8.sınıf yazarlık ve yazma becerileri 2.dönem 1.yazılı soru ve cevapları 2016-2017

YAZILININ TAMAMINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

2016-2017 ….. ORTAOKULU 8-C YARATICI YAZARLIK VE YAZMA BECERİLERİ DERSİ II. DÖNEM I. YAZILI SINAVI

Eski zamanlarda insanlar ilim öğrenmek için çok çalışırlar, her türlü güçlüklere tahammül ederlerdi. Küçük yaşlarda köylerinden, ailelerinden ilim öğrenmek için ayrılırlar, yıllarca onlardan uzaklarda zor şartlar altında yaşarlardı.

Aşağıdakilerden hangisi parçadaki altı çizili sözcüklerden herhangi birinin eş anlamlısı değildir?

Zorluklara C) Milletler
Koşullar D) Senelerce

“ Göçmen kuşlar nesillerinin devamı için uzaklardaki yuvalarından bulutlarla yarış edercesine her zamanki yerlerine uçuyorlardı.”

Yukarıdaki cümlede altı çizili bölüm cümleye hangi anlamı katmıştır?

Sebep C) İhtimal
Amaç D) Şart

Yazar bu eserinde bir köyün yaşam gerçeğini ortaya koymaya çalışıyor. Ele aldığı çevreyi ve insanları çok iyi tanıyor. Tanıdığı bu insanların hayat hikayesinden bir roman oluşturmaya çalışmış. Ancak romanı okuyup bitirdikten sonra olayların her ayağı bir yerde havada kalıyor, olayları tek kesit üzerine oturtunca romandan çok öykü yazmış oluyor. İnsanlar yazı türlerini değerlendirirken olay örgüsünü bütünüyle düşünmeli ve değerlendirmelidir. Yoksa havanda su döver durursunuz.

Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Değerlendirme cümleleri vardır.
Olumlu ve olumsuz eleştiri yapılmıştır.
Öneri cümlesi vardır.
Şart cümlesi vardır.

“ Bir an kendinizi tek başınıza bir odaya kapatılmış olarak düşünün. Biraz ekmek ve su bulduktan sonra ilk arayacağınız şey dilinizden anlayan konuşacak bir insandır. “

Parçada altı çizili cümlede aşağıdaki anlamlardan hangisi vardır?

Varsayım C) Değerlendirme
Olasılık D) Öneri

“Sunay Akın’ı iki yıl önce Almanya’daki bir etkinliğe davet etmişler. O da torbasını sırtına asmış, Almanya’ya gitmiş. Oraya varınca başını kaldırıp bir de ne görsün. Karşısında duran bir bina, tabelasında da şöyle yazıyor: Oyuncak Müzesi. Tabi ki he çocuk gibi gözleri dönmüş. Dalmış müzeden içeri. Doya doya dolaşmış orada. Çok ama çok kıskanmış orada yaşayan insanları. Çünkü çocuklar, istedikleri zaman anne babasının elinden tutup bu müzeye gidebiliyorlarmış. Çocuklar anne babalarının oynadığı oyuncakları bile görebiliyorlarmış orada.

Aşağıdakilerden hangisinde bu parçanın unsurlarından biri yanlış verilmiştir?

Olay: Sunay Akın’ın bir etkinlikte konuşması
Yer: Oyuncak Müzesi
Zaman: İki yıl önce
Kişi: Sunay Akın

