Türk Dış Politikasının Temel İlkeleri

Türk Dış Politikasının Temel Özellikleri

  •  İttifaklara önem verilmesi
  •  Devletlerin eşitliği prensibine uyulması
  •  Barışçıdır: Türkiye, Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi çerçevesinde, devletlerarası sorunların çözümünde eşitliğe dayanan dostluklar ve ittifaklar kurmayı amaçlar.
  •  Bağımsızdır: Ülkemiz bağımsızlığını her şeyin üstünde tutarken, diğer devletlerin dış politikalarından ve yönetim sistemlerinden etkilenmez Siyasi  ve ekonomik bağımsızlığın korunmasına önem verir.
  • Gerçekçidir: Dış siyasette Türkiye dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmeleri göz önünde bulundurarak gerçekleştirmeyi amaçladığı hedeflere yönelir.
  • Hukuka Bağlıdır: Devletlerarasındaki meselelerin hukuki yollardan, diplomasi yoluyla ve eşitlik ilkesi ile çözümlenmesi, Türkiye’nin benimsediği bir yoldur.
  • Milli Güce Dayalıdır: Türkiye, ülke menfaatlerini ve kendi halkını dikkate alan, bilim ve teknolojiyi rehber kabul eden milli bir dış politika takip eder. Milli çıkarların korunmasına önem verir

1923-1930 DÖNEMİ

  •  Türkiye’nin dış politikası, Lozan’dan geriye kalan sorunların çözülmesine ve Lozan’da alınan kararların uygulanmasına yönelik olmuştur.
  • 1923-1930 döneminde; Musul sorunu, dış borçlar, yabancı okullar ve nüfus mübadelesi konuları Türkiye’nin dış politikasında belirleyici olmuştur.

 IRAK SINIRI VE MUSUL MESELESİ

  • Lozan Barış Antlaşması’yla Musul sorunu çö¬züme kavuşturulamamıştır. Türk Hükümeti, Musul halkının çoğunun Türk olmasından dolayı Musul’un kendisine bırakılmasını istiyordu.
  • İngiltere ise bölgenin zengin petrol yataklarına I sahip olması ve ekonomik çıkarları dolayısıyla Musul« topraklarını bırakmak istemiyordu.
  • Lozan’da Musul sorununun iki taraf arasında yapılacak karşılıklı görüşmelerle halledilmesine karar verilmişti.
  •  İkili görüşmeler sırasında bir çözüm sağlana¬mamış ve durum Milletler Cemiyetine götürülmüştü.
  • İngiltere’nin uzlaşmaz tutumu üzerine Türkiye, bölgeye müdahale kararı almış, fakat bu sırada Şeyh Sait İsyanı’nın çıkması, müdahalenin gerçekleşmesini engellemişti.
  • Sonuç olarak 5 Haziran 1926’da iki ülke arasın¬da Ankara Antlaşması imzalanmış ve Musul sorunu çözülmüştür.Türkiye, Şeyh Said isyanıyla uğraştığı için gerekli askeri mü¬dahalede bulunamadı.

Ankara Antlaşması (1926)

  • Türkiye ile İngiltere arasında yapıldı.
  • Musul, İngiliz mandasındaki Irak’a verildi.
  •  Musul’un petrol gelirlerinin % 10’u yirmi beş yıllığına Türki¬ye’ye verildi.
  •  Türkiye beş yüz bin İngiliz sterlini karşılığı bu hakkından vaz¬geçti.

Ankara Antlaşmasının Önemi

  •  Türk—İngiliz anlaşmazlığı sona erdi.
  •  Musul’un kaybıyla Misak-ı Milli’den taviz verildi.
  •  Musul’daki Türkleri koruyucu kararlar alınmadı.

DIŞ BORÇLAR SORUNU

  • Fransa ile aramızda sorun oldu.
  • Türkiye’den alacağı en fazla devlet olan Fransa, borçların al¬tın olarak ödenmesini istedi.
  • Türkiye ise borçların kağıt para olarak ve Fransız frangı şek¬linde ödenmesini kabul ettirdi.
  • Türkiye borçların ana parasını 1954’e, faizlerini ise 1984’e kadar ödedi.
  • 1929’da başlayan dünya ekonomik bunalımı Türkiye’nin borçlarını geç ödemesinde etkili oldu.

YABANCI OKULLAR SORUNU

  • Avrupalı devletler kapitülasyonlar aracılığıyla Osmanlı Devleti’nde pek çok farklı okullar açmışlar ve çeşitli haklara sahip olmuşlardır.
  • Bu okullar, zamanla Osmanlı Devleti’ne karşı bazı zararlı faaliyetlerde bulunmaya başlamışlardır.
  • Lozan Barış Antlaşması’yla; bu okullarla ilgili tek yetkili kurumun TBMM olmasına karar verilmiş ve bu okulların eğitim sistemini düzenleme yetkisi TBMM’ye verilmiştir.
  • 3 Mart 1924 tarihinde Tevhidi-Tedrisat Kanunu’nun çıkarılmasıyla tüm okullar Millî Eğitim Bakan¬lığına bağlanmıştır.
  • Lozan’da yabancı okulların Türk milli eğitim sistemine bağ¬lanması kararlaştırılmış, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile de bu durum pekiştirilmiştir.
  • Fransa ile papalık yabancı okullarda Türk öğretmenlerin gö¬rev yapmasına ve bazı derslerin Türkçe okutulmasına karşı çıktılar.
  • Türkiye, bu sorunun kendi iç meselesi olduğunu bildirdi. Bu okullarda tarih, coğrafya, Türkçe derslerinin Türk öğretmen¬lerce okutulması, Türk müfettişlerince denetim yapılması ka¬rarlaştırıldı.

NÜFUS MÜBADELESİ (NÜFUS DEĞİŞİMİ) SORUNU

  • Nüfus mübadelesi Yunanistan’la aramızda sorun olmuştur. Lozan Antlaşması’na göre İstanbul Rumlarıyla Batı Trakya Türkleri hariç diğer Türk ve Rumların yer değiştirmesi kararlaştırılmıştı.
  • Yunanistan, özellikle İstanbul’da daha çok Rum bulundurmak istiyordu.
  • Sorun, Milletler Cemiyeti ve Lahey Adalet Divanı’nda da çö¬zümlenemedi Türk-Yunan ilişkilerini bu durum gerginleştirdi.
  • Türkiye ile Yunanistan 10 Haziran 1930’da antlaşma yaptı.
  • İstanbul Rumlarının ve Batı Trakya Türklerinin yerleşme tarihlerine bakılmaksızın           yerlerinde kalmaları kabul edildi.
  • Atatürk’ün sağlığında Türkiye ile Yunanistan  arasında yakınlaşma doğdu.
  • Yunan Başbakanı Venizelos Türkiye’yi ziyaret etti.
  • Türk – Yunan ilişkileri 1954 yılına kadar sürecek iyi ilişkiler dönemine girdi.
  • 1954 yılında ortaya çıkan Kıbrıs sorunu, Türk-Yunan ilişkilerinin yeniden bozulmasına neden olmuştur.