Tartışma sürecinin aşamaları

1 . Tartışma problemlerinin seçimi:  Tartışma problemi seçilirken katılımcıların ilgi ve tutumları ile konuyla il­gili ön bilgileri göz önünde bulundurulmalıdır. Konu katılımcılar için ilgi çekici olmalı ve katılımcılar tar­tışmaya karşı güdülenmelidir. Bunun yanı sıra problem cümlesinin açık olması konuyu tam olarak belirt­mesi, konuyu sınırlayabilmesi gerekir. Problem cümlesi soru ya da düz cümle olarak ifade edilebilir. … Devamını oku…

Bir metni okumakla o metin hakkında bir konuşma hazırlayıp sunmak arasında nasıl bir fark vardır?

* Bir metni hazırlamak ile konuşmayı sunmak arasında %60 vardır ve insanlar kendi zihinleri yorarak ve gayret ederek hazırladıkları konularda daha  kalıcı bilgiye sahip olurlar. Tecrübe işin içine girmektedir. * Bir metni okumakla o metni slayt ortamında izlemek arasında bilginin hafızada kalma oranı açısından nasıl bir fark olduğunu anlatınız. * Bir metni okumakla %10 verim … Devamını oku…

Sunumda dinleyici kitlesinin özellikleri ve teknik imkanlar

Bir konunun, bir bildirinin, bir araştırma sonucunun dinleyicilere aktarılmasına sunum denir. Sunumda bir çalışma sonucunu açıklama, anket çalışmalarını ifade etme, bilgileri yenileme ve pekiştirme söz konusudur.  Birkaç kişiye veya bir salondaki kalabalığa yapılan sunumun amaçları arasında bilgi vermek, bilgileri yenilemek, bir araştırma veya anket çalışmasının sonuçlarını açıklamak, bilimsel bir araştırmaya katkıda bulunmak sayılabilir.  Sunumdan Önce … Devamını oku…

Edebiyat ile insanı konu edinen bilim dallarının birbirine benzeyen ve ayrılan yönlerini

4. BENZERLİKLER. Her ikisinde de dil ortaktır. İnsanı merkeze alır ve yaptığı her şeyde insanı anlatır. Yapılan faaliyetlerde insanın faydası söz konusudur. Birbirinden farklı olsa da kendine has yöntemleri vardır. FARKLILIKLARI Dilin işlevleri açısında farklılık izah eder. Edebiyat sanatsal, heyecan bildirme ve şiirsel işlevleri kullanırken  bilim göndergesel işlevi kullanır. Amaçları farklıdır. Edebiyat estetik zevk için … Devamını oku…

Sanat ve zanaatın ortak ve farklı yönleri

 Farkları: ·         Sanat eseri biriciktir; zanaat eseri ise çoğaltılabilir. ·          Sanat eseri alışılmışın dışında özgündür; zanaat eseri alışılmış bilinen tekrar edilendir. ·         Sanatta yaratıcılık ön planda olmasına karşılık zanaatta ustalık ön plandadır. ·         Sanat eseri güzellik amacı güder; zanaat ise yarar amacı. ·         Sanatçı eserini oluştururken para kazanma amacı gütmez; zanaatçı para kazanmak ister.  Benzerlikleri: … Devamını oku…

Atatürk ve Güzel Sanatlar

1937’de Atatürk’ün direktifi ile Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlı olarak Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi’nde Resim ve Heykel Müzesi kuruldu. Atatürk Türk müziğinin evrensel müzikteki yerini bir an önce alması amacıyla yapılan çalışmalara önderlik etmiştir. Müzik eğitimi görmeleri için çok sayıda öğrenciyi Avrupa’ya göndermiştir. Ankara’da Musiki Muallim Mektebi ile İstanbul’da Sanayi-i Nefise mekteplerinin açılmasını sağlamıştır. 1924 yılında … Devamını oku…

Güzel sanatlar içinde edebiyatın yeri

Sanat insanın güzellik karşısında duyduğu heyecan ve hayranlığı uyandırmak için ortaya koyduğu yaratıcılıktır. Sanatın temelinde insan sevgisi, hoşgörü, yaratma özgürlüğü vardır.  Sanat insanın varlık şartlarından biridir. İnsanın olduğu her yerde sanat vardır.(Mağara resimleri, antik süs eşyaları, işlenmiş kap kaçak vb.) Sanatın amacı da zaten insanlarda güzel duygular uyandırmak, insan hayatını renklendirmek, güzelleştirmektir. Resim, tiyatro, şiir, … Devamını oku…

