Haline Şükret Çirkin Ördek Yavrusu Sihirli Fasulye KURURSUN ÖLÜMSÜZ AŞK her yokuşun bir inişi vardır. temel ve dursun 10 Kasım Türküsü SULAR Ve düşünür öğretmen ramazan davulcusu Dünya Su Günü Su Şiiri Dünya Su Günü (Su ) Polis Haftası Şiirleri-Trafik Polisi Dursun Amca Tarsus'un Çağlayanı Yurt Türküsü-Turizm Haftası Şiiri Egemenlik Ulusundur Derman Vakıflar Olsun (Vakıflar Haftası Şiiri) 19 Mayıs Şiirleri (Bir Gemi Yanaştı Samsun a) 19 Mayıs Şiirleri (Şu sonsuz koşu) 19 Mayıs Şiirleri (Samsun Güzellemesi) Süt (Dünya Gıda Günü Şiirleri) bozkırda açan çicek (ankaranın başkent oluşuyla ilgili şiir) ankara'nın başkent oluşu temel dursun nursun züleyha su yusuf Oakley Sunglass AAAAA 62 [oas0062] - $88.98 :

EN YENİLER

EN İYİLER

su             Yorum Ekle
SU!!!da KENDINI SEYREDEN SONSUZLUK

Ne susuz kalmis bir agiz
Ne tutusmus bir yurek
Ne buyulenmis bir can
Ne gorulecek bir ruya
Ne duyulacak bir turku
Ne soyulmus govdeden damlayan ozsu
Ne penceye takilmis bir kus

Ask,
Yuregini orten ortunun kalkmasi
Bir SU!!!da kendini seyreden sonsuzluk..
Yurek te sen ortu de sen
SU!!!da sen sonsuzluk ta sensin
Lodos denizden eser
ben sabit balsever
Ekleyen : sabit--------Okunma :1011
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 17:02:11----Kategorisi:su-siirleri

temel dursun             Yorum Ekle
temel bir okulda iken öğretmeni tüm sınıfa sorar kim cennet gitmek ister herkez kaldırır ama temel hariç öğretmeni sorar
'niye temel sen gitmek istemiyormusun' der. temel hazır cevaplı bir şekilde'hocam anamdan izin almadum da gidersem bana çok kızar' demiş.
Ekleyen : elif--------Okunma :338
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 15:01:11----Kategorisi:temel-dursun

nursun züleyha             Yorum Ekle
depremde yangında sel savaştayardıma koşan sensin enbaştadüşeni kaldıran sensin kızılay


kimisiyaralıkimisi hasta
kimisi yangında selde savaşta
dermanın yaraya yardımınbaşta i
fakirin halinde bilen kızılay
kimsesiz kalana yardımı yapan
her yaraya merhamini saran
yıkım anında yardımı bilen
ağlayan gözleri silen kızılay
Ekleyen : nursun--------Okunma :375
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 28:12:10----Kategorisi:kizilay-siirleri

ankara'nın başkent oluşu             Yorum Ekle
yurdumuzda doğdu
türklüğün kalbi,ankara oldu,
türklük burada güçlendi.
ordu burada kuruldu
düşman burada vuruldu
yenildi herkes türklere
atamızın bize verdiği güç sayesinde
yendik bütün savaşları
kalbimizin sesiyle
atamız seslendi bize
savaaları yenerken
kalbimizi dinlerken
artık oldu 87.yıl
kutlu olsun türklere
değerini bil türkiyenin
sahip çık vatanına.
Ekleyen : yiğit erginay--------Okunma :200
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 13:10:10----Kategorisi:siirler

BOZKIRDA AÇAN ÇİÇEK
Atam yurdu kurtarıp,
Yeni bir başkent buldu,
İstanbul'u bırakıp,
Orada mutlu oldu.

Kimi burun kıvırdı,
Olmaz paşam dediler,
Bozkırın ortasında,
Zordur yaşam dediler.

