{"id":42545,"date":"2013-05-24T15:58:16","date_gmt":"2013-05-24T13:58:16","guid":{"rendered":"http:\/\/www.sorubak.com\/blog\/?p=42545"},"modified":"2013-05-24T15:58:16","modified_gmt":"2013-05-24T13:58:16","slug":"sitoplazma","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/sitoplazma.html","title":{"rendered":"Sitoplazma"},"content":{"rendered":"<p>S\u0130TOPLAZMA<br \/>\nH\u00fccre zar\u0131 ile \u00e7ekirdek zar\u0131n\u0131n aras\u0131n\u0131 dolduran yar\u0131 ak\u0131\u015fkan (kolloidal) bir s\u0131v\u0131d\u0131r. Sitoplazma, s\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131m ve organeller olmak \u00fczere iki k\u0131s\u0131mda incelenebilir.<\/p>\n<p>a-) S\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131m (h\u00fccre plazmas\u0131)<br \/>\nYap\u0131s\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc sudur. H\u00fccrelerin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131nda su oran\u0131 p-90 kadard\u0131r. Bitkilerde bu oran % 98&#8217;e kadar \u00e7\u0131kabilirken, spor, tohum ve baz\u0131 bakterilerde &#8216;ten %&#8217;de kadar d\u00fc\u015febilmektedir. S\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131mda suyun yan\u0131nda yap\u0131sal proteinler, karbonhidratlar, ya\u011flar, hormonlar, n\u00fckleotitler, enzimle ve vitaminlar gibi \u00e7e\u015fitli organik maddeler ve madensel tuzlar gibi inorganik maddelerde bulunmaktad\u0131r. Hareketli bir yap\u0131 olan sitoplazma, i\u00e7inde bulundurdu\u011fu enzimler yard\u0131m\u0131yla bir\u00e7ok metabolik olay\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi yerdir. Bu metabolik olaylardan baz\u0131lar\u0131 sitoplazmada ger\u00e7ekle\u015firken baz\u0131lar\u0131 ise sitoplazma i\u00e7erisinde bulunan organeller taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilmektedir.<\/p>\n<p>b-) Organeller<\/p>\n<p>Zar tipine g\u00f6re \u00fc\u00e7 grupta incelenirler.<\/p>\n<p>SENTROZOM<\/p>\n<p>Hayvan h\u00fccrelerinde h\u00fccre b\u00f6l\u00fcnmesinde mikrot\u00fcb\u00fcllerin olu\u015fumunu y\u00f6nlendiren merkez sentromdur.<br \/>\nSentrozomlar t\u00fcm h\u00fccrelerde bulunmayabilir. Buna ra\u011fmen var olan mikrot\u00fcb\u00fcllerin hareketi kromozomlar\u0131n hareketini sa\u011flar. Hayvan h\u00fccrelerinde bulunan sentrozom sitoplazma s\u0131v\u0131s\u0131ndan ay\u0131rt edilebilen bir madde ile \u00e7evrelenmi\u015f bir \u00e7ift sentriyol\u00fcn bulundu\u011fu b\u00f6lgedir. Her bir sentriyol dokuz adet \u00fc\u00e7erli mikrot\u00fcb\u00fclden olu\u015fur. Bu miktot\u00fcb\u00fcller silindirik yap\u0131 olu\u015fturacak \u015fekilde dizilir.<\/p>\n<p>Sentriyoller h\u00fccre b\u00f6l\u00fcnmesi \u00f6ncesinde e\u015flenerek iki kat\u0131na \u00e7\u0131kar ve b\u00f6l\u00fcnme ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda \u00e7ekirde\u011fin iki kar\u015f\u0131 b\u00f6lgesine giderek mikrot\u00fcb\u00fclleri olu\u015fturur. Bu mikrot\u00fcb\u00fcller kromozomlar\u0131n hareketini sa\u011flayan i\u011f iplikleri olarak g\u00f6rev yapar.<\/p>\n<p>R\u0130BOZOM<\/p>\n<p>Ribozomlar h\u00fccrede protein sentezinin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerlerdir.<br \/>\nH\u00fccrenin en k\u00fc\u00e7\u00fck organelleri olan ribozomlar vir\u00fcsler hari\u00e7 t\u00fcm h\u00fccrelerde bulunan temel organellerdir. Ribozomlar rRNA ve proteinden olu\u015fan iki alt birimden meydana gelirler (b\u00fcy\u00fck ve k\u00fc\u00e7\u00fck alt birim). Bu alt birimler birbirinden ayr\u0131 iken inaktif durumdad\u0131rlar. H\u00fccrede protein sentezi yap\u0131laca\u011f\u0131 zaman birle\u015ferek i\u015flevsel (aktif) hale gelirler. Ribozomlar h\u00fccrede sitoplazmada serbest olarak, endoplazmik retikulum ve \u00e7ekirdek zar\u0131 \u00fczerinde, mitokondri ve kloroplast s\u0131v\u0131s\u0131nda bulunabilirler. Ribozomlar \u00f6karyot h\u00fccrelerde \u00e7ekirdek\u00e7ikte \u00fcretilirler.<br \/>\nBir h\u00fccrede ayn\u0131 \u00e7e\u015fit proteinden \u00e7ok say\u0131da ve h\u0131zl\u0131 \u00fcretilmesi gerekiyorsa ribozomlar boncuk dizisi \u015feklinde dizilirler. Buna polizom (poliribozom) denir.<\/p>\n<p>ENDOPLAZM\u0130K RET\u0130KULUM (ER)<\/p>\n<p>\u00d6karyot h\u00fccrelerde h\u00fccre zar\u0131 ile \u00e7ekirdek zar\u0131 aras\u0131nda uzanan kanalc\u0131k ve borucuklar sistemidir. \u00c7o\u011fu \u00f6karyot h\u00fccrede en b\u00fcy\u00fck organeldir.<br \/>\nER kanalc\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7evreleyen zar, h\u00fccre zar\u0131na benzer yap\u0131dad\u0131r. ER h\u00fccrelerin etkinli\u011fine g\u00f6re da\u011f\u0131l\u0131m\u0131, miktar\u0131, bi\u00e7imi bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>\u21d2H\u00fccre i\u00e7i madde ta\u015f\u0131n\u0131m\u0131n\u0131 sa\u011flar.<br \/>\n\u21d2Ya\u011f sentezinde ve steroit yap\u0131da hormon salg\u0131lanmas\u0131nda etkilidir.<br \/>\n\u21d2H\u00fccrede asit, baz tepkimelerinin birbirini etkilemeden, ayr\u0131 ayr\u0131 odac\u0131klar\u0131n i\u00e7inde olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<br \/>\n\u21d2H\u00fccreye destek sa\u011flayarak h\u00fccrelerin mekanik etkilere kar\u015f\u0131 daha dayan\u0131kl\u0131 olmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<br \/>\n\u21d2ER h\u00fccredeki baz\u0131 organelleri olu\u015fturabilir. Bunlar golgi, lizozom ve kofuldur.<br \/>\n\u21d2H\u00fccre ya\u015fland\u0131k\u00e7a ER miktar\u0131 azal\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak da h\u00fccrede madde yap\u0131m\u0131 ve ta\u015f\u0131n\u0131m\u0131 olaylar\u0131 yava\u015flar.<br \/>\n\u21d2ER h\u00fccre b\u00f6l\u00fcnmesinin ba\u015flang\u0131c\u0131nda par\u00e7alan\u0131r ve b\u00f6l\u00fcnme tamamland\u0131ktan sonra tekrar olu\u015fturulur.<\/p>\n<p>ER \u00fczerinde ribozom ta\u015f\u0131y\u0131p ta\u015f\u0131mamas\u0131na g\u00f6re gran\u00fcll\u00fc ve gran\u00fcls\u00fcz ER olmak \u00fczere iki grupta incelenir.<\/p>\n<p>1-) Gran\u00fcll\u00fc ER<br \/>\nGran\u00fcll\u00fc ER zar\u0131 \u00fczerinde ribozomlarda sentezlenen bir\u00e7ok protein ER i\u00e7ine girer. bu proteinlerin ribozomlarda sentezlenmi\u015f halleri i\u015flevsel de\u011fildir. Proteinler ER&#8217;de h\u00fccrenin \u00e7e\u015fidine g\u00f6re farkl\u0131 i\u015flemlerle yap\u0131sal de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frat\u0131larak i\u015flenmi\u015f olur. Daha sonra i\u015flenen bu proteinler golgi cisimci\u011fine ta\u015f\u0131n\u0131r ve burada g\u00f6revlerine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131r.