Sorubak Forum
Sorubak


Sorun Cevaplayalım!    9.Sınıf Yazılı Soruları   10.Sınıf Yazılı Soruları   11.Sınıf Yazılı Soruları   12.Sınıf Yazılı Soruları    Meslek Lisesi Yazılıları 


Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _?

Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Konu Kalitesi: %
Yeni Yorum Gönder  Yeni Konu Gönder 
v Konu Bilgileri v
Yazar Konuyu Başlatan: Ersenekon - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 203 - Yorum  Toplam Yorumlar: 0

v
Ziyaretçi

Durum:
 
Teşekkürler:
Mesajına, Teşekkür edildi.



Konu Tarihi: 03.04.2013 20:07
ŞERAFETTİN SABUNCUOĞLU

1386-1470

Fatih döneminin meşhur hekimleri arasında yer alan Şerafettin Sabuncuoğlu 1386 yılında şehzadeler şehri diye anılan Amasya şehrinde doğmuştur Kitaplarında yer verdiği soy kütüğüne göre Babasının adı Ali Çelebi Dedesinin adı Sabuncuoğlu Hacı İlyas Çelebidir.
Sabuncuoğlu Hacı İlyas Çelebi 1408-1421 yıllarında babası Ali Çelebi’de 1421-1451 yıllarında hekimbaşılık yapmış zamanın ünlü hekimleridir
Sabuncuoğlu Şerafettin temel eğitimini Burhanettin Ahmetten almış ve Amasya Darüşşifâsı'nda tamamlamış , 17 yaşında hekimliğe başlamıştır.Bundan sonra hayatını okumaya , araştırmaya ve denemeye veren Sabuncuoğlu Şerafettin Eserlerinde 14 yıl hekimlik yaptığını iftiharla belirtir. Hekimliğin usta çırak usulüyle dükkanlarda yapıldığı dönemde bir darüşşifada çalışabilmek gerçekten çok güçtü ve böyle bir hizmet ancak liyakat sahibi üstatlara veriliyordu.
Şerafeddin Sabuncuoğlu, diğer birçok hekimin aksine özellikle cerrahî ile ilgilenmiştir. Genel olarak hekimler cerrahîye pek ilgi duymamışlar hatta cerrahî tedavinin gerekli olduğu durumlarda bile, ilaçla tedaviyi tercih etmişlerdir. Bunun sebebi cerrahî müdahalede hayatî tehlikenin çok yüksek olması ve bu tehlikeyi asgariye indirecek ve ameliyatı kolaylaştıracak bazı teknik imkanların bulunmamasıdır. Bu tip imkanların oluşması için, yani antibiyotik, analjezik, antiseptiklerin ve bunların yanı sıra anatomi bilgisinin yeterince gelişmesi için 19. yüzyılı beklemek gerekecektir.

ESERLERİ

Şerefeddin Sabuncuoğlu'nun bilindiği üzere 3 eseri bulunmaktadır.


* Akrabadin Tercümesi
* Kitâbü'l-Cerrahiyyeti'l-İlhaniyye
* Mücerrepname


Akrabadin Tercümesi ; II. Bayezid, şehzadeliği zamanında, Amasya Valisi iken (1481-1512), Şerefeddin Sabuncuoğlu'ndan Zeyneddin el-Cürcânî'nin (öl. 1136) Zahire-i Harzemşâhî diye bilinen eserini tercüme etmesini istemiş Sabuncuoğlu da bu hacimli eserin sadece farmakoloji kısmını çevirmiştir ayrıca kendiside eserin sonuna iki bölüm eklemiştir.
Eserde ilaçların özellikleri , hazırlanması gargara,yağlar,merhemler.. anlatılmakta ayrıca kusturucular müshiller,ağız dil ve damak , diş göz ilaçlarına ve lavmanlara yer verilmektedir eserin sonunda Türkçe sözlükte önerdiği Türkçe tıp terimleri incelemeye degerdir.

