Ülkemizde Doğal Kaynaklar ve Verimli Kullanılması

DOĞAL KAYNAKLARDAN VERİMLİ YARARLANMA Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve maden­ler doğal kaynakları oluşturur. Doğal kaynaklar in­san ve toplum hayatı için vazgeçilemez nitelikte önemli değerlerdir. Su, oksijen, bitki örtüsü, petrol gibi doğal kaynakların büyük hızla azalması, canlı­ların yaşam alanlarını kısıtlamakta, çevresel felaket­lere yol açabilecek iklim değişikliklerine yol açmak­tadır. Türkiye çeşitli maden kaynakları bakımından zen­gindir. … Devamını oku…

Türkiye’nin Enerji Politikası

Türkiye, enerji kaynakları bakımından dışa bağımlı bir ülke olmasına rağmen dünyada enerji kaynakla­rının yaklaşık % 70’ini barındıran Orta Doğu ve Av­rasya ülkelerinin komşusu durumundadır. Bu du­rum Türkiye’nin jeopolitik önemini artırmaktadır. Petrol ve doğalgaza sahip olmak kadar bu kaynak­ları dünya pazarlarına ulaştırmak da önemlidir. Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan gibi pet­rol ve doğalgaz bakımından zengin kaynaklara sa­hip … Devamını oku…

Körfez Savaşları ve Ülkemize Etkileri

I. Körfez Savaşı Irak, 1980 -1988 yılları arasında İran ile yaptığı sa­vaşta ekonomik yönden ağır zararlara uğramıştı. Bu zararları karşılamak için 2 Ağustos 1990’da Ku­veyt’i işgal etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Irak’ın Kuveyt topraklarını boşaltması için karar alarak, bu kararın 15 Ocak 1991 tarihine kadar uygulanmasını, aksi taktirde güç kullanılacağını duyurdu. Irak’ın bu sü­re içinde … Devamını oku…

İnsan Hak ve Özgürlüklerinin Gelişmesi

İNSAN HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİNİN GELİŞMESİ 1789’da ortaya çıkan Fransız ihtilali sonunda yayın­lanan İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi, insan hakları kavramının uluslararası bir nitelik kazanma­sını sağlamıştı. İnsan haklarının evrensel ilkeler ola­rak kabul edilmesi ve korunması yönünde çalışma­lar, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Birleşmiş Milletler Örgütü‘nün kurulmasıyla hızlanmıştır. İnsan Haklarını Koruyan Uluslararası Sözleşmeler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 1945’te … Devamını oku…

Nato’nun Kurulması ve Türkiye

NATO’NUN KURULMASI II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa devletleri sava­şın yıkıntılarını temizleyip ekonomilerini güçlendir­meye çalışırken, Sovyetler Birliği genişleme politi­kasını sürdürüyordu. Sovyetler Birliği, 1948 yılında 456.000 km2 toprağı kendi sınırlarına katmıştı. Ayrı­ca 983.000 km2 üzerindeki yedi ülkede kendi kon­trolünde komünist yönetimlerin kurulmasını sağla­mıştı. Batı Avrupa ülkeleri, Sovyetler Birliği’nin yayılmacı politikaları karşısında ortak bir güvenlik sistemi kur­maya karar … Devamını oku…

Türkiye’de Demokrasinin Gelişimi

23 Nisan 1920’de TBMM‘nin açılmasıyla de­mokrasi yolunda en önemli adımlardan biri atılmış oldu. 1923 ile 1930 yılları arasında çok partili ha­yata geçiş denemeleri yapılmış, fakat başarılı oluna­mamıştı. 1930’dan sonra Türkiye’de tek partili rejim 1946 yılına kadar devam etmişti. İkinci Dünya Savaşı’nın Batı demokrasilerinin zaferiyle sonuçlanması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisinde birkaç milletvekili siyasi hayatımızda de­mokratik … Devamını oku…

2.Dünya Savaşında Türkiye’nin Tutumu

Türkiye İkinci Dünya Savaşı öncesinde dünya devletlerine karşı dost bir politika izliyordu. Ancak, İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikalarına karşı İngiltere ve Fransa’ya daha yakın durmaya çalışıyordu. Türkiye bu savaşta toprak bütünlüğünü kazan­mayı ve tarafsız kalmayı amaç edinmişti. Müttefik ve Mihver Grubu devletleri Türkiye’yi kendi saflarına çekmek için her yolu denediler. Türkiye savaşın başından itibaren Müttefik … Devamını oku…

