IV. Murat Dönemi Islahatları

1- İçki, tütün, gece sokağa çıkma yasağı getirmiştir. 2- Koçi Bey’e duraklamanın nedenleri ve çareleri ile ilgili Koçi Bey Risalesi’ni hazırlattı. 3- Kuvvet ve şiddet yoluyla devlet otoritesini yeniden sağlamıştır. 4- Yeniçeri ve sipahi zorbalarını ortadan kaldırdı. Bu durum İstanbul’da asayiş ve güvenliğin yeniden kurulmasını sağladı. 5- İran üzerine iki sefer düzenledi. Bu seferler sırasında … Devamını oku…

II. Osman (Genç Osman) Dönemi Islahatları

17. yüzyılda ıslahat yolunda ilk  ciddi adımı Genç Osman atmıştır. Genç Osman’ın ıslahatları şunlardır: 1- Şeyhülislam’ın fetva vermek dışındaki yetkilerini elinden aldı. Böylece ilmiye sınıfının devlet işlerine karışmasını önlemiştir. 2- Maliyeye önem verdi. Din adamlarına ve askerlere fazladan verilen paraları kesti. 3- Genç Osman, saray dışı  evlilik yaparak sarayı halka açmaya çalışmıştır. Genç Osman bu … Devamını oku…

17. yy. Eyalet İsyanları Olayları

XVII. yüzyılda devlet otoritesinin zayıflaması bazı eyaletlerde isyanların çıkmasına neden oldu. Bu isyanlar bazen eyaletlerin başındaki yöneticiler, bazen de bu yöneticilerin tutumu üzerine reaya tarafından çıkarıldı. Ayrıca Yemen, Bağdat, Kırım, Eflak, Erdel, Boğdan eyaletlerinde çıkan isyanlar da devleti uzun süre uğraştırmıştır.

17. yy. Celali İsyanları Olayları

    Yavuz döneminde Anadolu’da Bozoklu Celal isimli birisi isyan etti. Bu isyan Yavuz tarafından bastırıldı. Bundan sonrada Anadolu’da çıkan isyanlara Celali İsyanları denmiştir. Nedenleri: ● Tımar sisteminin bozulması, ● Halktan alınan vergilerin artırılması, ● Ekonomik durumun bozulması ● Merkezi otoritenin zayıflaması ve devlet adamlarının yetersizliği ● Haçova Meydan Savaşı’ndan kaçan askerlerin Anadolu’ya gitmesi Sonuçları: ○ … Devamını oku…

17. yy. Merkez (İstanbul) İsyanları Olayları

Bu isyanlar genellikle kapıkulu ve yeniçeriler tarafından çıkarılmıştır. İstanbul’da çıkan bu isyanlara bazen halk ve ulema da katılmıştır. Nedenleri: ● Cülus bahşişlerinin ödenmemesi ● Yeniçerilere üç ayda bir ödenen ulufenin geciktirilmesi ve ayarı düşük akçe ile ödenmesi. ● Kapıkulu teşkilatının bozulması ● Kapıkullarının menfaatlerine ters düşen padişah ve devlet adamlarını görevlerinde uzaklaştırmak istemeleri Sonuçları: ○ … Devamını oku…

II. Viyana Kuşatması (1683-1699) Özellikleri

Katolik Avusturya Kralı I. Leopold, Protestan Macarları mezhep değiştirmeye zorluyordu. Macarlar Tököli İmre önderliğinde isyan ederek Osmanlı Devleti’nden yardım istediler. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, padişah IV. Mehmet’i ikna ederek Avusturya meselesini halletmek için  Avusturya üzerine sefere çıktı ve Viyana’yı kuşattı (1683). Viyana kuşatmasının uzun sürmesi üzerine Papa’nın desteği ile Avusturya, Almanya ve Lehistan’dan oluşan bir … Devamını oku…

17. Yy. Osmanlı-Venedik İlişkileri Olayları

Osmanlı-Venedik ilişkileri 17. yüzyılda Girit adası yüzünden bozuldu. Nedenleri: ● Girit teki korsanların Osmanlı gemilerine saldırması ● Girit’in önemli bir konumda bulunması Osmanlı Devleti Venedik’e savaş açarak adayı kuşattı (1645). Girit’in Hanya Kalesi ele geçirildi. Arkasından Kandiye kuşatıldı. Kalenin kuşatılması uzun süre devam etti. Nihayet Fazıl Ahmet Paşa, Kandiye Kalesi’ni de ele geçirdi. Böylece Girit’in … Devamını oku…