Atatürk kararlıydı,
Zorları oldurmaya,
Türk tarihini şanla,
Kıvançla doldurmaya,

Anadolu'nun bağrında,
Küçücük bir kasaba,
Bozkırda açan çiçek,
Mutlu güzel Ankara.
Mehmet Zafer İNANLAR

Ekleyen : mehmet zafer inanlar--------Okunma :1109
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 12:10:10----Kategorisi:ankara--siirleri

SÜT
Sütte sımsıcak varız
Aktır, ak eder bizi.
Daha iyi duyarız
İçince kendimizi.


Bir ev sevinci verir
Sanki annece bir su.
Bize ondan gelmiştir
Bu yaşama duygusu.


Fazıl Hüznü Dağlarca
Ekleyen : Selvi KAR--------Okunma :942
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 08:10:10----Kategorisi:dunya-gida-gunu


Diner dertleri her gözü yaşlının,
Samsun’da teselli sunar dalgalar,
Şavkı vurmuş gibi “O gün başlı”nın,
Yanar pırıl pırıl, yanar dalgalar.

Rüzgar gibi gizli bir haber verse,
Kıyı yeşil giyip murada erse,
Ne gün kırık dökük bir gemi görse,
19 Mayıs’ı anar dalgalar.

Samsun göklerinde Türk’ün bayrağı,
Samsun tarlasının eşsiz toprağı,
Samsun tütününün altın yaprağı,
Uzakta bir gümüş pınar dalgalar.

Samsun suya doğru kaydıkça kayar,
Görenler yüzmeye niyetli sanar,
Su maviye, bahar yeşile boyar,
Cennete ulaştık sanır dalgalar.

Atayı anarken yanar burkulur,
Tunçlaşmış halini heykelde bulur,
Köpük köpük beyaz güvercin olur...
Ayak uçlarına kadar dalgalar.
Behçet Kemal ÇAĞLAR
Ekleyen : sorubak--------Okunma :577
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 16:05:10----Kategorisi:19-mayis-siirleri


Samsun’a ayak basmış kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Atanın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü...
Biz sonsuz bir sabahtayız... O, uyusun,
Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola,
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağım Ankara Kalesi’nde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

On Dokuz Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı,
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.
Ceyhun Atıf KANSU
Ekleyen : sorubak--------Okunma :384
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 16:05:10----Kategorisi:19-mayis-siirleri

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı,
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.
Bir duman tüterdi bu geminin
bacasından, bir duman
Bir duman değil bu!
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan ana yurda
Kemal Paşa’nın kollarıydı.
Selam vererek Anadolu çocuklarına,
Çıkarken yüce komutan,
Karadeniz’in halini bir görmeliydi.
Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar,
Kalktı takalar.
İzin verseydi Kemal Paşa,
Ardından gürleyip giderlerdi,
Erzurum’a kadar.
Cahit KÜLEBİ
Ekleyen : sorubak--------Okunma :983
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 16:05:10----Kategorisi:19-mayis-siirleri


İster zengin bir kişi isterse devlet kursun,
İsterim ki her yerde birkaç vakıf bulunsun,
Öğrenciyse harçlığı, açsa karnın doyursun,
Çaresizin derdine derman vakıflar olsun.


Vakıf sade bir araç muhtaca varmak için,
Sıkılmadan gitmeli hizmetten almak için,
Yarışmalı dernekler yapılan Allah için,
Çaresizin derdine derman vakıflar olsun.


Yetimin de hakkını yedirmesin soysuna,
Soydurmasın hayıra verileni, yolsuza,
Karşı durmak gerekli haksızlığa, hırsıza,
Çaresizin derdine derman vakıflar olsun.


Yaralar elbet kalmaz vakıflar sayesinde,
Kayaturan gönlünde, ilinde ilçesinde,
Herkes biraz düşünür tartar ise nefsinde,
Çaresizin derdine derman vakıflar olsun.


Şevki Kayaturan
Ekleyen : sorubak--------Okunma :288
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 09:05:10----Kategorisi:vakiflar-haftasi

Egemenlik Ulusundur             Yorum Ekle
EGEMENLİK ULUSUNDUR

Egemenlik ulusun olduğu günden beri,
Her gün daha çok artan bir zevkle yaşıyoruz.
Biz seyredenlerin kamaşıyor gözleri,
Asırları yılların içinde aşıyoruz...