<br \/>\n\u00d6zellikle protein sentezinin h\u0131zl\u0131 oldu\u011fu h\u00fccrelerde daha \u00e7ok bulunur.<br \/>\n2-) Gran\u00fcls\u00fcz ER<br \/>\n\u00dczerinde ribozom ta\u015f\u0131maz. Ya\u011f ve karbonhidrat metabolizmas\u0131nda etkilidir. Gran\u00fcls\u00fcz ER ayr\u0131ca kas h\u00fccrelerinde kalsiyum depolanmas\u0131nda karaci\u011fer h\u00fccrelerinde ila\u00e7lar\u0131n etkisiz hale getirilmesinde rol oynar.<br \/>\nEndokrin bezlerde ve ya\u011f sentezi yapan h\u00fccrelerde bulunur.<\/p>\n<p>Sarkoplazmik Retikulum (SR)<\/p>\n<p>D\u00fcz ve \u00e7izgili kaslarda bulunan \u00f6zel bir tip gran\u00fcls\u00fcz endoplazmik retikulumdur. Aradaki fark, SR&#8217;da bulunan proteinlerin kalsiyum depolamaya ve pompalamaya yaramalar\u0131d\u0131r. Kas uyar\u0131l\u0131nca SR&#8217;de depolanan kalsiyum sal\u0131n\u0131r, bu da kas\u0131n kas\u0131lmas\u0131na neden olur.<\/p>\n<p>GOLG\u0130 C\u0130S\u0130MC\u0130\u011e\u0130<\/p>\n<p>Golgi cisimci\u011fi zarla \u00e7evrili disk \u015feklinde \u00fcst \u00fcste dizilmi\u015f yass\u0131 keselerden olu\u015fmu\u015ftur. \u00d6karyot h\u00fccrelerde bulunan golgi cisimci\u011fi keselerinin say\u0131s\u0131, doku tipine ve metabolik faaliyetlere g\u00f6re de\u011fi\u015fir. H\u00fccrede genellikle \u00e7ekirde\u011fe ve ER&#8217;ye yak\u0131n olarak bulunur.<\/p>\n<p>Kan h\u00fccreleri, olgun spermler, prokaryot h\u00fccreler d\u0131\u015f\u0131ndaki h\u00fccrelerle bulunur. Salg\u0131 yapan h\u00fccrelerde fazla miktarda bulunur ve bulundu\u011fu dokuya g\u00f6re de uygun salg\u0131lar\u0131 \u00fcretir.<br \/>\nGolgi cisimci\u011finde ER&#8217;den gelen maddeler (proteinler, lipitler ve karbonhidratlar) daha ileri derecede i\u015flenir ve g\u00f6revlerine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131r. Buradaki i\u015flemle ER&#8217;den gelen maddeler salg\u0131 g\u00f6revi yapacak, plazma zar\u0131na, h\u00fccre duvar\u0131na ya da lizozomlar\u0131n yap\u0131s\u0131na kat\u0131lacak \u015fekilde farkl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r.<br \/>\nGolgi cisimci\u011finde sentezlenen glikoprotein, glikolipit ve lipoproteinler plazma zar\u0131n\u0131n yap\u0131s\u0131na kat\u0131l\u0131r. Golgi cisimci\u011finde i\u015flenen maddeler kesecikler halinde sitoplazman\u0131n s\u0131v\u0131 k\u0131sm\u0131na b\u0131rak\u0131l\u0131r.<br \/>\n\u00d6rnek: pankreas h\u00fccrelerindeki golgi cisimci\u011finde sentezlenen sindirim enzimleri salg\u0131 keseciklerinde depolan\u0131r ve gerekti\u011finde ekzositozla h\u00fccre d\u0131\u015f\u0131na verilir.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca golgi h\u00fccredeki sindirim enzimlerini paketleyerek lizozom organelini olu\u015fturur. ER&#8217;den golgiye aktar\u0131lan protein, lipit ve karbonhidratlar daha ileri derecede i\u015flenir ve g\u00f6revlerine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131rlar. Golgide i\u015flenen bu maddeler kesecikler halinde sitoplazma s\u0131v\u0131s\u0131na b\u0131rak\u0131l\u0131rlar.