Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi

Batı Cephesi Millî Mücadele’nin kaderini bu cephede Yunanlılarla yapılan savaşlar belirlemiştir : • I.İnönü Muharebesi (6 – 10 Ocak 1921) • II.İnönü Muharebesi (23 Mart – 1 Nisan 1921) • Kütahya-Eskişehir Muharebeleri (10 – 24 Temmuz 1921) • Sakarya Meydan Muharebesi (22 Ağustos – 12 Eylül 1921) • Büyük Taarruz (26 Ağustos – 18 Eylül … Devamını oku…

Güney Cephesi

Güney Cephesi Bu bölgedeki savaşı yöre halkı ve Temsilciler Kurulu’nun gönderdiği subaylar sürdürmüştür. Fransız-Ermeni güçlerine karşı savaşılmıştır. Fransa daha TBMM açılmadan 1920 başlarında Urfa ve Maraş’tan çekilmiştir. Ankara Antlaşması’ndan sonra ise, Hatay hariç Adana, Antep ve diğer yerleşmeleri boşaltmıştır. Maraş’ta Sütçü İmam, Urfa’da Ali Sâip, Antep’te Şâhin Bey direnişin sembolü olmuşlardır. İtalya’ya gelince, İzmir’in Yunanlılara … Devamını oku…

Doğu Cephesi ve Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920)

Doğu Cephesi I. Dünya Savaşı’nda Ruslar Kafkaslardan çekilince, bölgede bir Ermeni devleti kurulmuştur. Mondros hükümlerine göre de, Türk ordusu Kuzeybatı İran ve Kafkasya’yı boşaltmıştır. Ermenilerin Doğu Anadolu’yu tehdit etmesi üzerine TBMM haziran 1920’de Doğu Cephesi’ni kurmuş, Kâzım Karabekir’i komutanlığına atamıştır. Türk ordusu Ermenileri Millî sınırlarımız dışına sürmüş, Kars ve Gümrü bize geçmiştir (Ekim-Kasım 1920). Ermeniler … Devamını oku…

Düzenli Ordunun Kurulması

DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI Erzurum’da Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu dışında düzenli birlik bulunmuyordu (Mondros hükümlerine göre terhis edilmişlerdi). Kuva-i Millîye düşmanı yurttan atacak güce sahip değildi. Nitekim, 22 Haziran 1920’de Yunanlıların Anadolu içlerine doğru düzenledikleri ileri harekâtta Ali Fuat Paşa komutasındaki Kuvva-i Millîye birlikleri bozguna uğramışlardı. Bunun üzerine, düzenli ordu kurma çalışmalarına hız kazandırılmıştır. … Devamını oku…

Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)

SEVR ANTLAŞMASI (10 AĞUSTOS 1920) Esasları San Remo’da belirlenen Sevr Antlaşması, İtilâf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında imzalanmış, Millî Mücâdele kazanıldığı için yürürlüğe girmemiştir. Antlaşmaya göre : • İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak, ancak, azınlıkların hakları gözetilmezse Türklerin elinden alınacaktır. • Boğazlar, bütün devletlerin gemilerine her zaman açık olacak, içinde Türk üyenin bulunmadığı bir … Devamını oku…

TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar

TBMM’ye karşı ayaklanmalar Millî Mücâdele’nin kazanılmasını geciktiren ayaklanmalar dört ayrı nitelik gösterir : • İstanbul Hükûmeti’nin doğrudan çıkardığı ayaklanmalar. Boğazlara egemen olmak isteyen İngiltere de bu isyanları desteklemiştir (Anzavur İsyânı, Kuvva-i İnzibâtiye ordusu). • İstanbul Hükûmeti ve İtilâf Devletlerinin birlikte çıkarttıkları ayaklanmalar (Urfa’daki Millî Aşireti Ayaklanması’nı Fransız, diğerlerini İngilizler kışkırtmıştır. Halkın dinî duyguları istismar edilmiştir). … Devamını oku…

TBMM’nin Açılması (23 Nisan 1920)

BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920) Yeni seçilen milletvekilleri ile Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Ankara’ya gelebilen üyeleri tarafından “Olağanüstü Yetkilerle Donatılmış Meclis” sıfatıyla açılmıştır. “Kurucu Meclis” adının padişahcı çevrelerde uyandırdığı kuşku böylece ortadan kalkmıştır. Meclis, 1 Nisan 1923’e kadar görev yapmıştır; I. Meclis denilmektedir. Millî Mücadele’yi yürüten kurucu (yeni devlet kuran) bir meclistir. Millî egemenlik … Devamını oku…

Son Osmanlı Meclis-i Mebusan ve Misak-ı Milli

SON OSMANLI MECLİS-İ MEBUSAN’I ve MİSÂK-I MİLLÎ (1) Amasya Protokolü gereğince yapılan seçimlerden, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuku Millîye Cemiyeti zaferle çıkmış, M. Kemâl Erzurum mebusu (milletvekili) seçilmiştir. M. Kemâl, seçilen milletvekillerinden, İstanbul’da açılacak mecliste; • Müdâfaa-i Hukuk Grubu kurmalarını, • Kendisini meclis başkanı seçmelerini, • Misâk-ı Millî kararlarını kabûl etmelerini istemiştir. İtilâf Devletleri, Meclisin, … Devamını oku…

Amasya Görüşmesi (20-22 Ekim 1919)

AMASYA GÖRÜŞMESİ (PROTOKOLU) (20 – 22 EKİM 1919) Temsil Kurulu adına M. Kemâl, İstanbul Hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa arasında yapılan görüşmeler sonucu Amasya Protokolu imzalanmıştır. Protokolle, İstanbul Hükûmeti, Millî Mücâdele’yi ilk kez tanımıştır; bu yanıyla önemlidir. Değilse, protokol, milletvekili seçimleri dışında uygulanamamıştır. Şu kararlar alınmıştır. • Türk vilayetleri düşmana terk olunmayacak, hiçbir biçimde … Devamını oku…

Sivas Kongresi (4 – 11 Eylül 1919)

Sivas Kongresi (4 – 11 Eylül 1919) Amasya Genelgesi ile M. Kemâl toplantıya çağırmıştır (1). Sadrazam Damat Ferit Paşa, Elazığ Valisi Ali Gâlip kanalıyla kongrenin toplanmasını engellemeye çalışmış, başaramamıştır. Millîdir; alınan kararlar, bütün ülke ve milleti ilgilendirmiştir. Büyük devletleri, istatistiki rakamlarla Anadolu ve Trakya’nın Türklere ait olduğuna inandırmak veya kurtuluşu, bir büyük devletin himayesinde aramanın … Devamını oku…

Erzurum Kongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos)

Erzurum kongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919) Doğu Anadolu’nun Ermenilere verileceği söylentisi üzerine, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti’nin desteği ile Doğu Anadolu Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından düzenlenmiştir. 15. Kolordu komutanı Kâzım Karabekir Paşa’dan büyük destek görmüştür. Bölgesel amaçlı toplanan kongre, üyelerden birinin istifa etmesi ve Mustafa Kemâl’in onun yerini alıp (2), ardından başkanlığa seçilmesi sonucu … Devamını oku…

Enzimlerin Günlük Yaşamımızda ki Kullanım Alanları

Enzimler başardıkları işler yanında çalışma şekilleride hayli ilginçtir.Bir enzim sahip olduğu 3 boyutlu yapısıyla yanlızca bir kimyasal tepkimeyi katalizleyebilir.Bir kimyasal tepkimeye giren enzim başka hiçbir kimyasal reaksiyona girmez. Reaksiyona giren enzimi bir “U” şekli olarak düşünürsek bu enzimin içine yerleşecek madde (substrat) ancak çubuk şeklinde olmak zorundadır.Eger kimyasal maddeler daire, kare veya başka tip sekillerde … Devamını oku…

Orhan Bey’in Rumeli’ye Geçişi

Orhan Gazi’nin hükümdarlığının son döneminde yeni bir strateji ortaya çıkmıştır. Bu strateji Bizans’a yardım etme vesilesiyle Rumeli’ye Osmanlı askeri gönderilmesi ile başlayıp; Osmanlıların ve Turklerin Rumeli’de toprak edinip şehirlere de yerleşmesi ve yeni bir küffar elinden toprak fethetme sürecinin (sonucunda ta orta Avrupa’ya uzanacak olan sürecin) başlaması ile devam etmiştir.[9]   Orhan Bey zamanında sınırların … Devamını oku…