Atatürk İlkeleri (İnkılapçılık)

İnkılap, bir toplumun önemli kurumlarını kısa bir süre içinde değiştirip kendini yenileştirme atılımıdır. Atatürk inkılabı, “Türk milletini son yüzyıllarda geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medeni gereklere göre ilerlemesini sağlayacak yeni müesseseler koymuş olmaktır.” şeklinde tanımlamıştır. İnkılapçılık, Batılılaşma ve çağdaşlaşma yolunda daima ileriye, çağdaş uygarlığa yönelmektir. Atatürk’ün inkılap anlayışı eskiyi kaldırıp yerine … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Laiklik)

Laiklik, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır. Kısaca din işleri ile devlet işlerinin ayrı yürütülmesidir. Laiklik ilkesinde temel hedef, inanç özgürlüğü  sağlanmasıdır. Herkes istediği inanca sahip olabilir ve bu inancın gereklerini yapabilir. Atatürk’e göre dine saygı, inanan kişinin haklar saygının bir sonucudur. Atatürk dine karşı olmadığı  gibi, gerçek dindara da … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Devletçilik)

Devletçilik, temel anlamıyla devletin ekonomik ha­yatın içine girmesidir. Devletçilik bir ekonomi siya­setidir. Atatürk’ün devletçilik anlayışı komünizmden farklıdır. Atatürk’ün devletçilik anlayışında devlet ekonomi­nin içinde yer almakla birlikte özel teşebbüsün önünde engel değildir. Sermayesi olan vatandaşlar birkaç alan dışında diledikleri biçimde üretime katı­labilirler. Devletçilik ilkesi bir zorunluluk olarak ortaya çık­mıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra özel teşebbüs desteklenerek liberal … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Halkçılık)

Bir milleti oluşturan, çeşitli mesleklerin ve toplum­sal grupların içinde bulunan insanlara halk denir. Halkçılık, milletin çıkarına ve yararına bir siyaset iz­lenmesi, halkın kendi kendini yönetmeye alıştırılmasıdır. Halkçılıkta belli bir grup, kişi ya da sınıf üstünlüğü yoktur. Toplumu oluşturan bütün vatan­daşlar ülkesine ve devletine karşı hak ve sorumlu­luklar açısından eşittir. Herkes devlet imkânlarından eşit olarak yararlanma … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Milliyetçilik)

Image via Wikipedia Ait olduğu milletin varlığını sürdürmesi ve yüceltil­mesi için diğer bireylerle birlikte çalışmaya bu çalış­mayı ve bilinci diğer kuşaklara da yansıtmaya milli­yetçilik denir. Milliyetçiliğin en önemli unsuru millettir. Atatürk’e göre milliyetçilik, kendini aynı milletin üye­leri sayan kişilerin, o milleti yüceltme istekleridir. Milliyetçilik bir duygu işidir. Bir insan kökeni ne olur­sa olsun kendini hangi … Devamını oku…

Atatürk İlkeleri (Cumhuriyetçilik)

Image via Wikipedia Cumhuriyet, halkın kendi kendisini yönetmesi ve devlet içinde karar verecek en yetkili ve son makam olarak milleti kabul etmektedir. Cumhuriyet rejimin­de esas, yöneticilerin seçimle iş başına gelmeleridir. Halkın kendini doğrudan doğruya yönetmesi demek olan demokrasi ise cumhuriyet rejiminin ulaştığı en ideal yönetim biçimidir. Cumhuriyet yönetiminde millet adına karar verme yetkisi doğrudan millet … Devamını oku…

Atatürkçü Düşüncede Milli Güç Unsurları

HER ŞEY GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN Bir ulusun, ulusal hedeflerine ulaşabilmek amacıyla kullanabileceği maddi ve manevi kaynaklarının top­lamına milli güç denir. Milli güç unsurları şunlardır: Siyasi Güç Atatürkçü düşüncede siyasi güç, devletin gücünü milletten alması ve devlet politikalarının millet irade­sine göre belirlenmesi esasına dayanır. Atatürk, si­yasi gücün zayıflamasının devletin ve demokrasinin geleceğini tehlikeye düşüreceğini söylemiştir. … Devamını oku…