Kitâbü'l-Cerrahiyyeti'l-İlhaniyye ; Sabuncuoğlu'nun ikinci ve nispeten daha meşhur olan eseridir. Eser, bilindiği kadarıyla, Osmanlı İmparatorluğunda kaleme alınmış yegâne resimli cerrahî eseridir. 11. yüzyılda Endülüs'te yaşamış olan Ebû'l-Kâsım Zehrâvî'nin Kitâbü'l-Tasrîf adlı eserinin cerrahî ile ilgili kısmının tercümesi olduğu ileri sürülmüştür. Ancak Sabuncuoğlu her ne kadar büyük ölçüde söz konusu eserden yararlanmışsa da, eseri tam olarak tercüme ettiği söylenemez. Eserde, yer yer kendi gözlem ve deney sonuçları da yer almaktadır. Doğal olarak, Sabuncuoğlu kendinden önce yaşamış belli başlı cerrahlardan olan Zehrâvî'den yararlanmak zorunda idi, ancak bir hekim, bir cerrah olarak kendi çalışmalarıyla mevcut bilgiyi kaynaştırmış ve bize bu terkibi sunmuştur. Zehrâvî'nin eserinde yapılan ameliyatlar ve bu ameliyatlarda kullanılmış olan aletler verilmiştir.
Halbuki Sabuncuoğlu'nda gerçekten önemli bir katkı daha vardır ki o da, aletlerin yanı sıra ameliyatın nasıl yapıldığını gösteren temsili resimlerin mevcut olmasıdır. Bu resimlerde hasta ve doktorun pozisyonu ile aletlerin nasıl kullanıldığı da görülmektedir. Böylece kullanılan cerrahî tekniğini de açık ve seçik olarak görmek mümkün olmaktadır. Günümüzde de zaman zaman yazılı açıklamalara yardımcı olmak üzere bu tip şemalar verilmektedir. Bu eserin bilinen üç kopyası vardır bunlardan ikisi istanbulda biriside Paris Bibliothque National’dedir İstanbulda bulunan fatih millet kopyası ile Paris kapyası yazarın kaleminden çıkmıştır. Fatih sultan mehmet’e takdim edilen ve içinde II.Beyazıt’ın mührü bulunan kopya eserin kapağındaki kayda göre ;Tanzimat Meclisi üyesi Yasinci Zade Mehmet İlmi Efendi tarafından 186O yılında Fransız hekimi Bırjuven’e armağan edilmiş.Böylece eser 9 Haziran 1871 de Bibliotheque Nationale girmiştir 409 sayfa olan 2. Kopya itina ile hareketlenmiş, Türk neshi ile yazılmış olup 138 resim ve 168 alet resmi içermektedir.


Mücerrebnâme ; Sabuncuoğlu'nun üçüncü , en son ve en önemli eseri Mücerrebnâme adını taşıyan eseridir Bu eser adından da anlaşılacağı gibi, ilaçlarla ilgilidir. Şerefeddin Sabuncuoğlu bu eserinde sadece muhtelif ilaçlar ve onların kullanılışlarıyla ilgili bilgiler vermemiştir. Bilindiği gibi, uzun yıllar hekim olarak görev yapmıştır; bu sırada kazandığı deneyimlerinin yanı sıra, bizzat yaptığı bazı deneyleri de burada aktarmıştır. Onlardan biri de bazı zehirlerle ilgili olarak yaptığı hayvan deneyleridir. Bu deneylerde denek olarak horozları kullanmıştır.Bu eserde kendi yaptığı deneyler sonucu önerdiği bazı ilaçlar anlatılmaktadır .

ÖZELLİKLERİ
Elimizdeki kaynaklara göre sabuncuoğlu’nun bilim alemine ilk defa tanıtılması 1920 yılında İKDAM gazetesinde Ruscuklu Doktor Hakkı UZEL tarafından yayınlanan bir makale ile yapılmıştır
Türk tıp tarihinde , kendi denediği ilaç ve tedavi metotlarını derleyen ilk eser Şerafeddin Sabuncuoğlu tarafından yazılmıştır.
Mücerrepname adını alan bu eseri ve eserde geçen deneyleri kısaca anlatalım ;
Aktaracağımız ilk deney yılan sokmasına karşı kendi hazırladığı antidotu içmiş sonra elinin orta parmağını yılana ısırtmıştır. Kendi deyişiyle “Ne parmağı şişmiş nede vücudunda belirti gözlenmiştir.”
İkinci deneyde ise ; Yılan zehrinin etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır bu deney için horoz deney hayvanı olarak seçilmiş hayvanın bir budunun tüyleri yolunarak çok zehirli bir yılana çıblak derisinden ısırtılmıştır . Sonra daha önce hazırlanan ve zehrin etkisini yok eden tiryak horoza içirilerek hayvan kontrol altına alınmıştır.Ertesi gün deride yeşilimtrak bir yara görülmüş ve tekrar tiryak verilmiştir.İkinci günde belirti kaybolmuş ve hayvan eşleriyle gezinir halde bulunmuştur.