<br \/>\nBu organel i\u015flevini kaybederse salg\u0131 \u00fcretimi durur.<br \/>\n\u00d6rnek: ya\u015f ilerledik\u00e7e t\u00fck\u00fcr\u00fck salg\u0131s\u0131n\u0131n azalmas\u0131<\/p>\n<p>L\u0130ZOZOM<\/p>\n<p>Lizozomlar karbonhidrat, protein, lipit gibi organik bile\u015fikleri par\u00e7alay\u0131c\u0131 enzimler i\u00e7eren, zarla \u00e7evrili organellerdir.<br \/>\nAlyuvar h\u00fccreleri d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn hayvan h\u00fccrelerinde bulunur. Lizozomlar\u0131n say\u0131lar\u0131 akyuvar ve karaci\u011fer h\u00fccrelerinde olduk\u00e7a fazlad\u0131r.<br \/>\nYap\u0131lar\u0131nda ER ya da golgi cisimci\u011finden olu\u015fan lipoprotein yap\u0131s\u0131nda bir zar ve zar\u0131n i\u00e7ini dolduran sindirim enzimleri vard\u0131r. Lizozom i\u00e7indeki enzimler asidik (pH=5) ortamda \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131ndan, sitoplazman\u0131n s\u0131v\u0131 k\u0131sm\u0131nda (pH=7) etkinlik g\u00f6stermez. Bu sindirim enzimleri h\u00fccrenin fagositoz ya da pinositozla ald\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck molek\u00fcll\u00fc maddeleri sindirir. Lizozomlar ER ve golgi cisimci\u011fi taraf\u0131ndan \u015fekillendirilir.<br \/>\nGran\u00fcll\u00fc ER&#8217;de sentezlenen pasif enzimleri i\u00e7eren kesecikler golgi cisimci\u011fine g\u00f6nderilir. Golgi cisimci\u011fine ggelen keseciklerdeki enzimler aktif hala gelerek buradan lizozom kesecikleri \u015feklinde sitoplazman\u0131n s\u0131v\u0131 k\u0131sm\u0131na b\u0131rak\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Besinler, besin kofuluna al\u0131nd\u0131ktan sonra lizozom keseleri bu kofullarla birle\u015fir ve dif\u00fczyonla h\u00fccre zar\u0131ndan ge\u00e7ebilecek kadar k\u00fc\u00e7\u00fck molek\u00fcllere par\u00e7alan\u0131r. Geride kalan at\u0131k maddeler y\u00fcksek organizasyonlu canl\u0131larda birikir ve bir zaman sonra h\u00fccre ya\u015flanmas\u0131yla birlikte lipofuksin pigmentinin olu\u015fumu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Biriken bu madde ya\u015fl\u0131 bireylerin ellerinde, omuzlar\u0131nda ya da y\u00fcz\u00fcnde kahverengi lekeler olu\u015fturur.<br \/>\nOrganizmada \u00f6l\u00fcm ve baz\u0131 hastal\u0131k durumlar\u0131nda h\u00fccre i\u00e7i kontrol mekanizmas\u0131 bozuldu\u011fundan lizozom enzimleri serbest kal\u0131r ve h\u00fccre i\u00e7eri\u011fini par\u00e7alar. Bu olaya otoliz ad\u0131 verilir. Baz\u0131 durumlarda ise h\u00fccreler kendi lizozomlar\u0131 taraf\u0131ndan kontroll\u00fc olarak yok edilir. Kontroll\u00fc h\u00fccre \u00f6l\u00fcm\u00fc ad\u0131 verilen bu olaydan lizozom enzimleri tek ba\u015f\u0131na sorumlu olmay\u0131p di\u011fer genetik fakt\u00f6rler de etkilidir.<\/p>\n<p>KOFUL<\/p>\n<p>Kofullar tek katl\u0131 zarla \u00e7evrili i\u00e7i s\u0131v\u0131 dolu keselerdir. \u00c7ekirdek zar\u0131, h\u00fccre zar\u0131, endoplazmik retikulum ve golgi taraf\u0131ndan olu\u015fturulabilirler. Bitki ve hayvan h\u00fccrelerinde yap\u0131 ve g\u00f6revleri bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterir.