Göstermeye Dayalı Edebi Metinler

B- GÖSTERMEYE DAYALI EDEBİ METİNLER * Olayı bir topluluk önünde canlandırma esasına dayanan metinlerdir. * Ortaoyunu,karagöz,komedi,dram… gibi türler bu bölüme girer. TİYATRO Hayattaki olayları konu edinen, sahnede oynanmak amacıyla yazılan edebi eserdir. Tiyatro göstermeye bağlı bir güzel sanat dalı olarak “dramatik sanatlar” dan biridir. *Roman ve hikaye soyut olduğu halde, tiyatro somuttur. *Tiyatro metinlerindeki temel … Devamını oku…

Geleneksel Türk Edebiyatı Türleri

 KARAGÖZ Seyirlik halk oyunlarından olan Karagöz, bir gölge oyunudur. Oyunda Karagöz cahil halk tipini; Hacivat ise aydın tipini temsil eder. Geleneksel Türk Tiyatrosu ürünlerindendir.  Manda ve deve derisinden yapılan resimlerin, bir ışık yardımıyla sahnedeki perdeye yansıtılmasıyla oluşur. Bir gölge oyunudur. Bu nedenle bazı kaynaklarda “Hayal-i Zıl” şeklinde de adlandırılır. Kahramanları Karagöz, Hacivat, eşraftan kimseler, Beberuhi, … Devamını oku…

Gazete Çevresinde Gelişen Metinler

Makale: Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler  öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara makale denir. *Anlatım yalın ve yoğundur, nesnel bir nitelik taşır. *Öne sürülen düşünce ve tez kanıtlanır. * Gazete ve dergilerde yayımlanır. Deneme: Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, kesin kurallara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan, okuyucuyu inanmaya zorlamadan … Devamını oku…

Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler

Hatıra (Anı) : Bir yazarın kendisini yaşadığı ya da tanık olduğu olayları, sanat değeri taşıyan bir üslupla anlattığı yazılardır. *Geçmişteki olay üzerine yazılır. *Yazar, olayları kendi bakış açısından anlatır. *Anılar, yaşandığı dönem hakkında bilgi verir. * Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gü-nüne tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna … Devamını oku…

Atatürk’ün Türk dili hakkında söyledikleri

…Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır… Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili … Devamını oku…

Açık Oturum Nedir? Nasıl Yapılır?

Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun, uzmanlarınca bir başkan yönetiminde dinleyici grubu önünde tartışıldığı konuşmalara açık oturum denir. Açık oturum, büyük bir salonda dinleyiciler önünde yapılabileceği gibi stüdyoya davet edilen dinleyiciler önünde veya dinleyici grubu olmadan da radyoda ya da televizyonda yapılabilir. Konuşmacı sayısının üç veya beş kişi olarak tespit edildiği açık oturumlarda başkan önce … Devamını oku…

Mizahi anlatım ve genel özelliklei

Mizahî anlatımda amaç okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir. Çok farklı konular mizahi özellik taşıyabilir. Yerine göre çok sıradan bir durum gülünç hâle getirilebilir ya da topluma ait bir gele­neğin eksik ve yanlış yanları gülünçleştirilebilir. Mizahi anlatımın temelinde eleştirinin de olduğu söyle­nebilir.    Mizahi anlatımda özenli bir dil kullanımı her zaman geçerli değildir. Bu tür anlatımlarda bazen … Devamını oku…

Edebiyat ile Tarih İlişkisi

Edebiyat tarihi, medeniyet tarihinin en önemli kısmıdır. Bir milletin uzun asırlar esnasında geçirdiği fikrî ve hissî gelişmeyi belirten bütün kalem ürünlerini inceleme ile onun manevi hayatını, gerçekte olduğu gibi tasvire çalışır. Edebiyat, toplumun bir kurumu olmasından dolayı, kendisini meydana getiren toplumun diğer kurumlarıyla bağlı ve onlarla ahenklidir. Hakikaten, bir milletin coğrafi çevresiyle, sonra iktisadi, dinî, … Devamını oku…

Şiirde Ahenk (Ses ve Ritm)

Ahenk: Ahenk kelimesi uyum anl***** gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır. Şiirde ahenk;ustaca kullanılan ses akışı,söyleyiş,ritm,ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır. Şiirde ahengi sağlamak için ölçü,uyak,vurgu,tonlama gibi değişik unsurlar kullanılır. Şiirde ahnegi sağlayan unsurları şöyle sıralayabiliriz: 1) Vurgu: Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı,daha … Devamını oku…

Edebiyatta Garip Akımı, Garip Akımı Şairleri

Türk Edebiyatında 1940’lara gelindiğinde, biçim açısından serbest şiirin tutkusu tamdır. Heceyi, hemen hemen yalnızca Behçet Kemal Çağlar sürdürmekte; Ahmet Kutsi Tecer, Ülkü dergisi çevresinde halk şiiri geleneğinin yaygınlaşmasına çalışmaktadır. Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi gibi değişik çizgilerdeki ozanlar da serbest şiirler yazmaktadırlar. Sonradan “Birinci Yeni” olarak adlandırılacak Garip akımı bu ortamda doğar. … Devamını oku…

Yedi Meşaleciler

CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİR ANLAYIŞI Fecr-i Âti edebi topluluğundan sonra 1928 yılında Yaşar Nabi Nayır, Sabri Esat Siyavuşgil, Muammer Lütfi Bahşi, Kenan Hulusi Koray, Ziya Osman Saba, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solok gibi biri hikayeci diğeri şair olan yedi gencin bir kitap çıkararak başlatmak istedikleri edebî harekettir. Yedi Meşaleciler hareketini başlatan gençlerin kimi lisede kimi … Devamını oku…

Beş Hececiler (Hecenin Beş Şairi)

Şiire 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında başlayan, Mütareke yıllarında şöhret kazanan hececiler, Anadolu’yu ve vasat insan tipini şiire soktular. Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik, işledikleri başlıca konulardır. Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. *Hecenin beş şairi adıyla … Devamını oku…

Cumhuriyet Edebiyatı Genel Özellikler-Akımlar-Şairler-Yazarlar

* Aruz ölçüsü bırakılmıştır. Serbest ölçü ve hece ölçüsü kullanılmıştır. * Dilde sadeleşme hareketi başarıya ulaşmış ve İstanbul Türkçesi esas alınmaya başlanmıştır. * Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır. * Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir. * Uluslar arası düzeyde sanatçı yetişmiştir. * Tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir. … Devamını oku…

Milli Edebiyat Döneminde Türk Tiyatrosu

Bu dönemde özel tiyatroların yanında Darülbedâyi’nin kuruluşu (1914), tiyatronun gelişmesi açısından önemli bir aşamadır. Darülbedâyi (Güzel Sanatlar Okulu); sanatçı yetiştirecek, tiyatro eğitimi verecek, tiyatroyu okullaştıracak bir kurumdur. Bu kurumun başına Fransız tiyatrosunun ünlü rejisörlerinden Andre Antoine (Andre Antuvan) getirilir. Burada okuma, telâffuz, dram, dans, edebiyat gibi dersler verilir, önemli tiyatro adamları yetiştirilir. Ünlü tiyatro adamımız … Devamını oku…