Tartışma ve Çeşitleri

Bilgi, paylaşarak çoğalır. Eğer ilk insandan bu yana insanlar düşüncelerini birbirleriyle paylaşmasalardı doğru, iyi ve güzeli bulamazlardı. Bilimin ve teknolojinin gelişmesini de bu bilgi paylaşımına borçlu¬yuz. Bütün bunlar da tartışmayla olur. Tartışma, bir nevi paylaşmadır. Her şeyin zıttıyla var olduğunu düşü¬nürsek, tartışmada her düşüncenin karşıtını alarak zenginleşir. Tartışmayla analiz ve sentez yeteneğimizi geliştiririz. Kı¬saca tartışma … Devamını oku…

Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı (19.yy. ve 20. yy.)

Osmanlı Devleti, 18. yüzyıldan başlayarak yönetim, siyaset, eğitim ve askerlik alanlarında hızla gerilemeye başlamıştır. Bu çöküşü önlemek için 19. yüzyıldan itibaren zaman zaman birtakım düzenlemeler (ıslâhat) yapılmıştır. Eğitim, ordu, maliye gibi kurumlarda yapılan bu düzenlemeler yeterli olamamıştır. I. Abdülmecit (hüküm. 1839-1861) devrinde Hariciye Nazırlığına (Dışişleri Bakanlığı) getirilen Mustafa Raşit Paşa, devletin bütünlüğünü ve gücünü koruyabilmesi … Devamını oku…

Atatürk’ün Eğitim ve Öğrenim Hayatı

Mustafa, önce annesinin isteğiyle mahalle mektebine gitti. Burada modern eğitim uygulanma­dığından Şemsi Efendi İlkokuluna başladı. Şemsi Efendi İlkokuluna devam ederken baba­sını kaybetti. Bunun üzerine kısa bir süre öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Babasının ölümüyle aile zor durumda kaldı. Zübeyde Hanım, oğlu Mustafa ve kızı Makbule ile birlikte Selanik yakınlarında çiftlik işleten kardeşinin yanına gitti. Mustafa’nın … Devamını oku…

Şiir ve Zihniyet

“Zihniyet” terimi ile bir dönemdeki sosyal, siyasî , idarî, adlî, askerî, dinî güçlerin, sivil toplum örgütlerinin, ticarî hayatın, eğitim etkinliklerinin birlikte oluşlturdukları ortam ve bunların hiçbirine indirgenemeyen duygu, anlayış ve zevk bütünü kastedilmektedir. Her sanat eseri yazıldığı dönemin izlerini taşır. Sanatçılar da sosyal bir çevre içerisinde yaşarlar ve içinde yaşadıkları sosyal ve kültürel olaylardan etkilenirler. … Devamını oku…

Edebiyatta gerçeklik

Gerçeklik: nesnel olarak var olan her şeydir. Çevremiz, yaşadıklarımız, tanık olduğumuz olaylar, bütün maddi evren. Bu duruma doğal gerçeklik denir. Edebiyatta gerçeklik: 1. Edebiyat eserindeki içeriğin gerçeklikle bağı vardır. Eseri oluşturan yazar ya da şair belli bir toplumsal gerçeklik içinde yaşamaktadır ve eserinde gerçekliği şöyle ya da böyle yansıtır. 2. Edebiyat eseri, yazıldıktan sonra da … Devamını oku…

Edebi Metin Nedir?

Edebî Metin Edebi metin : İnsanların iç dünyasında zevk uyandırmak ve onları etkilemek için ortaya konulan edebi yazılardır. işte şair ve yazarlar bu etkiyi gerçekleştirmek için kelimeler üzerine yoğun ve derin anlamlar yükler, kimisi şekil açısından bunu yakalamak ister kimi de anlam açısından … Edebi metinlerde amaç sadece anlamları sunmak değil aynı zamanda kişiyi etkilemek … Devamını oku…

Masalların Türk edebiyatındaki yeri

Masal kelimesinin eski Türk dili anlatımlarında ve eski metinlerde “masal” , “mesele”, “misal”, “hikâye”, “destan”, “kıssa” karşılığında kullanıldığı görülmektedir. Zamanla bu kelimeye menşe olacak “mesel” kelimesi ise 19. yüzyılın başlarından itibaren yazılı ve sözlü kaynaklarda rastlanmaktadır. Bu kelime “örnek verme” ve “benzer” anlamlarında kullanılmaktadır. Bazı Türk yerleşim bölgelerinde “atasözü” karşılığında da kullanılan kelime Azeri sahasında … Devamını oku…