Fıkhi yorumlar hangileridir? Kısaca

İslam dini Müslüman bilginlere, Kur’an ve sünnette öz olarak anlatılan konuların ayrıntılarını açıklama ve hiç değinilmemiş konularda hüküm tespit edip görüş belirtme özgürlüğü tanımıştır. Bilginler de Peygamberimiz döneminden günümüze kadar gelişen olaylar ve gerçekleşen yeni durumlarla ilgili hükümlerini Kur’an ve sünnete uygun biçimde tespit edip açıklamışlardır.

Bunun sonucunda, İslam bilginlerinin görüş ve düşüncelerini temel alan Caferilik, Hanefilik, Malikilik, Şafiilik ve Hanbelilik gibi mezhepler oluşmuştur.

Caferilik, Peygamberimizin soyundan gelen İmam Cafer Sadık’ın görüşlerini temel alan mezheptir.Bu mezhebin görüşlerinin büyük çoğunluğu Hanefilik, Şafiilik, Malikilik gibi mezheplerin görüşlerine uygundur.

Hanefilik, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin görüşlerini temel alan mezheptir. İmam-ı Azam, dini hükümlerin tespitinde Kur’an-ı Kerim’i, Peygamberimizin sünnetini ve sahabilerin görüşlerini esas almıştır.

Malikilik, İslam bilginlerinden Malik İbni Enes’in görüşlerini esas alan mezheptir. İmam-ı Malik, İslam dininin hükümlerini tespit etmede Kur’an’ı, Peygamberimizin sünnetini, sahabilerin görüşlerini ve Müslüman bilginlerin tamamına yakınının görüş birliği içinde kabul ettikleri hükümleri esas almıştır. Bu kaynaklarda tespit edemediği konularda ise kendi görüşünü belirtmiştir

Şafiilik, asıl adı Muhammed olan İmam-ı Şafiî’nin görüşlerini temel alan mezheptir. İmam-ı Şafiî, dinî hükümleri tespit etmede izlediği yöntemi şu şekilde açıklamıştır: “Öncelikle Kur’an’ı ve Resulüllah’ın sünnetini esas alırız. Sonra, sahabilerin görüşlerini ve Müslüman bilginlerin tamamına yakınının görüş birliği ile verdikleri hükümleri kabul ederiz. Bir konunun hükmünü bu kaynaklarda bulamazsak o konuda kendi görüşümüzü belirtiriz.”

Hanbelilik, Ahmed İbni Hanbel’in yorumlarını temel alan mezheptir. Ahmed İbni Hanbel, İslam dininin hükümlerini tespit etmede öncelikle Kur’an-ı Kerim’i ve sünneti esas almıştır. Bu iki kaynakta hükmünü bulamadığı konuları sahabilerin ve sahabilerden sonraki Müslüman bilginler olan tâbiilerin görüşlerine göre açıklamıştır.