<br \/>\nOlgun bitki h\u00fccrelerinde genellikle bir merkezi koful bulunur. Merkezi kofulun i\u00e7ini dolduran s\u0131v\u0131n\u0131n deri\u015fimi y\u00fcksektir. Bu durum kofulun i\u00e7ine su giri\u015fi dolay\u0131s\u0131yla kofulun \u015fi\u015fmesine neden olur. Bu \u015fi\u015fkinlik turgor bas\u0131nc\u0131na ve bitkinin dik durmas\u0131na yol a\u00e7ar.<br \/>\nBitki kofulunun i\u00e7eri\u011finde suyla birlikte mineral tuzlar\u0131, amino asitler, \u015fekerler, at\u0131k \u00fcr\u00fcnler ayr\u0131ca \u00e7e\u015fitli pigmentler bulunur. Kofullar bitkide \u00e7e\u015fitli g\u00f6revleri yerine getirir.<\/p>\n<p>?\u015eeker ve amino asitlerin ge\u00e7ici depo yeridir.<br \/>\n?Yap\u0131s\u0131ndaki antosiyan gibi pigmentler \u00e7i\u00e7eklere renk verir. Bu pigmentler koful \u00f6z suyunun asit ya da baz olu\u015funa g\u00f6re farkl\u0131 renk g\u00f6sterir. Koful \u00f6z suyu asidik ise k\u0131rm\u0131z\u0131, bazik ise mavi, n\u00f6tr ise menek\u015fe rengi verir. Renkler b\u00f6cekleri tozla\u015fma i\u00e7in bitkiye \u00e7eker. Meyvedeki renkler de hayvanlar\u0131 \u00e7ekerek tohumun yay\u0131lmas\u0131nda etkili olur.<br \/>\n?Tanin gibi organik at\u0131klar i\u00e7in ge\u00e7ici depo g\u00f6revi yapar. Yapraklar d\u00f6k\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde at\u0131klar bitkiden b\u00f6ylece uzakt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olur. Baz\u0131 at\u0131k maddeler de kofulda birikerek k\u00f6t\u00fc tat ve kokular\u0131yla bitki yiyen hayvanlar\u0131 uzak tutar.<br \/>\n?Baz\u0131lar\u0131 sindirim enzimleri i\u00e7erir ve lizozoma benzer g\u00f6rev yapar.<\/p>\n<p>Hayvan h\u00fccrelerinde kofullar, bitki h\u00fccresine g\u00f6re \u00e7ok daha k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fcr. Ancak say\u0131lar\u0131 daha fazla olabilir. Kofullar hayvan h\u00fccrelerinde ER veya golgi cisimci\u011finden olu\u015fabilir. \u0130\u00e7lerinde salg\u0131 maddeleri bulunur. Endositoz sonucu olu\u015fanlar da besin kofulu olur.<br \/>\nBir h\u00fccreli \u00f6karyot canl\u0131larda besin kofulu vekontraktil koful (vurgan kofulu) bulunur. Besin kofuluna lizozomun eklenmesiylesindirim kofulu olu\u015fur.<\/p>\n<p>M\u0130TOKONDR\u0130<\/p>\n<p>Genellikle oval veya \u00e7ubuk \u015feklinde olan, \u00e7ift katl\u0131 zara sahip bir organeldir. Mitokondri oksijenli solunumun yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 organeldir. Prokaryot h\u00fccreler ve olgun alyuvarlar d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm h\u00fccrelerde bulunur. Oksijenli solunum yapabilen bakterilerde mitokondri yerine mezozom ad\u0131 verilen h\u00fccre zar\u0131 k\u0131vr\u0131mlar\u0131 bulunur.<br \/>\nMitokondrinin d\u0131\u015f zar\u0131 d\u00fcz i\u00e7 zar\u0131 ise k\u0131vr\u0131ml\u0131d\u0131r.<br \/>\nK\u0131vr\u0131ml\u0131 olan bu yap\u0131ya krista<br \/>\ndenir. Krista zar\u0131nda enerji \u00fcretimini sa\u011flayan elektron ta\u015f\u0131ma sistemi (ETS) bulunur. Kristalar\u0131n k\u0131vr\u0131ml\u0131 olmas\u0131 y\u00fczeyi geni\u015fletir. Bu durum da mitokondrinin bulunduraca\u011f\u0131 ETS ve \u00fcretilecek enerji (ATP) miktar\u0131n\u0131 art\u0131r\u0131r.<br \/>\nMitokondrinin i\u00e7i matriks ad\u0131 verilen s\u0131v\u0131 ile doludur. Burada solunumla ilgili enzimler, ribozom, DNA, RNA, protein, su ve mineraller bulunur.