İstanbul'un Fethi

İstanbul'un Fethi

Aştık geçilmez dağlar üstünden
Öyle vakur, öyle heybetli 
Vardık ot bitmeyen vadilere 
Ayağımız değdi yeşerdi! 

Gönlümüzde büyüklüğü Asya ın 
Yıktı köhneliğini orta zamanın 
Zamanın karanlığı ortasında 
Şimşek örneği parlayan kılıcımız 
Nur yağdırdı aydınlık yeni günlere
Eskilik, karanlık düşüverince yere,
Dağlar, denizler misali,
Yol verdi gemilere!

Sustu kulakları tırmalayan çan; 
Burca bayrak dikince Ulubatlı Hasan!