Tarih Biliminde Yer ve Zamanın Önemi

Yer ve zamanın belirtilmesiyle olayın gerçek olup olmadığını anlarız. Olayın geçtiği yer ile olayın meydana geldiği zaman dilimi, o olayın sebep ve sonuçlarını belirlememizde gereklidir. Çünkü o yerin iklimi, yaşam şartları, madenleri, o zaman içindeki nüfusu, o zaman içindeki toplumsal değerler olayın meydana geliş sebeplerini oluşturabilirler.

Tarihin tanımı ve özellikleri

Tarihin Tanımı: Tarih, geçmişte yaşamış insan topluluklarının, her türlü faaliyetlerini yer ve zaman belirterek, sebep-sonuç ilişkisi içinde, tarafsız olarak inceleyen bilim dalıdır. Tarih, bütün yönleriyle insanlığın geçmişini inceler. Tarih, geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Tarih, insanlığın ortak mirasıdır. Tarihine sahip çıkmayan, tarihini unutmuş bir millet, hafızasını kaybeden bir insana benzer.   Tarih Biliminin Özellikleri: Geçmişteki olayları … Devamını oku…

Kurtuluş savaşında cepheler

1.         Doğu Cephesi  Bu cephede, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmak isteyen Ermeniler ile savaşılmıştır. TBMM Hükümeti 15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir Paşayı Doğu Cephesi komutanlığına atadı. 9 Haziran 1920’de harekete geçen Kazım Karabekir Paşa 30 Ekimde Ermenileri kesin bir mağlubiyete uğratarak Doğu Anadolu’nun tamamını kurtardı. Ermenilerin isteği üzerine Gümrü Barış Antlaşması imzalandı. (3 Aralık … Devamını oku…

Konya İsyanı

            Konya Valisi Cemal Bey’in zamaninda hazirlanan kötü ortam, Bozkir ayaklanmasinin bastirilmasina ragmen yok edilememisti. Anadolu’nun yüzyillardir dini ve geleneksel baglariyla Padisah’a bagli yasamis olan halki, M. Kemal Pasa’nin yeni bir savas getiren “Ulusal irade” sine baglanmadi. Büyük devletlerin kuvveti karsisinda durulamayacagi, bu sebeple direnmenin yarardan çok zarar getirecegi görüsü üstündü. Yunan ordusunun Anadolu’yu da … Devamını oku…

Afyonkarahisar’da Çopur Musa İsyanı

        Bu ayaklanmaların cereyan ettiği sırada Afyonkarahisar’da Çopur Musa başkaldırarak, askerleri firara teşvik ediyordu. Çopur Musa, başına topladığı serzügeşçilerle beraber, Çivril’i basmağa muvaffak oldu ise de, millî kuvvetlerin karşısında mağlup olmuş ve Yunan ordusuna sığınmak zorunda kalmıştır.

Yenihan,Yozgat ve Boğazlıyan İsyanları

            Yozgat’ta Çapanoğulları, Zile’de Aynacıoğulları tarafından idare edilen isyanlar 1919-1920 yıllarında devam ederek genişçe bir bölgeyi içine aldı. Asiler,Tokat’ı, Zile’yi ve Boğazlıyan’ı işgal ettiler. Milli Hükümet, bu isyanları en kritik bir anda büyük kuvvetler göndererek bastırmak zorunda kaldı.