Gazetecinin biri okuduğu kitaptan etkilenip bir taş ocağına gitmeye ve işçilerle röportaj yapmaya karar verir. Karşılaştığı ilk kişiye: “Burada ne yapıyorsun?” diye sorar. İşçi, kızgın ve sert bir ses tonuyla: “Görmüyor musun? Ölesiye çalışıyorum bu yerde!” der. Çok şaşıran ve hiç ses çıkarmayan gazeteci ikinci işçinin yanına gider ve: “Burada ne yapıyorsun?” diye sorar. Başını çeviren işçi normal bir ses tonuyla: “Ailemin geçimini sağlamak için çalışmak zorundayım, ben de öyle yapıyorum.” der. Bir şey söyleyemeyen gazeteci üçüncü işçinin yanına gider ve yine: “Burada ne yapıyorsun?” der. Başını kibarca çeviren işçi heyecanlı ses tonuyla “Biliyor musun? Çok güzel bir okul yapılıyor, işte o okul daha da güzel olsun diye çalışıyorum.” der. Gazeteci karşılaştığı üçüncü kişiyle röportaj yapmaya karar verir.
Bu parçada gazetecinin üçüncü işçiyle röportaj yapmaya karar vermesinin sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Arkadaşlarına göre daha çalışkan olması
İşinde arkadaşlarının yararını düşünmesi
İşine arkadaşlarına göre daha anlamlı bakması
Yaptığı işten memnun olması

Başları büyük ve tüylüdür. Kuyrukları kısa olmakla beraber kanatları enli ve uzundur. Bir kısmının kanat açıklığı bir adam boyuna ulaşır. Gagaları kıvrık, pençeleri keskin, kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır. Kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir. Genellikle akşamın ilk saatleri ile güneş doğmadan önceki saatler arasında avlanır. Baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanır. Bütün vücudu ince ve yumuşak tüylerle kaplıdır. Tüyler, uçuş sırasında doğal birer susturucu görevi görür.

Dünyanın her bölgesinde yaşar ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır. Yarasalar gün batımından gün doğumuna kadar avlanır. Çok miktarda böcek tükettikleri için dünyanın dengesi açısından büyük önem taşır. Bazı yarasalar yalnız yaşar; mağaralarda, yarıklarda, içi oyuk ağaçlarda veya tavan aralarında. Diğer türler ise sürüler halinde yaşar. Kuzey bölgelerdeki yarasalar kışın göç eder veya kış uykusuna yatar. Geceleri aktif olan yarasaların koklama ve tat alma duyuları çok gelişmiştir.

Yukarıda verilmiş olan parçalara göre yarasa ve baykuşların ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Kış uykusuna yatmaları
Geceleri avlanmaları
Koklama duyularının gelişmesi
Böceklerle beslenmeleri
Duvarda mahzun tozlu bir çerçeve

Sevdikleri bir arada, gerçeğin tam aksine

Alışmış yalnızlığa belki evladından çok

Gece sessiz, yer ıssız, yalnızlık dahi yok

Yukarıdaki şiire hakim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

Yalnızlık C) Çaresizlik
Özlem D) Pişmanlık

Dakikalarca koşmak nefesini tıkamış, adımları yavaşlamaya başlamıştı. Galiba birilerinden kaçıyordu. Sıkı sıkıya tuttuğu çantayı koltuğunun altına kıstırıp sağ tarafında bulunan bir metre yüksekliğindeki duvarı çevik bir hareketle atladı. Korkusu da heyecanı da henüz geçmemişti. Sesler gelmediğine göre izini kaybettirmeyi başarmıştı. Derin bir nefes aldı. Azıcık dinlenmeye çalıştı. Kimseye görünmeden buraya kadar gelebildiği için içinden şükrediyordu. Duvarın karşısında eski, ahşap bir bina gözüküyordu. Kapısının aralık olmasına bakılırsa terk edilmiş bir yerdi burası. Yavaşça doğruldu, kapıya yaklaştı. Çok tedirgindi, tedirginliği yüzünden okunuyordu.

Bu parçanın dil ve anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Üçüncü kişi ağzından anlatılmıştır.
Kurallı cümlelere yer verilmiştir.
İlahi bakış açısıyla anlatılmıştır.
Tanık göstermeye başvurulmuştur.