Şerafettin Sabuncuoğlu orijinal gözlem ve deneylere cerrahi eserinde de yer vermiştir. Bunlardan diş ağrısına akupunktur kullanması trakeotomili bir hastada yaptığı estetik cerrahi girişimi ve boğaza kaçan cisim çıkarılması hakkındaki yöntemler in ilginç olanlarındandır.
Sabuncuoğlunun eserlerinde en dikkat çekilen temel unsur tedavi metodlarının en ince ayrıntılarına kadar anlatması ve cerrahi teknikleri çok açık bir dilde herkesin anlayacağı şekilde açıklaması ve kullanılan aletlerin şekillerinide resmetmesidir
Sabuncuoğluna göre tedavi başarısız olursa cerrahi yol denenmelidir ayrıca ameliyat sonrası bakıma da çok önem verir Denediği ilaçlarda görülebilecek yan etkileri belirtmiştir.
Gerçekten iyi bir derleyici ögretici ve aktarıcı olan eser verebilecek nitelikte hekimler yetiştiren Şerafettin Sabuncuoğlu Doğunun bilim dilleri olan (Arapça ve Farsça) ‘yı iyi bildigi halde Cerrahiyet al-Haniyye’nin ön sözünde ;
“Bu kitabı Türkçe yazdım şu nedenle ki Anadolu Halkı Türkçe konuşur , zamanımızın cerrahlarının çoğu okuma yazma bilmezler bilenlerde Türkçe yazılmış kitapları okuyabilirler“
demektedir.
Akrabadin’in önsözünde ise “Otuzüçüncü babda kitaptaki terimler için bir sözlük hazırladım çünkü eger yalnız Türkçe yazacak olursam Türkçe kısırbir dil olduğundan kelimelerin ahengi kalmaz ve tıp dili bozulur” demektedir. Yani eserlerinin Türkçe yazarken türk dilinden çok türk ulusunu düşünmüştür. Eserlerinin kolayca anlaşılabilmesi için halk dilini kullanmıştır
Şerafettin Sabuncuoğlu kendi eliyle yazdığı eserleri elimizde olduğu için yalnızca bilimsel ve kültürel içeriği değil hat ve resim sanatı açısından da degerini irdeleyebilmekteyiz.
Alıntı ile Cevapla
Paylaş!

Yeni Yorum Gönder  Yeni Konu Gönder 

Konu Bağlantı Araçları
Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Konusunun Linki Direk Link
Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Konusunun HTML Kodu HTML Link
Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Konusu BBCode Linki BBCode Link
Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Hermann Cohen Kimdir? Selman Demirhan 0 236 05.06.2013 20:32
Son Yorum: Selman Demirhan
  Georgios Amiroutzes Kimdir? Selman Demirhan 0 211 05.06.2013 20:32
Son Yorum: Selman Demirhan
  Luc Irigaray Kimdir? Selman Demirhan 0 206 05.06.2013 20:32
Son Yorum: Selman Demirhan
  Abraham ben Meir ibn Ezra Kimdir? Selman Demirhan 0 213 05.06.2013 20:31
Son Yorum: Selman Demirhan
  Carlo Michelstaedter Kimdir? Selman Demirhan 0 274 05.06.2013 20:30
Son Yorum: Selman Demirhan

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? indir, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Videosu, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? online izle, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Bedava indir, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Yükle, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Hakkında, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? nedir, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? Free indir, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? oyunu, Sabuncu Oğlu Şerefeddin Kimdir _? download


Hızlı Menü:


İletişim | Forum Sorubak | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap