuç yanlıştı. Sadece Mustafa doğru sonuca ulaşmıştı. Siz olsanız böyle bir öğrencinizi alnından öpmez misiniz? Gelecekte Türk Milleti bu çocuktan çok şey bekleyecektir. “
    ALTIN SAÇLI, DENİZ GÖZLÜ ÇOCUK
    Mustafa, Şemsi Efendi Okulu son sınıfa giderken, birgün sınıf öğretmeni bugün okula bir müfettişin geleceğini, ona karşı saygılı olmalarını, soracağı sorulara doğru cevap vermelerini söyledi. Eğer bilmiyorlarsa kesinlikle parmak kaldırmamalarını ihtar etti. İlk dersten sonraki teneffüste öğrenciler arasında konuşulan tek konu müfettişin sınıfta ne gibi bir soru sorabileceğiydi. Müfettişin sorduğu bir sorunun bile bilinememesi, kötü bir intiba bırakırdı.
    Bu durumda Mustafa, çalışkan öğrenciler arasında ön plana çıkıyor ve arkadaşlarına müfettişin sorduğu en zor soruyu bile doğru cevaplandıracağı sözünü veriyordu.
    İkinci ders, ikinci teneffüs derken, üçüncü dersin ortalarına doğru kapı çalındı ve müfettiş sınıfa girdi. Müfettiş, öğretmenle bir süre konuştuktan sonra sınıfa dönerek ilk soruyu sordu: Osmanlı Devleti, Avrupa’yı fethetmek istedi ama neden başarılı olamadı?
    Belki bu soru öğrenciler için, biraz ağır bir soruydu ama ağırlıkların kaldırılıp kaldırılamayacağı yani sorunun cevaplandırılıp cevaplandırılamayacağı da böyle bir soru sorulmadan bilinemezdi. Bu soru için, sınıfın en çalışkan dört öğrencisi parmak kaldırdı. Bunların arasında Mustafa da vardı. Aslında müfettiş sınıfa girip öğretmenle konuşurken, orta sıralarda oturan sarı saçlı, mavi gözlü ve o mavi gözlerinden zeka fışkıran öğrenciyi hemen farketmişti. Müfettiş, nedense bu sarışın öğrenciye parmak kaldırmasına rağmen, söz hakkı vermemiş, parmak kaldıran başka bir öğrenceden sorduğu sorunun cevabını istemişti. O öğrenci de, müfettişin beklediği bir şablon içinde soruyu cevaplamıştı.
    İkinci soru, ilk sorudan çok daha zor olmalıydı. Bir devlet çıksa, diyelim ki, bu Osmanlı Devleti olsun, dünyaya hakim olsa, bu durum ebediyete kadar devam eder mi?
    Mustafa olaya bu paralelde dik bir çizgi çekmek ihtiyacını hissetmişti. Birbirine paralel giden iki doğru bu dik çizgiyle kesişmeliydi. Mustafa’nın parmak kaldırıp söz isteyerek soruya verdiği cevap şu oldu:
    ” Hayır, etmez. Bırak ebediyeti elli yıl bile devam etmez. Her ne için olursa olsun, başka milletleri boyunduruk altına almak, onları köle durumuna düşürmenin adı emperyalizmdir. Her millet kendi sınırları içinde özgür ve bağımsız yaşamalıdır. Yaşasın özgürlük, yaşasın bağımsızlık!..”
    Mustafa’nın büyük bir coşku içinde söylediği bu sözler üzerine müfettiş, bir süre öğretmenle konuştuktan sonra, Mustafa’nın yanına giderek, O’nu alnından öptü.
    ” Yaşa Mustafa! Türk Milleti, senin gibi son derece bilgili, kültürlü ve düşüncesini korkmadan söyleyebilen, çağdaş yeni nesil gençlere emanet edilecektir. Sen Türk Milli Eğitimi’nin gururusun. ”
    PİYADECİLİK OYUNU
    Günlerden bir gün komşumuz Binbaşı Kadri Bey’in oğlu Ahmet izinli gelmişti. Temiz üniforması, anlamlı bakışlarıyla hayranlık duyulacak bir askeri ortaokul öğrencisiydi. Bir an kendimi o üniformanın içinde hissettim.