Saklıkent, tam bir doğa harikasıdır. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden bir tanesidir. Akdağ’ın eteklerinde kayalar arasında yer alan Saklıkent’in suyu yaz aylarının sıcak dönemlerinde bile ayaklarınızı donduracak soğukluktadır. Saklıkent kanyonu yüzyıllar boyu akan kar sularının açtığı ve yaklaşık yüz metre yüksekliğinde, 18 km uzunluğunda bir kanyondur. Adrenalin sevenler bu kanyonda zorlu bir tırmanış ve yürüyüş ile ilerleyebilirler. Bu kanyon diğer kanyonlarla kıyaslandığında hem doğal yapısı hem de tarihi kalıntıları açısından son derece farklıdır.

Bu parçanın dil ve anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Açıklama tekniğiyle yazılmıştır.
Olağanüstü bir olay anlatılmıştır.
Karşılaştırma yapılmıştır.
Kurallı cümleler vardır.

Yaklaşık sekiz saatlik bir yolculuktan sonra Selanik şehir merkezine varıyoruz. Selanik şehrini İzmir’e benzetebiliriz. Her evin mutlaka bir balkonu var ve balkonlarında çiçekleri… Bizim motivasyon kaynağımız Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret etmek. İnternetten Atamızın ev adresini buluyoruz ve evin şehir merkezine çok yakın olduğunu görüyoruz. Bu esnada oraya doğru giden birçok Türk tur firmasını fark ediyoruz. Yolda sürücüler ile sohbet edip adresi teyit ettikten sonra 3-4 dakikalık bir yolculuğun sonunda evi buluyoruz.

Bu parçanın dil ve anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Açıklama C) Öyküleme
Tartışma D) Betimleme

Hayvanlar bir gün aralarında kimin daha çok yavrusu olacağı konusunda tartışıp dururlar. Hepsi daha fazla yavruya sahip olmakla övünür. Fakat aralarındaki tartışmayı bir türlü sonlandıramazlar. Sonunda hep beraber gidip dişi aslana sormaya karar verirler. Dişi aslana kaç yavrusu olup olmadığı sorulur. Dişi aslan da kendisinin sadece bir yavrusu olduğunu ancak kendi yavrusunun aslan olduğunu söyler.

Parçada verilmek istenen mesaj aşağıdakilerden hangisidir?

Kuru inadın hiç kimseye faydası yoktur.
Bazı durumlarda sayı değil kalite önemlidir.
Herkesin yeteneği birbirinden farklıdır.
Problemleri ancak konuşarak hallederiz.

Aşağıdakilerden hangisinde kişileştirme vardır?

Kafesli evlerde ağlar çocuklar
Odalarda akşam olurken henüz

O dem çocuklar gibi sevinçten zıplar mısın
Toprağın altındaki saklambaçta var mısın

Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri
Andım birer birer, acıdım kendi halime

Uyuklayan yorgun akasyaları
Koynunda saklayan geniş bir havuz

Ben böyle değildim, sonradan oldum. Patates sevgisi, beni bu hale getirdi. Bebekken çok zayıfmışım. O kadar zayıfmışım ki teyzem bana kürdan bacaklı dermiş. Büyüyünce göbek bağlamışım. Elbiselerim, benden köşe bucak kaçmaya başladı. “ Ne olur beni giymeee! ” diye haykıran hırkadan tut “Patates çuvalı mıyım ben!” diyen pantolona kadar hepsi kaçtı benden.

Bu parçadaki altı çizili ifadede hangi söz sanatı ağır basmaktadır?

Benzetme C) Abartma
Kişileştirme D) Konuşturma

Aşağıdakilerden hangisinde abartma yapılmamıştır?

Odamı toplamayınca annemden dünyanın lafını işittim.
Otobüs geç gelince duraktaki kalabalık arttı.
Şiir o kadar duygusaldı ki dinleyenler gözyaşlarına boğuldular.
İşçiler geç gelince genel müdür kıyamet kopardı.

Yazılı sorularının tamamını ve cevaplarını indirmek için tıklayınız

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.