Sahnenin Dışındakiler Kitap Özeti (Sorubak Kitap Özetleri) Sahnenin Dışındakiler Kitap Özeti (Sorubak Kitap Özetleri)
sorubak.com
Sorubak.Com
SPONSORLU BAĞLANTILAR
 

ilkokul 1.2.3.sınıf sene başı ihtiyaç listeleriilkokul 1.2.3.sınıf sene başı ihtiyaç listeleri
mstfkocoglu
2014-2015 10.sınıf temel kimya yıllık planı2014-2015 10.sınıf temel kimya yıllık planı
Ersin KARA
4.5.6.7.8.sınıf din kültürü yıllık planı 2014-20154.5.6.7.8.sınıf din kültürü yıllık planı 2014-2015
Fazlı BÜYÜKER
Lise görsel sanatlar sene başı zümre toplantı tutanağı 2014-2015Lise görsel sanatlar sene başı zümre toplantı tutanağı 2014-2015
Osman BİR
2014-2015  Eylül Ayı Mesleki Çalışma Programı (Liseler İçin)2014-2015 Eylül Ayı Mesleki Çalışma Programı (Liseler İçin)
Tekin CANPOLAT
9.sınıf kimya yıllık planı 2014-20159.sınıf kimya yıllık planı 2014-2015
Ali KARAGÖZ

 

Sahnenin Dışındakiler Kitap Özeti (Sorubak)


Ekleme Tarihi:  23-01-2012 Bu Kitap Özeti :  1127 Defa Okundu.-Bu Özeti Yazdır
Sahnenin Dışındakiler
Tür: Roman