    O birkaç gün içinde komşular Ahmet’i görmeye gitti. Biz de annem Zübeyde Hanım ve kız kardeşlerim Makbule ve Naciye ile birlikte Ahmetlerin evine gittik. Ahmet askeri üniformasıyla evin salonunda, misafirlerin yanında sol eli cebinde biçimlice yürüyordu. Asalet ve saadetin ulaştığı en yüksek nokta buydu.
    Daha sonra bir gün Ahmet, beni ve komşu çocuklarını bir araya topladı ve şöyle dedi:
    “ Gelin bakalım arkadaşlar, şimdi sizlerle piyadecilik oyunu oynayacağız. Şu gördüğünüz tepeyi, Türk çocukları savunacak. Rum çocukları ise, ben başla dediğimde tepeye çıkarak onları aşağı çekmeye çalışacak. Oyunun sonunda, hangi grup tepeyi ele geçirirse o grup kazanmış sayılacak. “
    Komşumuzun oğlu Ahmet’in başla demesiyle Rum çocukları ileri atıldılar ve tepeye tırmanmaya başladılar. Takımlar beşer kişiydiler ve ilk tepeye tırmanan Rum çocuğu bir arkadaşımı kolundan tutup aşağı çekti. Rum çocukları çok hırslıydı ve paçasından yakalanan bir arkadaşım daha aşağı çekildi. Aşağı çekilen iki arkadaşımın yukarı çıkma şansı yüzde bir bile değildi. Şimdi tepeyi savunan üç Türk çocuğu kalmıştık. Beş Rum çocuğu tepenin üstüne çıktı ve etrafımızı sardı. Yeniliyorduk.
    Bir Türk çocuğu, beş Rum çocuğuna bedeldir, dedim. Onlar bana değil, ben onlara saldırdım. Tepeyi Rum çocuklarına bırakmamaya kararlıydım. Benim kazanma isteğimi gören arkadaşlar da ileri atıldılar. Sonunda tepenin üstünde iki Türk çocuğuyla yalnız kalmıştım. Rum çocuklar, yenilgiyi kabul etmişler ve üstleri toz toprak içinde aşağıdan bakıyorlardı. Biz kazanmıştık.
    Mustafa daha sonra gizlice sınava girdi ve Selanik Askeri Rüşdiye’sine kaydını yaptırdı. Mustafa özellikle sınavın yetenek bölümündeki piyadecilik oyununda demir gibi bileği, çelik gibi yüreğiyle komutanların dikkatini çekti.
    Kuvvet, kudret, hareket, kabiliyet hepsi Mustafa’da vardı. Gelmedi, dedi komutanlar, bu askeri rüşdiyeye böyle bir öğrenci daha gelmedi. Gelemez, dedi bir başka komutan, dünya durdukça hiçbir askeri rüşdiyeye böylesine bir öğrenci gelemez.
    ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUK ANISI: ELBİSE KAVGASI
    Çocukluğumda yaşadığım anılardan biri de Makbule ile Naciye arasındaki elbise kavgasıdır. Komşu kızın üstünde yeni elbiseyi gören Makbule ile Naciye, anneme, biz de yeni elbise isteriz, dediler.
    Annem Zübeyde Hanım:
    ” Tabi olur, benim güzel çocuklarım. Ölçünüzü alır, size yeni birer elbise dikerim. Şunun şurasında bayrama ne kaldı? Bayram günü de yeni elbiselerinizle gezersiniz. ”
    Birkaç günde elbiseler hazırdı. Makbule ile Naciye yeni elbiseleriyle kıvanarak gezdiler. Bir hafta sonra kız kardeşlerim eski elbiselerine dönüş yaptılar. Annem de yeni elbiseleri yıkayıp, ütüledi ve elbise dolabına astı.
    Aradan zaman geçti ve arefe gününden bir gün önce evde bir gürültüdür koptu. Meğerse Naciye bayramlık elbisesini giymek istemiş, üstüne olmamış, dar gelmiş ve bir yaş büyük ablası Makbule’nin elbisesini giymiş. Bunun gören Makbule Naciye’den elbisesini çıkarmasını isteyip sesini yükseltmiş.
    Araya giren annem Naciye’ye neden ablasının elbisesini giydiğini sordu. Bunun üzerine Naciye:
