Sor

Hunlardan itibaren devlet yönetiminde kolaylık sağlamak amacıyla ülke idaresi, doğu ve batı olm

rowwep6 16.06.2023 / 11:11
Soru
Hunlardan itibaren devlet yönetiminde kolaylık sağlamak amacıyla ülke idaresi, doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İkili teşkilatlanma denilen bu sistemde, daima bir tarafın hâkimiyet üstünlüğü tanınmıştır. Buna göre kağan, doğuda otururken batının yönetimini hükümdar ailesinden önde gelen bir kişiye, genelde kardeşine bırakmıştır. Batıdaki yabgu unvanlı yönetici, doğudaki kağana bağlı olarak töre hükümlerini yürütmüştür. Örneğin Mukan Kağan bütün Kök Türk Devleti'nin hükümdarı olmakla beraber daha çok devletin doğu kısmıyla ilgilenmiştir. Batı kısmını ise devletin kuruluşundan itibaren İstemi Yabgu idare etmiştir.
Bu parçadan hareketle, ilk Türk devletlerinde ikili teşkilatlanmanın ortaya çıkışında coğrafyanın etkisi hakkında ne söylenebilir? Yazınız.
Eklenen Cevaplar
  mmeeci4 06.07.2023 / 04:48 
#1
İslamiyet’ten önce konargöçer bir yaşam tarzı sürdürülmesi Türklerin geniş alanlara yayılmasının önünü açmıştır. Ülkenin, bozkırın zor coğrafyasında genişleyen yüz ölçümü nedeniyle yönetim işi zora girmiş ve ikili teşkilatlanma ortaya çıkmıştır. Böylelikle ikili teşkilatlanma çok geniş sınırlara sahip olan ülkenin yönetimini kolaylaştırmıştır.