Artık maziye gömdük mesafeyi, zamanı;
Her geçen gün andırır bir 23 Nisanı.
Kalplerde inkılabın bilinçli heyecanı,
Mukaddes hedeflere hızla yaklaşıyoruz.

Yolumuzda ışıktır demokratik meş'ale,
Biz milletçe bağlıyız ulusal ülkülere.
Heybetli bir çığ gibi bütün ulus el ele.
Yeni bir medeniyet için uğraşıyoruz.

Bugün yirmi milyon Türk bir tek kalp, bir tek vücut;
Hepsinde aynı hamle, aynı güvenli umut.
Yuvalar şenlik dolu, gönüller ferah, mesut...
En kutlu bir hayatın zevkini taşıyoruz.

Halil Refet TANIŞIK
Ekleyen : kübra gezer--------Okunma :180
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 13:04:10----Kategorisi:23-nisan-siirleri

Güzel yurdum dağlarını,
Uzaktan göresim gelir.
Keskin esen yellerine,
Kendimi veresim gelir.

Gözümde tüter damların,
Sakız kokulu çamların,
Türkü söyler akşamların;
Bana kendi sesim gelir.
Su içtim kaynaklarından,
Gölgelerinde uyudum,
Kuşlarının söylediği
Şen türkülerle büyüdüm.

Ninniyle salladın beni,
Şefkatle kolladın beni,
Sevginle bağladın beni;
Güzel yurdum, güzel yurdum.
Vasfi Mahir KOCATÜRK
Ekleyen : sorubak--------Okunma :1111
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 07:04:10----Kategorisi:turizm-haftasi

Tarsus'un Çağlayanı             Yorum Ekle


Gelir kıvrıla kıvrıla,

Artar yavrula yavrula,

Düşer savrula savrula,

Tarsus’un çağlayanı.



Akar devrile devrile,

İner çevrile çevrile,

Oyar sivrile sivrile,

Tarsus’un çağlayanı.



Üzeri aynadır kırılır,

Taht yapar kendi kurulur,

Bulanır bulanır durulur,

Tarsus’un çağlayanı.

Suyun hırslanıp dinişi,

Köpüğün köpüğe binişi,

Parsın merdivenden inişi,

Tarsus’un çağlayanı.



Gökten elene elene,

Yerden dolana dolana,

Sudur ki çıkmış törene,

Tarsus’un çağlayanı.

Behçet Kemal ÇAĞLAR
Ekleyen : sorubak--------Okunma :548
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 07:04:10----Kategorisi:turizm-haftasi




Trafik polisi Dursun bey amca,
Adın gibi öylece durursun,
Yolların ortasında.


Trafik polisi Dursun bey amca,
Yollarsın oyuncak araçlarını,
Bir o yanına kentin,
Bir bu yanına...


Trafik polisi Dursun bey amca,
Bir koşuda getirsem ben de,
Şuracıktaki evimizden...
Kendi oyuncaklarımı,
Birlikte oynasak,
Derim...


Trafik polisi Dursun bey amca,
Kıskançlık etmeden karıştırsak,
Birbirine oyuncaklarımızı...
Ha ne dersin?


Ahmet Yozgat
Ekleyen : sorubak--------Okunma :416
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 04:04:10----Kategorisi:polis-haftasi

Dünya Su Günü (Su )             Yorum Ekle
Su

Sen sevgi denizinde, beni dolaştıran su
En temiz ırmaklardan, okyanusa akan su
Kana kana içtiğim, pınar başındaki su
Her sabah kahvaltıda, demli çayımdaki su.

Sen yağan yağmurdaki, çöle hayat veren su
Yaz ve kış meyvelerde, vitaminli tatlı su
Her yerde ateşleri, yangını söndüren su
Yüzümü serinleten, saçımı ıslatan su.

Sen her gün bana yeten, güzelim bir içim su
Sesinde yaşadığım, sevindiğim eşsiz su
Çatlayan dudağıma, dokunmadan geçen su
Gözlerimden düşmeyen, bir damla gözyaşı, su...