    ” Ama anne, benim elbisem üstüme olmadı, çok dar geldi. Bir de ablamın elbisesini deneyeyim dedim. Tam geldi. Bayramda ben bunu giyeyim ha, ne dersin? ”
    Annem daha sonra elbiseyi Makbule’ye giydirmeye çalıştı ama dar geldi.
    Annem:
    ” Tabi dar gelir. Siz büyüme çağındasınız. İki ay önce diktiğim elbisenin şimdi dar geleceğini düşünemedim. O zaman bayramda Naciye bu elbiseyi giyer, ben Makbule’ye iki gün içinde yeni elbise dikerim. ”
    Annem aynen öyle yaptı. İki günde elbiseyi dikti ve Makbule bayramda bu elbiseyi giydi.
    Beni sorarsanız annemden rica etmiştim ve beni kırmadı. Bana bayramlık alınmadı. Babamın yokluğunda zaten kıt kanaat geçiniyorduk. Annemi zor durumda bırakmak istemedim.
    KARANLIKTAN KORKMAM
    On beş yaşlarındaydım. Manastır Askeri İdadisi’ne gidiyordum. (O zamanın lisesi) Yaz tatilinde dayımın çiftliğine gitmiştik. Komşunun oğlu Enver’le çok iyi arkadaştık. Ara sıra birlikte gezerdik. Bir gün Enver, bizim bağa gidip üzüm yiyelim, dedi. Ben de olur dedim. Annelerimizden izin alıp yola çıktık. Sağda solda fazla eğlendiğimiz için, karanlığa kaldık.
    Enver: “İstersen dönelim. Sen şehir çocuğu olduğun için, karanlıktan korkarsın. Böyle durumlara alışık değilsin” dedi.
    Ben karanlıktan korkmadığımı söyledim. Yola devam edelim dedim. Tarla kenarı, patika yol, ağaçlık alan derken, karanlık iyice çöktü. Yanımdaki Enver’i zor seçer oldum. Bir saat önce dağların kartalıyım diyen Enver, gel Mustafa dönelim, az kalmıştı ya, yarın gündüz geliriz, demeye başladı. Neyse ki sonunda bağa vardık ve birer salkım üzüm kopardık. Üzüm yiyerek çiftliğe döndük.
    İLK ANDA CANIM SIKILMIŞTI
    Bakla tarlasında yalnız başıma bekçilik yaptığım günlerden birinde öğle vakti kulübenin önündeki çardak altında uyuya kalmışım. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, annemin sesine uyandım.
    Annem: ” Dayısı şuna bak, Mustafa uyuya kalmış. Makbule dün pınardan soğuk su içince hastalandı ya, Mustafa bütün gece başında bekledi. Ondan uykusunu alamadı. Neyseki Makbule’ye ballı ıhlamur içirdim de iyileşti ” dedi.
    Dayım: ” Bırak canım uyusun. Benim en sevdiğim şeydir burada uyumak. Bu öğle sıcağında karga falan uğramaz. Bir yatsam iki saatten önce top atsan uyanmam ” dedi.
    Bu konuşmaları duyunca ayağa fırladım. Uykuda yakalandım diye ilk anda canım sıkılmıştı ama Makbule’nin iyileştiğini duyunca rahatladım.
    NACİYE KAYBOLDU
    Dayımın bakla tarlasına Makbule ile giderdik. Bir gün Naciye de bizimle gelmek istedi. İlk defa benden birşey istediği için olmaz diyemedim. Annemden izin çıkınca o gün üç kardeş tarlaya gittik. Naciye eline bir sopa aldı ve kargaların ardından koşturdu durdu. Bir ara Makbule ile uzun süren bir konuşmamız oldu.
    Tarlanın ortasındaki kulübenin önüne oturduk ve yemeğe başlayacaktık ki, Naciye’nin yanımızda olmadığını fark ettik. Sağa baktık, sola baktık, Naciye neredesin diye bağırdık, Naciye yok. Neden sonra Naciye çıkageldi. Meğer karga peşinde koşarken çok yorulan Naciye kulübeye girmiş ve döşeğe yatıp uyumuş. Naciye’nin ortaya çıkmasıyla birlikte rahatladık ve yemeklerimizi yedik.