Dergâh Yayınları

Sayfa Sayısı: 343

Sahnenin Dışındakiler, 1950de tefrika edildikten sonra ancak 1973 yılında kitap olarak yayımlanabilmiştir. Yazarın diğer romanlarından Mahur Beste ile Huzur bu kitapla birlikte bir Nehir romanın parçaları olarak değerlendirilmiştir.
Sahnenin Dışındakilerde zaman 1920 yılıdır ve mekân İstanbuldur. Türk milletinin yaşadığı o ateşten günlerde İstanbul hem bir sahnedir, hem de sahnenin dışı. Asıl sahne Anadolu, bu sahne dışı İstanbulda pek az görünür, değişik aynalardan görülür.
Sahnenin Dışındakilerde kalabalık bir şahıs kadrosu vardır. Bunlar içinde gözden düşmüş fakat kendilerinin her an hatırlanacağını uman devlet adamları, harp vurguncuları, idealistler, hainler, fedakar kadınlar, düşmüş kadınlar, değişen hayat şartları içinde yerlerini arayanlar, ızdırabın hayatlarını kabarttığı insanlar yer alır.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Sahnenin Dışındakiler adlı romanınında, Kurtuluş Savaşı öncesi ve sırasındaki İstanbul’un halini ve tavrını, orada yaşayan toplumun çeşitli katmanlarından insanlar üzerinden anlatıyor. Pek çok farklı konuya değinen Tanpınar, döneminin yazarlarının çoğunun yaptığı gibi savaşın sahnesi olan Anadolu’yu anlatmıyor. Aksine İstanbul’u anlatarak bize sahnenin dışında neler olduğunu gösteriyor. Tanpınar, I. Dünya Harbi öncesindeki durumu da dahil olmak üzere, harp sonrası İstanbul’u ve halkının umutsuzluğunu, toplumdaki ekonomik ve sosyal değişimi, Anadolu’da Kurtuluş Mücadelesi verilirken bu savaştan uzak ve hatta ona karşı durmuş bir şehir olan İstanbul’da yaşamanın ve birşeyler yapmanın zorluğunu, İstanbulluların Anadolu’yu anlamaya çalışmalarını, işgal altındaki bir kentte başı dik durmaya çalışan aydınların geçirdiği zorlukları yarattığı karakterler üzerinden, çok renkli bir şekilde bize gösteriyor. Kitabın daha ilk sayfalarından I. Dünya Harbi sonrası işgal edilmiş İstanbul’un umutsuz ve çökmüş halini görüyoruz. Kitabın ana karakteri Cemal, uzun bir aradan sonra İstanbul’a geldiğinde gördüğü manzara karşısında şok olur. İstanbul’un her bir köşesinde farklı milletlerin işgal askerleri kol gezmektedir. Yabancı milletlerin marşları sokaklarda yankılanır ve yerel halk başları önlerinde ve ezik olarak yaşamanın utancı içinde hayatlarına devam etmeye çalışırlar. Bu durumu farkeden Cemal, uzaktan nasıl olduğunu tam kestiremediği ve belki de duyduklarına biraz burun kıvırdığı işgal hayatınının soğuk yüzü karşısında endişe duyar. İnsanlar gerçekten İstanbul’da hayatlarını sürdürebilmek için çok zorluk çekerler. Her evin içi ayrı bir dramayı ve yokluğu yaşar. Kaybedilmiş yakınlar, git gide daha da kötüye giden ekonomi yüzünden çekilen açlık,yüzü solmuş,kirlenmiş ve her yeri dökülen bir şehir, yabancı askerlerin varlığının insanlar üzerinde bıraktığı olumsuz etki oldukça dramatik olarak anlatılır hikayede. Cemal İstanbul’da dolaşırken, onun zihni içinde oluşan görüntlerden biz de o zamanın İstanbul’unu görürüz. Herşey değişmiştir artık. Mutsuzluk her yeri kaplamıştır. Herkesin boynu yere eğik, yaşamlarını idame ettirmeye çalışır. Ara ara isyan etseler de Anadolu halkından uzak ve kopuk bir yaşam süren, her devletten askerin kol gezdiği bir şehrin insanları olarak İstanbulluların sesleri pek çıkamaz. Yeni zenginlerle eski soyluların bu ilişkisi Avrupa’daki burjuvazinin zenginleştiği zamanları hatırlatıyor. Burjuvazinin parasıyla aristokratın soyluluk ünvanının yaptığı evliliklere benzer bu Türk evliliklerinin yaşandığı İstanbul’da, bu durum pek de hoş karşılanmamaktadır ve hatta biraz bayağı kaçmaktadır. Sabiha ile evlenen Muhtar bu hoşnutsuzluğu en iyi ortaya çıkartan karakter olarak yer alır hikayenin içinde. İşgal zamanında zengin olmak derdi içinde olan bu adam biraz da karikatürize bir biçimde ‘kötü’ olarak gösterilir. Bir de bu tip karakterlerin yanında, bir de biraz ‘karaktersiz’ tipler vardır İbrahim Bey gibi. O ve onun gibi ‘Anadolu’daki mücadeleye karşı durmuş, ülkeyi düşman işgaline bırakmış, vasıfsız’ İstanbul hükümetiyle iş birliği yaparak zengin olan adamlar vardır. Onlar kötü olmaktan ziyade acınılacak derecede gözü yalnızca parada ve malda mülkte olan tiplerdir. Memleket meseleleriyle çıkarları dışında hiç bir alakaları yoktur. Anadolu’yu tanımamak aslında çok doğaldır. Bazıları kendi dertleriyle uğraştıkları ve Anadolu’da neler olduğuyla ilgilenmedikleri için bihaber olsalar da, halkın çoğu aslında Anadolu’ya ait haberlerin gizliden gizliye yayılması yüzünden kopuktur. İstanbul’a set çekmiştir Anadolu ve İstanbul’da Anadolu’da sürdürülen mücadeleyi yadsıyarak set çekmiştir ona. Olan, gönlü Anadolu’da kalan insanlara olur. Ne yaparlarsa yapsınlar, yine de Anadolu’yu anlayamazlar. Yine de zaman ilerledikçe, Anadolu, zaferler kazandıkça daha çok duyurur sesini ama bu sefer de İstanbul durgunlaşır. Anadolu’dan iyi haberler geldikçe, İstanbul üzerindeki işgal ağırlığını daha çok farketmeye ve bunun altında daha çok ezilmeye başlar. Sabırlar tükeniyordur artık. Umut ışığı artıkça, İstanbul daha da karanlığa gömülür. ‘Anadolu Ateşi’nin’ her yeri saracağını anlayan bazı İstanbul hükümeti destekçileri, baştan beri Milli Mücadele taraftarı gibi davranmaya başlarlar. Tüm bu gelişmeler sırasında sahnenin dışı İstanbul’da sahnenin içinde kalmaya çalışan oyuncular olarak İhsan, Muhlis ve tüm o çevre yavaş yavaş sönmeye başlar. Nasır Paşa’nın teslim ettiği yazının onun hatıratı olmadığı ortaya çıkınca, bu sönüş doruk noktasına ulaşır. Verilmiş tüm uğraşlara rağmen, Anadolu sahnesi günden güne aydınlanırken, İstanbul’un oyuncuları sahne dışı kalmaya mecbur olurlar. Daha başlarda Cemal’in şüphe duyduğu şey gerçek olur. Tüm yapılanlar realite olmaya çalışan bir oyunun ötesine geçememiştir. Okuyucuya çok şey vaad eden İhsan karakteri git gide sönmüş, birşey yapamadan Milli Mücadele hikayesinin ortasında kala kalmıştır sanki. Cemal’e gelince, baştan beri Sabiha’yı arayıp bulup ona yardım edebilmek hayalleri ile vatan-millet meseleleri arasında gel gitlerle var olmuş bir karakter olarak, kitabın sonunda da aynı belirsiz ve karamsar tavrı devam eder. Ama bu sefer bir fark vardır; artık umut da yoktur. Nasır Paşa ölmüştür, İhsan zor ve belirsiz bir durumda kalmıştır ve başından beri hayalleri olan Sabiha mutlak bir mutsuzluğa mahkum olmuştur. Mutsuz bir evlilikten kaçarak, sahneye çıkmıştır. Ama bu sahneye çıkış, çocukluk hayallerini gerçekleştirmek veya Türk kadını olarak bir devrim yapmak gibi sebeplerden ziyade, bir düşüş ve son kaçış anıdır. Sabiha bizim gözümüzde radikal bir hareketle çıkış yapmış güçlü bir kadın imgesinden çok, neredeyse bir fahişe kadar düşmüş bir kadın imgesiyle bitirir hikayesini.Yüzyıllar boyu çeşitli medeniyetlere ‘sahne olmuş’, tarihin en önemli anlarına ışık tutmuş insanları ile birçok medeniyete başkentlik yapmış İstanbul, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Sahnenin Dışındakiler adlı romanında artık ‘sahne dışı’ kalmış, mutsuz, umutsuz, kurtuluş mücadelesinden tamamen kopmuş bir şehirdir. Romandaki kahramanların belirsiz geleceği, İstanbul’un belirsizlikler içindeki geleceğini yansıtır. Roman, her zaman sahne olmaya alışkın ve belki de bu alışkanlığın getirdiği kendine güvenle, başladığı yolun ortasında kalakalmış bir şehir olarak İstanbul’un ve onun ne yapacağı kestirilemeyen, umutsuz ve biraz da ruhsuz insanlarının hikayesi olarak biraz karanlık bir şekilde bitse de, Tanpınar’ın -dönemin ruhunu yansıtan diğer romanlarda olduğu gibi- Anadolu’yu değil de İstanbul’u ve orada yaşananları, yarattığı karakterler üzerinden anlatmayı başardığı hikayesi, bu özelliği ile şuana kadar okuduğum pek çok diğer Kurtuluş Mücadelesi romanları arasından kendisini sıyırmayı başarıyor.