Haydi bize bu sayfa hakkındaki düşüncelerini paylaş. Fikirlerin bizim için çoook kıymetli.
Cevap Ekle 💯
* Zorunlu
10000
2+2+8
Powered by Commentics
Benzer Sorular
Medine'de yaşayan Müslümanlar ile Yahudiler ve müşrik Araplar arasında hicretten kısa bir süre sonra Hz. Peygamber'in önderliğinde hazırlanan Medine Sözleşmesi imzalanmıştır. Medine Sözleşmesi'nin (622) bazı maddeleri şu şekildedir:* Bu metin, Resulullah Muhammed tarafından Kureyşli ve Yesribli Müslümanlar ile bunlara tabi olanlar ve onlarla birlikte cihat edenler için düzenlenmiştir.* Allah'tan hakkıyla korkan müminler; birbirlerine saldıranlara, haksızlık yapanlara, bir hakka tecavüz edenlere veya inananlar arasında kargaşa çıkaranlara karşı olacaktır. Bu kimse onlardan birinin çocuğu bile olsa ona ayrıcalık tanınmayacaktır.* Yahudilerden Müslümanlara tabi olanlar, zulme uğramayacaklar ve Müslümanlar aleyhinde iş birliği yapmadıkça yardım ve gözetime hak kazanacaklardır.* Bu sözleşmeyi kabul eden, Allah'a ve ahiret gününe inanan bir müminin bir katile yardım ve yataklık etmesi helal değildir. Kim ona yardım ve yataklık ederse kıyamet günü, Allah'ın lanet ve gazabına uğrayacaktır ve o gün kendisinden bir tazminat ya da taviz kabul edilmeyecektir.* Yahudilerin dinleri de Müslümanların dinleri de kendilerinedir. Kim bir başkasına haksızlık eder ya da bir suç işlerse sadece kendine ve aile bireylerine zarar vermiş olacaktır.* Kurallara tam olarak uyulacak ve aykırı bir davranışta bulunulmayacaktır.* Bu belge, haksız bir fiil ya da suç işleyen kişinin cezalandırılmasına engel değildir. Cihad amacıyla evinden çıkan kişi de şehirde kalan kişi de emniyettedir. Ancak haksız bir fiil ya da suç işlenmesi durumu bu korumanın dışındadır. Allah ve Resulü, bu maddelere tam bir sadakat ve titizlikle uyan kimselerin yardımcısıdır.Bu maddelerden hareketle Medine Sözleşmesi'nin imzalanmasındaki amaç nedir? Açıklayınız.
Hz. Ebu Bekir Dönemi'nde Kur'an-ı Kerim'in kitap hâline getirilmesinin temel sebebini yazınız.
Avrupa Hun Devleti hükümdarı Attila, 447 yılında Doğu Roma'nın, barış şartlarına uymaması üzerine II. Balkan Seferi'ne çıkmış ve Doğu Roma'yla Anatolios Antlaşması'nı imzalamıştır. Bu antlaşmaya göre Bizans,* Hunlara ödediği vergiyi üç katına çıkaracaktır.* Hunlara savaş tazminatı ödeyecektir.* Asker bulundurabileceği alanları sınırlandırmayı kabul edecektir.* Hun ülkesinden kendi tarafına kaçanları bir daha kabul etmeyecektir.Anatolios Antlaşması maddelerine göre Avrupa Hun Devleti hangi alanlarda Bizans'a karşı üstünlük sağlamıştır? Yazınız.
Hunlardan itibaren devlet yönetiminde kolaylık sağlamak amacıyla ülke idaresi, doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İkili teşkilatlanma denilen bu sistemde, daima bir tarafın hâkimiyet üstünlüğü tanınmıştır. Buna göre kağan, doğuda otururken batının yönetimini hükümdar ailesinden önde gelen bir kişiye, genelde kardeşine bırakmıştır. Batıdaki yabgu unvanlı yönetici, doğudaki kağana bağlı olarak töre hükümlerini yürütmüştür. Örneğin Mukan Kağan bütün Kök Türk Devleti'nin hükümdarı olmakla beraber daha çok devletin doğu kısmıyla ilgilenmiştir. Batı kısmını ise devletin kuruluşundan itibaren İstemi Yabgu idare etmiştir.Bu parçadan hareketle, ilk Türk devletlerinde ikili teşkilatlanmanın ortaya çıkışında coğrafyanın etkisi hakkında ne söylenebilir? Yazınız.
İslamiyet öncesi dönemde İç Asya'da yaşayan Türk topluluklarının sosyal ve ekonomik yapısı konargöçer hayat tarzı etrafında şekillenmişti. Bu durumun başlıca nedeni Türklerin yaşadığı bozkır coğrafyasının şartlarıydı. Türklerin ana yurdu olan İç Asya büyük ölçüde bozkırlarla kaplıydı. Bozkırlar kimi yerlerde ıssız çöllere dönüşürdü. Orta Asya'da kışlar çok soğuk ve kar fırtınalı, yazlar ise sıcak ve kurak geçerdi. Bozkırın tarıma imkân vermeyen toprakları üzerinde yaşayan Türkler için en uygun ekonomik faaliyet hayvancılık idi. Yerleşik bir evi, ekecek toprağı olmayan Türkler iklim şartlarının yıl içindeki değişimini dikkate alarak sürüleriyle birlikte bir otlaktan diğerine yer değiştirirlerdi. Türkler, konargöçer yaşam şeklinin kendilerine kazandırmış olduğu hızlı hareket edebilme kabiliyetiyle belli bir bölgede hâkimiyetini kaybedince bozkıra çekilerek tekrar güç kazanmak suretiyle aynı bölgede ya da başka bir bölgeye göç ederek orada yeni bir devlet kurma becerisi ve başarısını göstermişlerdi. Büyük Hun Devleti'nden sonra aynı bölgede Birinci ve İkinci Göktürk Devleti'nin daha sonra da Uygur Devleti'nin kurulmuş olması bozkıra çekilme ve yeniden toparlanma sonucu kurulan devletlere örnek olarak verilebilir.Bu parçadan hareketle, yaşadıkları coğrafyanın Türklerin siyasi örgütlenmeleri üzerindeki etkisini açıklayınız.

Son Eklenen Testler