<br \/>\nMitokondrilerin kendilerine ait DNA&#8217;lar\u0131 bulundu\u011fundan ihtiya\u00e7 durumunda kendilerini e\u015fleyerek yeni mitokondriler olu\u015fturabilirler. Mitokondrilerin \u00e7o\u011falmas\u0131 h\u00fccre kontrol\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fir.<br \/>\nMitokondrilerin kendilerine ait RNA ve ribozomlara sahip olmas\u0131 da kendilerine ait enzim ve proteinleri \u00fcretebileceklerini g\u00f6sterir. Ancak mitokondri DNA&#8217;s\u0131ndaki bilgi s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fundan h\u00fccreden \u00e7\u0131kar\u0131lan mitokondri tek ba\u015f\u0131na ya\u015fayamaz ve \u00f6l\u00fcr.<br \/>\nMitokondriler h\u00fccre i\u00e7indeki organik besinleri oksijen yard\u0131m\u0131yla inorganik maddelere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. B\u00f6ylelikle besinin yap\u0131s\u0131ndaki kimyasal ba\u011flardaki enerji a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar ve bu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan enerji ATP \u015feklinde depolan\u0131r. Solunum sonucunda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan su, h\u00fccrenin ve ortam\u0131n nemini art\u0131r\u0131rken \u00e7\u0131kan karbondioksit asit \u00f6zelli\u011finde oldu\u011fundan ortam\u0131n asitli\u011fini art\u0131r\u0131r.<br \/>\nEnerji gereksinimi fazla olan beyin, \u00e7izgili kaslar, karaci\u011fer gibi h\u00fccrelerde mitokondri say\u0131s\u0131 fazlad\u0131r. Bitkilerin her canl\u0131 h\u00fccresinde mitokondri vard\u0131r ve g\u00fcn\u00fcn her saati faaliyeti devam eder.<\/p>\n<p>PLAST\u0130TLER<\/p>\n<p>Bitkilerde ve baz\u0131 protistlerde (\u00f6rne\u011fin \u00f6glenada) bulunur. Mantarlar, hayvanlar ve prokaryotlarda yoktur. Yap\u0131 ve g\u00f6revlerine g\u00f6re plastitlerin \u00fc\u00e7 \u00e7e\u015fidi vard\u0131r.<\/p>\n<p>a-) Kloroplast<br \/>\nKloroplastlar \u0131\u015f\u0131k enerjisinin kimyasal ba\u011f enerjisine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc yerlerdir. Bu olaya fotosentez denir. Bitkilerin ye\u015fil k\u0131s\u0131mlar\u0131nda ve baz\u0131 protistlerde bulunan oval \u015fekilde iki d\u00fcz zardan olu\u015fmu\u015f bir yap\u0131d\u0131r. Klorofil pigmentini bulundurduklar\u0131 i\u00e7in ye\u015fil renkli olan kloroplastlar yapraklarda, gen\u00e7 dallarda, olgunla\u015fmam\u0131\u015f sebze ve meyvelerde bulunabilirler. Kloroplast\u0131n i\u00e7 k\u0131sm\u0131 stroma denilen bir s\u0131v\u0131 ile doludur. Stromada DNA, RNA, ribozomlar, fotosentez enzimleri bulunmaktad\u0131r. Stroma i\u00e7ine g\u00f6m\u00fcl\u00fc halde bulunan yass\u0131 diskler (tilakoit) kloroplast\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc zar sistemini olu\u015fturur. Klorofil pigmentleri tilakoitler \u00fczerinde bulunur. Tilakoitler, kloroplast i\u00e7inde \u00fcst \u00fcste dizilerek granum lamellerini (grana) olu\u015fturur. Bu olu\u015fum kloroplast\u0131n i\u00e7inde daha fazla klorofil bulunmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<\/p>\n<p>Lamellerin \u00fczerinde klorofille birlikte bulunan elektron ta\u015f\u0131ma sistemi (ETS) kloroplastlar\u0131n kendi