Düzce-Hendek ve Adapazarı İsyanları

            13 Nisan 1920’de İstanbul Hükümetinin körüklemesi ile başgösteren isyan Bolu, Hendek ve Adapazarı’nda başladı. 5000 silahlı asinin katıldığı bu isyan, milli kuvvetleri 3 ay süre ile meşgul etmiş ve 24. Tümen komutanı Mahmut Bey ilei kurmay heyetinin şehit olmasına ve aynı tümenin tam mevcudu ile pusuya düşürülerek esir olmasına sebep olmuştur. Ancak Ali Fuat … Devamını oku…

Anzavur İsyanı

        Alaylı bir jandarma subayı iken, saray tarafından kendisine paşalık verilen Ahmet Anzavur, padişahtan ve İtilaf Devletleri’nden direktif ve yardım almış, Kuvay-i Muhammediye adı ile birlikler teşkil ederek milli kuvvetlere karşı çıkmıştır.             Birinci Anzavur İsyanı; 1 Ekim 1919’da Manyas,Susurluk,Gönen ve Ulubat dolaylarında başlamış, ancak milli kuvvetlerin gönderilmesi ile 25 Kasım 1919’da bastırılabilmişti. Aynı bölgelerde … Devamını oku…

İstanbul’un ingilizler tarafından işgali

15 Mart’ ta İstanbul’daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalatmış ve ertesi gün de şehir fiilen ve resmen askeri işgale maruz kalmıştır. İstanbul’ un işgalini, Mustafa Kemal Paşa’ nın Anadolu’ da kuvvetlenmesi sonucu bir baskı ve müeyyide şeklinde de görmek mümkündür. 18 Mart’ ta ise İngilizler, Meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan bu … Devamını oku…

Misak-ı Milli’nin Önemi ve Sonuçları

·Misak-ı Milli’ nin kabul edilmesi, İstanbul Hükümeti’ni telaşa düşürmüştür. İtilaf Devletleri ise, Misak-ı Milli’ den memnun kalmadıklarından kısa bir süte sonra Meclisi Mebusan’ı cezalandırmışlardır. ·Misak-ı Milli beyannamesi, her şeyden önce milli ve bölünmez bir Türk ülkesinin sınırlarını çizmiştir. ·Misak-ı Milli ile Türkler, tam bağımsızlık şuuruna erişmişler ve millet olarak asgari haklarını istemişlerdir. ·İtilaf Devletlerinin, Yunan … Devamını oku…

17. ve 18. Yüzyıl Islahat Hareketleri ve Özellikleri

XVII. Yüzyıl Islahatları ve Özellikleri   II. Osman   Osmanlı tarihinde ilk köklü ıslahat girişimleri II. Osman döneminde (1618 – 1622) başlamıştır. II. Osman dönemi yenilikleri şunlardır:  •II. Osman, saray dışından evlilik yaparak sarayı halka açmıştır.  •Şeyhülislam’ın fetva vermek dışındaki yetkilerini elinden aldı. Böylece ilmiye sınıfının devlet işlerine karışması engellenmiştir.  •Zamanın ihtiyaçlarına göre yeni kanunların … Devamını oku…

Amasya tamiminin milli mücadeledeki yeri ve önemi

AMASYA TAMİMİNİN MİLLİ MÜCADELEDEKİ YERİ VE ÖNEMİ  Türk halkının başlattığı direniş hareketlerinin tek merkezden toplamayı amaçlayan bu genelge Mustafa Kemal ve arkadaşlarınca hazırlanmıştır. Mustafa Kemal tarafından önceden hazırlanmış metin üzerinde yapılan çalışmalardan sonra Amasya Tamimi kabul edilmiştir. 21-22 Haziran 1919 yılında genelge halini alarak tüm illere duyurulmuştur.  Bu tamimin önemli hükümleri şunlardır:  Yurdun bütünlüğü, vatanın … Devamını oku…

TBMM’nin açılması ve çalışmaları

 Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından başlayan işgallere karşı etkili bir direniş gösterebilmek için bölgesel kuvvetlerin birleşmesi amaçlanmıştı.  Milletin kendi kararlarını almaları için bir meclise ihtiyaç vardı.Bunun için M.Kemal 19 mart 1920’de bir genelge yayınlayarak her sancaktan beşer tane olmak üzere milletvekilleri seçilip Ankaraya gelmeleri istendi .Bunun üzerine büyük bir katılım olarak 23 nisan 1920’de meclis kuruldu.İlk … Devamını oku…