2.Dünya Savaşının Nedenleri ve Sonuçları (1939-1945)

II. Dünya Savaşı‘nın Nedenleri 1.I. Dünya Savaşı’nda yenilen devletlerle ekonomik, siyasi, askerî ve hukuki alanlarda ağır şartlar içeren antlaşmalar imzalandı. Bu durum Alman­ya’da hoşnutsuzluğa ve dolayısıyla II. Dünya Savaşı’na neden oldu. 2.  I. Dünya Savaşı’ndan sonra sınırların çizilme­sinde milliyetçilik anlayışına dikkat edilmedi. Bu ne­denle etnik çatışmalar ve sınır sorunları ortaya çıktı. 3.  İtalya Birinci Dünya … Devamını oku…

Atatürk Dönemi Dış Politika

IRAK SINIRI VE MUSUL MESELESİ Lozan Barış Antlaşması’yla Musul sorunu çö­züme kavuşturulamamıştır. Türk Hükümeti, Musul halkının çoğunun Türk olmasından dolayı Musul’un kendisine bırakılmasını istiyordu. İngiltere ise bölgenin zengin petrol yataklarına I sahip olması ve ekonomik çıkarları dolayısıyla Musul« topraklarını bırakmak istemiyordu. Lozan’da Musul sorununun iki taraf arasında yapılacak karşılıklı görüşmelerle halledilmesine karar verilmişti. İkili görüşmeler … Devamını oku…

Atatürk’ün Son Günleri ve Ölümü

Image via Wikipedia Son Günleri ve Ölümü Türkiye Cumhuriyeti‘nin kurucusu Atatürk, hayatı boyunca milletine her alanda hizmet etti. Milletin huzuru, güveni ve mutluluğu için çalıştı. Atatürk’ün hastalığı ile ilgili ilk şikâyetleri 1937 yılında başladı. Fakat doktorlar bu hastalığın teşhisini uzun bir süre koyamadılar. 1938 yılında Yalova Kap­lıcalarına dinlenmek için gittiğinde kaplıcadaki doktor, Atatürk’ün hastalığının siroz … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (İnkılapçılık)

İnkılap, bir toplumun önemli kurumlarını kısa bir süre içinde değiştirip kendini yenileştirme atılımıdır. Atatürk inkılabı, “Türk milletini son yüzyıllarda geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medeni gereklere göre ilerlemesini sağlayacak yeni müesseseler koymuş olmaktır.” şeklinde tanımlamıştır. İnkılapçılık, Batılılaşma ve çağdaşlaşma yolunda daima ileriye, çağdaş uygarlığa yönelmektir. Atatürk’ün inkılap anlayışı eskiyi kaldırıp yerine … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Laiklik)

Laiklik, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır. Kısaca din işleri ile devlet işlerinin ayrı yürütülmesidir. Laiklik ilkesinde temel hedef, inanç özgürlüğü  sağlanmasıdır. Herkes istediği inanca sahip olabilir ve bu inancın gereklerini yapabilir. Atatürk’e göre dine saygı, inanan kişinin haklar saygının bir sonucudur. Atatürk dine karşı olmadığı  gibi, gerçek dindara da … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Devletçilik)

Devletçilik, temel anlamıyla devletin ekonomik ha­yatın içine girmesidir. Devletçilik bir ekonomi siya­setidir. Atatürk’ün devletçilik anlayışı komünizmden farklıdır. Atatürk’ün devletçilik anlayışında devlet ekonomi­nin içinde yer almakla birlikte özel teşebbüsün önünde engel değildir. Sermayesi olan vatandaşlar birkaç alan dışında diledikleri biçimde üretime katı­labilirler. Devletçilik ilkesi bir zorunluluk olarak ortaya çık­mıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra özel teşebbüs desteklenerek liberal … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Halkçılık)

Bir milleti oluşturan, çeşitli mesleklerin ve toplum­sal grupların içinde bulunan insanlara halk denir. Halkçılık, milletin çıkarına ve yararına bir siyaset iz­lenmesi, halkın kendi kendini yönetmeye alıştırılmasıdır. Halkçılıkta belli bir grup, kişi ya da sınıf üstünlüğü yoktur. Toplumu oluşturan bütün vatan­daşlar ülkesine ve devletine karşı hak ve sorumlu­luklar açısından eşittir. Herkes devlet imkânlarından eşit olarak yararlanma … Devamını oku…