reaksiyonlar\u0131 i\u00e7in gerekli ATP&#8217;yi \u00fcretmesini sa\u011flar. Kloroplast\u0131n kendine ait DNA&#8217;s\u0131 oldu\u011fundan ihtiyaca g\u00f6re kendini e\u015fleyebilir. Kendine ait RNA ve ribozomlar\u0131 sayesinde kendine ait enzim ve proteinleri \u00fcretebilir. Klorofil pigmentinden yoksun bitkilerde albinoluk g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>b-) Kromoplast<br \/>\nKromoplastlar likopin (k\u0131rm\u0131z\u0131), karoten (turuncu) ve ksantofil (sar\u0131) olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli renk pigmentlerini i\u00e7eren plastitlerdir. Kromaplastlarda fotosentez tepkimeleri ger\u00e7ekle\u015fmez. Bu pigmentler bitkilerde meyve ve \u00e7i\u00e7ek renklerini olu\u015fturur. Plastitler baz\u0131 i\u00e7 ve d\u0131\u015f fakt\u00f6rlere ba\u011fl\u0131 olarak birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015febilirler.<\/p>\n<p>\u00d6rnek: sonbaharda yapra\u011f\u0131n ye\u015filden sar\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015fmesi (kloroplast\u0131n kromoplasta d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin sonucu)<\/p>\n<p>c-) L\u00f6koplast<br \/>\nBitkilerin \u0131\u015f\u0131k g\u00f6rmeyen k\u00f6k ve g\u00f6vdelerinde bulunan renksiz plastitlerdir. Depo g\u00f6revi yapar. Bitkinin cinsine g\u00f6re protein, ya\u011f ve ni\u015fasta depolayabilir. I\u015f\u0131k varl\u0131\u011f\u0131nda l\u00f6koplastlar kloroplasta d\u00f6n\u00fc\u015febilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>S\u0130TOPLAZMA H\u00fccre zar\u0131 ile \u00e7ekirdek zar\u0131n\u0131n aras\u0131n\u0131 dolduran yar\u0131 ak\u0131\u015fkan (kolloidal) bir s\u0131v\u0131d\u0131r. Sitoplazma, s\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131m ve organeller olmak \u00fczere iki k\u0131s\u0131mda incelenebilir. a-) S\u0131v\u0131 k\u0131s\u0131m (h\u00fccre plazmas\u0131) Yap\u0131s\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc sudur. H\u00fccrelerin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131nda su oran\u0131 p-90 kadard\u0131r. Bitkilerde bu oran % 98&#8217;e kadar \u00e7\u0131kabilirken, spor, tohum ve baz\u0131 bakterilerde &#8216;ten %&#8217;de kadar &#8230; <a title=\"Sitoplazma\" class=\"read-more\" href=\"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/sitoplazma.html\" aria-label=\"More on Sitoplazma\">Devam\u0131n\u0131 oku&#8230;<\/a><\/p>\n","protected":false},"author":1685,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[44],"tags":[14797,16287],"class_list":["post-42545","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-biyoloji","tag-sitoplazma","tag-sitoplazma-nedir"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/42545","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1685"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=42545"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/42545\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=42545"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=42545"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.sorubak.com\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=42545"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}