  251. iso can diyor ki:

    Atatürk hangi okullara gitmiştir, Atatürkün okuduğu okullar, Atatürkün gittiği okullar, Atatürk hangi okullarda okudu

    Mustafa Kemal öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Ancak Mustafa Kemal babasını çok küçük yaşlarda kaybetti (1888). Bu nedenle okuldan ayrılmak zorunda kaldı.

    Mustafa ve annesi dayıları ile birlikte yaşamak üzere taşraya Rapla Çiftliği’ne gittiler. Onu annesi büyüttü. Mustafa çiftlikte çalışmaya başlamış, ancak annesi okula gitmemesi nedeniyle endişelenmeye başlamıştı.

    Sonunda, annesinin Selanik’teki kız kardeşi ile birlikte yaşamalarına karar verildi. Böylece Mustafa Selanik’e dönüp okulunu bitirdi. Selanik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi. Bu okuldaki Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti.

    Askeri Rüştiyeyi 1895 yılında bitirdikten sonra, Mustafa Kemal Manastırdaki Askeri İdadiye girdi. 1899 yılında Manastır Askeri İdadî’sini bitirip, 3 Mart 1899’da İstanbul’da Harbiye’nin hazırlık sınıfına kaydoldu. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Harp Akademisi’ne devam etti. 11 Ocak 1905’te kurmay yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamladı.

    Sırasıyla Atatürk’ün gittiği okullar

    1886- Mαhαlle mektebi (birkαç gün gitmiştir)
    1886- Şemsi Efendi İlkoku
    1892- Selαnik Mülkiye Rüştiyesi (sivil ortαokul)
    1893- Selαnik Αskerî Rüştiyesi (Selαnik Αskerî Ortαokulu)
    1895- Mαnαstır Αskerî İdαdisi (αskeri lise)
    1899- İstαnbul Hαrp Okulu
    1902- İstαnbul Hαrp Αkαde*misi, kurmαy sınıfındα devαm etti.

    Mustαfα Kemαl, Hαrp Αkαdemisini 11 Ocαk 1905’te kurmαy yüzbαşı olαrαk bitirdikten sonrα Şαm’dαki 5. ordudα stαj için görevlendirildi.

  252. Emirhan diyor ki:

    bnece tavsiye ediyorum

  253. Mustafa diyor ki:

    Harika Ben sınavdan kesin 100 alıcam

  254. almina diyor ki:

    harika! ödevim için çok lazımdı bunlar

  255. almina diyor ki:

    <3

  256. alsel diyor ki:

    öğretmen çok beğendi

  257. seval diyor ki:

    Yani bunuda bilmezsen ☺ bence okuku bırak

  258. nick diyor ki:

    ♥ thank you What atatrür?

    • Gaye diyor ki:

      Türk olduğun belli.Bu arada Atatrür değil ATATÜRK…Madem yabancısın bide çevirisini yapayim.
      TURKEY’S LEADER… :))

  259. seval diyor ki:

    Yaznayi ogrende gell

  260. mete diyor ki:

    sınavdan yüz aldım

  261. alperen diyor ki:

    odevim icin lazımdı

  262. ibooo diyor ki:

    ben okula kopya çektiğimi söylemiycem yoksa öğretmene sölerler

YAZ ANA SAYFADA YAYIMLAYALIM

Serbest Kürsü

  • Büşra: Cevapları
  • Yiğit Eren: Silahlar yok burada,eksik ama idare eder gine.Allah devamını erdirsin
  • hüseyin: beyler ve bayanlar mesela benim 6 dersimde zayıf ama ortalamam 53 ve bunlardan birisi dil ve anlatım ama şunu biliyorum dil ve anlatım sorunlu geçtiğimi biliyom ama 6...
  • samet: cevap anahtarının ne zaman açıklanacağını bilen varmı?
  • adsız: ben 6.sınıfım Bursluluğu kazanırsam ne kadar bi para alcam
  • Nick...: arkadaşlar 65 buçuk aldım bando gelirmi sizce???
  • ennur: bu nasıl oluyor ya sıkları nasıl ısaretlıycez bılen varmı
  • birilerivar: 11. sınıfım ilk dönem fizik ve kimyam 1di. 2. dönemde de öyle oldu. kalıyormuyum?
  • leyla: KOH:baz,H2SO4:asit sonuç olarak arkadaşım bu bir nötralleşme tepkimesidir.
  • ayse fama: ÇOK GÜZELDE ÇIKLLARI NRDEN İŞARETLİYORUZ