Cevaplar
Topluluk tarafından verilen yanıtlar
XVIII. yüzyılın başlarına kadar yangınlar, sarnıçlardan taşınan sularla söndürülemeye çalışıyordu, ancak bu yöntem çok yavaş ve verimsizdi.
“Tulumbacılar” adı verilen itfaiye bölüğünün kurulması ile yangınlar daha kısa sürede ve daha etkili bir şekilde söndürülmeye başlandı. Bölüğün varlığı halkın maddi ve manevi zararlardan korunmasını sağladı, güvenliğini artırdı. İstanbul’da çıkan yangınlar, sadece insanların evsiz kalmasına, maddi zararlar görmesine değil; kültürel mirasa da zarar veriyordu. Çünkü kütüphanelerde çıkan yangınlar önemli bir kültür hazinesinin yok olması demekti. Bu bölüğün kurulması ile kültür hazineleriyle birlikte saraylar, köşkler ve çarşılar gibi önemli yapıların da büyük zarar görmesi önlenmiş oldu. Ayrıca, yeniçerilerin (askerlerin) bu rolü, toplumsal yapı içerisinde kamu (halk) hizmetine yönelik bir değişim ve disiplin anlayışını da beraberinde getirdi.