(c) Bu özetle ilgili her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.
 
Son Eklenen Kitap Özetleri
İkinci Şans Hit
2.606
 
Ruhsal Makineler Çağı Hit
1.483
 
Yoksulluğun Sonu Hit
1.745
 
Sıradışı İnsanlar Hit
1.689
 
Patasana Hit
5.849
 
Beni Susarken Bölme Hit
1.437
 
Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi Hit
1.789
 
Seni İçimden Terk Ediyorum Hit
1.844
 
Başka Hit
1.336
 
Beyaz Evin Gizemi Hit
2.788
 
O Sen Olmalıydın Hit
1.258
 
Karmaşık Hayatlar Hit
992
 
Uçan Halı Babam Hit
1.540
 
Yol Hali Hit
1.270
 
Özgürleşen Seyirci Hit
900
 
Lükse Övgü Hit
803
 
Aslımca Hit
783
 
Kırık Zarlar Hit
914
 
Üstüme Kar Yağıyor Hit
1.423
 
Eylülde Aşklar Hit
2.296
 
Tümünü Göster

SPONSORLU BAĞLANTILAR
Çok Okunan Özetler
pamuk prenses ve yedi cüceler
Araba sevdası
İnsan Ne İle Yaşar?
Bir Genç Kızın Gizli Defteri
Açlık
Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi
vahşetin çağrısı
Ay Denizle Buluşunca
Denizler Altında 20.000 Fersah
Çocuk Kalbi
Patasana
Kolaysa Ağlama
Karabibik
Beyaz Gemi
Mal Peet File Bekçisi
Öğretmenim Lütfen Bu Kitabı Okur musun?
Ateşten Gömlek
Fatih Harbiye
Alacakaranlık
Eylül'de Aşklar
İki şehrin hikayesi
Vadideki Zambak
Sarı Zeybek Atatürk'ün Son 300 Günü
Biz İnsanlar
Şeker Portakalı
Ömer’in Çocukluğu Kitap Özeti
Kaşağı
Bir Küçük Osmancık Vardı
1915 Çanakkale Savaşları
Dikkat Kırılacak Eşya
Benzer Kitap Özetleri
Sarı Zeybek Atatürk'ün Son 300 Günü
Serseri Milyoner-Orhan Kemal
Sarıkamış Dramı
Simyacı
Sinekli Bakkal
Seni İçimden Terk Ediyorum
Sıradışı İnsanlar
Sefiller
Sistem
Simyacı
Serseri Milyoner
Sarı Zeybek
Sadist
Son Padişah Vahdettin
Sihirli Fasulye
Sahnenin Dışındakiler
Harfe Göre Kitap Özetleri

A    B    C   Ç    D   E    F         H        İ        K    L   M    N   O   Ö   P    R   S   Ş   T   U   Ü   V   Y   Z

 
Online Deneme / Blog / Sorubak Plan / YGS Taban Puanları/ Sorubak Oyun / Sorubak Rehberlik / Sorubak Şiir / Sorubak Video

 1.SINIF DOKÜMANLARI

2.SINIF DOKÜMANLARI 

3.SINIF DOKÜMANLARI

4.SINIF DOKÜMANLARI 

5.SINIF DOKÜMANLARI

6.SINIF DOKÜMANLARI 

7.SINIF DOKÜMANLARI 

8.SINIF DOKÜMANLARI 

 1.Sınıf Zümre Toplantıları
 2.Sınıf Zümre Toplantıları
 3.Sınıf Zümre Toplantıları
 4.Sınıf Zümre Toplantıları
 5.Sınıf Zümre Toplantıları

 6.Sınıf Zümre Toplantıları
 7.Sınıf Zümre Toplantıları

 8.Sınıf Zümre Toplantıları

1.Sınıf Veli Toplantıları
2.Sınıf Veli Toplantıları
3.Sınıf Veli Toplantıları
4.Sınıf Veli Toplantıları
5.Sınıf Veli Toplantıları

6.Sınıf Veli Toplantıları
7.Sınıf Veli Toplantıları

8.Sınıf Veli Toplantıları

1.Sınıf Performans Görevleri
2.Sınıf Performans Görevleri
3.Sınıf Performans Görevleri
4.Sınıf Performans Görevleri
5.Sınıf Performans Görevleri

6.Sınıf Performans Görevleri
7.Sınıf Performans Görevleri
8.Sınıf Performans Görevleri

1.Sınıf Ders Sunuları
2.Sınıf Ders Sunuları
3.Sınıf Ders Sunuları
4.Sınıf Ders Sunuları
5.Sınıf Ders Sunuları

6.Sınıf Ders Sunuları
7.Sınıf Ders Sunuları

8.Sınıf Ders Sunuları

1.Sınıf Çizgi Çalışmaları
 1.Sınıf Deneme Sınavları
 ELAT Ses Çalışmaları
 İNORM Ses Çalışmaları
 UKIYSD Ses Çalışmaları

 ÖBÜŞZÇ Ses Çalışmaları
 GCPH Ses Çalışmaları

 ĞVFJ Ses Çalışmaları

Gizlilik Politikası Copyright © 2008-2014 Tüm Hakları Saklıdır. Telif Hakkı/İletişim/Site Map


Sınava Hazırlık
İyiler İyidir. (Seyit Nesemi)
Lütfen İndirdiğiniz Dosyaları Virüs Taramasından geçiriniz.