Atatürkçü Düşünce Sistemi

Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlı­ğa, huzur ve refaha sahip olması, devlet yönetimi­nin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve bilimin öncülüğünde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacıyla temel­leri yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatı­na, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun te­mel kurumlarına ilişkin gerçekçi düşüncelere ve il­kelere Atatürkçülük denir. Atatürkçülüğün Nitelikleri Atatürkçülüğü … Devamını oku…

Cumhuriyet Sonrası Gelişmeler

CUMHURİYETİN İLANI 29 EKİM 1923 Kurtuluş savaşı yıllarında sürekli milli egemenliğin önemi vur­gulanmıştır. TBMM’nin varlığı cumhuriyetin ilanını gerektiriyordu. Ankara’nın başkent olarak ilanının ardından rejim tartışmala­rı başladı. 1923 Ekim’inde Ali Fethi Bey hükümetinin istifasıyla ortaya bir hükümet bunalımı çıktı. Meclis hükümeti, sistemi yüzünden yeni bir hükümetin kurul­ması gecikiyordu. Hükümet bunalımını çözmek ve rejim tartışmalarını sona erdirmek … Devamını oku…

Lozan Antlaşmasının Maddeleri

1-SINIRLAR Doğu Sınırı : Görüşülmedi, Kars antlaşması geçerli oldu. Irak Sınırı : Musul konusunda anlaşmazlık çıkması üzerine Türkiye ile İngiltere arasında ikili görüşmelere  bırakıldı. Suriye Sınırı : 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması­na göre belirlendi. Batı Sınırı : Meriç nehri sınır oldu. Ege Adaları : Bozcaada ve Gökçeada Türkiye’ye, Oniki Ada İtalya’ya, diğer bütün Ege … Devamını oku…

Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923

I.  Lozan Görüşmeleri 20 Kasım 1922- 4 Şubat 1923 II. Lozan Görüşmeleri 23 Nisan 1923 – 24 Temmuz 1923 Katılan Devletler İngiltere – İtalya – Yunanistan – Fransa Japonya – Romanya – Yugoslavya Boğazlarla ilgili Görüşmelere Katılanlar; Sovyet Rusya-Bulgaristan Gözlemci Devlet; ABD Konferansın Toplanma Yeri Sorunu TBMM, konferansın İzmir’de toplanmasını istiyordu, böylece; Mustafa Kemal Paşa’nın … Devamını oku…

Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922

Katılan Devletler:İngiltere – İtalya – Fransa <-> TBMM Yunanlılar katılmadı. Yunanistan’ı İngiltere temsil etti. TBMM’nin temsilcisi ismet Paşa’dır. Maddeleri Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki savaş hali sona erecek Doğu Trakya 15 gün içinde Yunanlılarca boşaltılacak ve TBMM’ye teslim edilecek TBMM, barış antlaşması imzalanıncaya kadar Doğu Trak­ya’ya asker göndermeyecek ancak sekiz bin kadar jandarma kuvveti bulundurabilecek … Devamını oku…

Kütahya-Eskişehir Savaşları 10-24 Temmuz 1921

10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunanistan ile Ankara Hükûmeti ordusu arasında gerçekleşen muharebe. Muharebeyi kaybeden Ankara hükûmeti kuvvetleri Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmek zorunda kaldı. Yunanlılar, Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri ile Kütahya-Eskişehir Muharebeleri arasındaki üç aylık zaman içinde, Anadolu’daki kuvvetlerini 11 tümen ve 1 süvari tugayına çıkartarak daha da güçlenmiş bir durumda … Devamını oku…

Kurtuluş Savaşı ve Güney Cephesi

Mondros Mütakeresi’nden sonra Adana, Antep, Maraş ve Ur-fa önce İngilizlerin işgaline uğramış, Paris Konferansından sonra Fransızlara devredilmiştir. İngilizler bölge halkına yönelik baskılar yapmadıkları için cid­di bir direnişle karşılaşmadılar. Fransızlar bölgeyi Ermenilerle birlikte işgal ederek ağır bas­kılar yaptılar ve sivil halka yönelik katliamlar gerçekleştirdiler. Bu durum halkın tepkisine neden oldu. Sivas Kongresi’nde bölgeye komutanlar tayin edildi. … Devamını oku…