Ek Ders'te Umutlar Başka Bahara Kaldı

Maliye Bakanlığı yetkilileri ısrarla eşit işe eşit ücret hikayesinden bahsetmektedir. Bu köşeden daha önce sık sık yazdım. Eşit işi yapmayan çalışanların, maaşlarını eşitlemeye çalışmak, Anayasanın 55. Maddesine aykırıdır. ( Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.)Görev ve sorumlulukları farklı makamların maaşları nasıl eşitlenmeye çalışılır! Öyleyse yatılı okul müdür yardımcıları arasında ki bu ayrım niye diye sorarlar.

Milli eğitim müdürlüğü ile nufüs müdürlüğünde yapılan iş aynı mıdır ki bu makamlarda görev yapanların maaşları eşit olsun.

Milli eğitim müdürlüğünde çalışan hizmetli ile mal müdürlüklerinde çalışan hizmetlerinin iş yükü aynı mıdır?

Şefler açısından da baktığınızda durum benzerdir.

Milli Eğitim Müdürlüğünün bir haftada yazdığı toplam yazıları, 2 ayda ancak yazabilen müftülükte çalışan şef ile milli eğitimde çalışan şef aynı iş yüküne mi sahiptir.

İlçelerde 3-5 personeli bulunan meteroloji müdürü ile yüzlerce personeli bulunan ilçe milli eğitim müdürlerini aynı kefeye koymak (maaş açısından) adaletsizlikten başka bir şey değildir.

Buna da eşit işe eşit ücret adını vermenin akılla mantıkla izahı yoktur.

Maliye Bakanlığında görüşmelerde bulunan arkadaşlar, üst bürokratlarının bu adaletsiz durumu bildiklerini söylüyorlar. Güya bizlere verilecek ek zam domino etkisi yapıp diğer yöneticileri de etkileyecekmiş! Mal müdürlüklerinde çalışanların bir kısmına uzman kadrosu verilirken, mali tazminatlar artarken, yine döner sermaye aldıkları halde bazı müdürlere ek ödeme verilirken domino etkisi yapmıyor ve biz etkilenmiyoruz, öyle mi? Buna gülerler işte. Milli Eğitim Bakanlığımızda ise sıkıntıyı bilmeyen ve yaşamayan yönetici yok. Herkes herşeyi bu kadar iyi bildiğini iddia edince işler yürümüyor, adaletsizlik giderilemiyor. Anlaşılan, üç maymunu oynayarak problemleri çözmek daha kolay.

Ast üst ilişkisi bakımından GİH yöneticileri ve müfettişleri değerlendirdiğimizde ise durum daha vahimdir. Şefler memurlardan daha az maaş almaya başlamışlardır. Müfettişler ve il/ilçe eğitim yöneticileri, astları olan okul müdürlerinden daha az mali haklara sahiptirler. Özlük hakları ise felakettir. Kimin nerede, ne kadar süre ile çalışacağı belirsizidir. Dün sicilini doldurduğun astının astı, bir bakıyorsun senin üst amirin oluvermiş. Herhalde Milli Eğitim Bakanlığı dışında başka bakanlıkta böyle bir durum sözkonusu değildir.

Bakanlığımızın suskunluğunu da anlamıyorum. Taslağı göndermekle iş bitiyor mu? Bir kuruma yazı yazdığımızda akibetini takip ediyoruz. Konu ile ilgili kurumu da bilgilendiriyoruz. Ek ders ücreti taslağı ile ilgili kim nasıl görüşme yapar bilmiyoruz. Bir yazılı açıklama yapılabilir. Ek ders ücreti taslağı kabul edilmemiştir diye. Herkeste o dört heceli kelimeyi söylemekten vazgeçer. Bek-li-yo-ruz !

Sendika yöneticilerine de şunları söylemek istiyorum.Bu taslağın bu hali ile çıkması için gereken çabayı göstermediniz. Hakkını yemeyelim çok az da olsa samimi çaba gösterenler var. Ama sayıca büyük sendikalar, sırf Bakanlık, bizim önerdiğimizden fazla ek ders ücreti öneriyor diye işi sulandırdınız. 40 saat ücret mi olur diye sulandırdınız. Bir il/ilçe şube müdürünün ne kadar ek ders ücreti aldığını bilmeyen, ne kadar toplam maaş aldığını bilmeyen sendikacıları tanıdık. Bu bizim için kazanç oldu diyelim!

İnşaallah yanılırım ama ek ders ücret taslağı ile ilgili umudumuz bir başka bahara kaldı gibi!

Davut Çalışkan
Personelmeb.net

NE ZAMAN?

Haber Kategori
Sınav
Haber Kategori
Sınav
Haber Kategori
Sınav
Haber Kategori
Sınav
Haber Kategori
Ne Zaman
Haber Kategori
Haber

SON HABERLER