17. Yy. Osmanlı-Lehistan İlişkileri Olayları

1) II. Osman Dönemindeki İlişkiler Lehistan’ın Osmanlı Devleti’ne bağlı Boğdan’ın iç işlerine karışması üzerine sefere çıkan II. Osman Hotin Kalesi’ni kuşattı. Ancak yeniçerilerin disiplinsizliği yüzünden alınamadı ve Avusturya ile Hotin Antlaşması imzalandı . Hotin Antlaşması (1621) Maddeleri: ●  İki taraf birbirinin topraklarına saldırmayacak ● Lehistan, Osmanlı’ya bağlı Kırım Hanlığı’na vergi vermeye devam edecek Not: II. … Devamını oku…

17. Yy. Osmanlı-Avusturya İlişkileri Olayları

Kanuni döneminde yapılan Mohaç Meydan Savaşı sonucunda Osmanlı – Avusturya sınır komşusu olmuş ve böylece iki ülke arasında ilişkiler başlamıştı. 1) 1593-1606 Osmanlı –Avusturya Savaşları Nedenleri: ● Avusturya’nın, Osmanlı Devleti’ne vermesi gereken vergiyi, ödememesi, ● Avusturya’nın Erdel, Eflak ve Boğdan’ı Osmanlıya karşı kışkırtması III. Murat zamanında başlayan savaşlar III. Mehmet döneminde de devam etti. III. … Devamını oku…

17. Yy. Osmanlı-İran İlişkileri Olayları

Fatih, Akkoyunlular ile Otlukbeli Savaşı’nı yaparak Akkoyunluları yenmişti. Bu yenilgiden sonra zayıflayan Akkoyunlu topraklarında Safevi Devleti kuruldu. Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşı ile Safevi Devletine büyük bir darbe vurdu. Kanuni de Safeviler  üzerine üç sefer düzenleyerek Amasya Antlaşması’nı imzaladı ve iki devlet arasında barış dönemi başladı. 1577 yılında tekrar başlayan savaşlar,  Kasr-ı Şirin Antlaşması’nın imzalanmasına … Devamını oku…

Tarihte Çin Medeniyeti

– Kağıt, matbaa, mürekkep, pusula ve barutun ilk kez kullanıldığı yerdir. – İpekçilik yaygındır. – İpek Yolu’nun başlangıcıdır. – Porselen, çinicilik ve kumaşı ile tarih boyunca ünlüdür. – Çok tanrılı inanışlar vardır. Yaygın olan dinler; Budizm, Konfüçyüslük, Taoizm, Maniehizm. – Toplumsal sınıflaşma vardır. – Çin’de hanedanlık ile yönetilmiştir. Soylular tarafından yönetilmiştir.

Tarihte Hint Medeniyeti

Hint Medeniyeti – Hindistan, Asya kıtasının güneyinde bir yarımadadır. – Hindistan, baharat üretimi ve verimli arazileri ile bilinir. – Hindistan Baharat Yolu’nun başlangıcıdır. – Hindistan çok tanrılı inanışlara sahiptir. – Hindistan’da yaygın dinler; – Hinduizm, – Brahmanizm, – Konfüçyüslük, – Taoizm dir. – Hindistan’da toplumsal sınıflaşma katıdır ve sınıflararası geçişe izin vermez. Hindistan’da bu sınıflaşmaya … Devamını oku…

Tarihte İran Medeniyeti

M.Ö 3000′lerden itibaren İran’da uygarlık izleri görülmektedir. İran Uygarlığı’nın temelini arya denen kavimler oluşturmuştur. İran Uygarlığı’nın temsilcileri Med ve Persler bu kavimleri oluşturur. – İlkçağ’da İran’da kurulan iki büyük devlet Medler ve Persler’dir. – Persler’de ülke sartaplığa (illere, eyaletlere) ayrılmış ve her ile satrap adında bir askeri vali atanmıştır. – İlk posta ve istihbarat örgütü … Devamını oku…

Tarih yazıcılığı ve türleri

1. Hikayeci (Rivayetçi) Tarih Bu tarz ilk olarak eski Yunan’da ortaya çıkmıştır. Başlangıçta ağızdan ağıza dolaşan hatıralar şairler tarafından nazım tarzında söylenmekte ve bunlara “epos” adı verilmekteyken, Logograflar tarafından hikayeleştirilerek nesre çevrilmişler ve arşivlerdeki malzemenin de ilavesiyle içlerine birtakım gerçekler de karışmıştır. Fakat yine de, Strabon’un ifadesiyle bunlar “epos” olmaktan kurtulamamışlardır. Logografların eserleri ne edebi, … Devamını oku…