Erol Güngör

Ekleyen : sorubak--------Okunma :3069
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 10:03:10----Kategorisi:su-siirleri

Su Şiiri             Yorum Ekle


Su

Sudan ucuz değildir su gibi azizdir su
Tatsız tuzsuz değildir şerbetçe lezizdir su

Damarda akan sudur gözleri gördüren su
Çiçekte bala dönüp peteği ördüren su

Mermeri delen sudur sabır timsalidir su
Dağların gözyaşıdır Yakub emsalidir su

Ab-ı hayat diyorlar hayatı verendir su
Hızır ve İlyas ile yılları derendir su

Zem zem deyince Hacer durdu ve taşmadı su
Asayı vurdu Musa boyunu aşmadı su

Her ırmak ve derede durmayıp zikirde su
Abidde eklemlerde alimde fikirde su

Bitkinin köklerinden yükselir yaprağa su
Türlü türlü renklerle ulaşır sofraya su

Başını vurur taşa hüngür hüngür ağlar su
Amaç aslına varmak bükülür ve çağlar su

Çok hassastır çok narin sevmez hoyratlığı su
Yarin olursa eğer giderir yokluğu su

Toprak ve hava ile temiz kalır ise su
Cehennemi söndürür günahları yıkar su

Mevlüt yanar 22.Mayıs.2007

Mevlüt Yanar


Ekleyen : sorubak--------Okunma :2520
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 10:03:10----Kategorisi:su-siirleri

Dünya Su Günü             Yorum Ekle
Şu Dünyada Şu Dünyada

Bal idim kimse çalmadı
Denizdim kimse dalmadı
Çok idik kimse kalmadı
Şu dünyada şu dünyada

Gençliğime saf dediler
Yaşlanınca vah dediler
Oturduysam kah dediler
Şu dünyada şu dünyada

Varımızı yok saydılar
Yoksula fazla kıydılar
Verilen sözden caydılar
Şu dünyada şu dünyada

Viran oldu bağlarımız
Boran oldu dağlarımız
cellat oldu çağlarımız
Şu dünyada şu dünyada

Harama hortum dediler
Doğruya sürgün verdiler
Ortamı sıkı gerdiler
Şu dünyada şu dünyada

küçükken hormon verdiler
Gençlere morfin vurdular
Masona selam durdular
Şu dünyada şu dünyada

Batılı haktan saydılar
Verilen sözden caydılar
Yetimi kökten soydular
Şu dünyada şu dünyada

Doğruyu köyden kovdular
Haklıyı baştan savdılar
Yalakayı çok sevdiler
Şu dünyada şu dünyada

Kul refik yazdım kızdılar
Kovduğum yerden sızdılar
Batılı gördü azdılar
Şu dünyada şu dünyada

Refik kutlu
26-05-2009

Refik Kutlu

Ekleyen : sorubak--------Okunma :2718
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 10:03:10----Kategorisi:su-siirleri

ramazan davulcusu             Yorum Ekle
Başta sarık büküm büküm
Sırtımda davuldur yüküm
Benim güzel komşularım
Hele selamün aleyküm
Ekleyen : rahime reyhan--------Okunma :314
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 02:12:09----Kategorisi:manilerimiz

Ve düşünür öğretmen             Yorum Ekle

Eylülde sararan yapraklarla beraber,
Öğretmenler vurulur, boş tarlaların ıssızlığında.
Ve düşünür öğretmen, ölümle yaşam arasında.
Kim, neden sıkmıştır, kahpe kurşunları, kahpece?
Yarar kurşunların sesi karanlığı bir gece.

Akan her damla kan, yaklaştırır ölümü.
Gurbetin kanlı tozu tutuşturur gönlünü.
Eğitim ordusunda olunca şanlı nefer,
Başlamıştır gurbete gitmek için bir sefer.

Ölümün beklediğini bilemezdi bu yerde.
Çare diye gelmişti, cehalet denen derde.
Böyle mi olmalıydı öğretmenin kaderi?
Alırlardı sılada elbet kara haberi.

Yaşlı ana sarılır cansız duran bedene.
Lânetler yağdırılır, ona ateş edene.
İntikam yeminleri edilir hep bir dilden.
"Rahat uyu öğretmen!Çıkmazsın gönüllerden."
Derler de unuturlar, adın kalır.

Murat ARICI
Erdemli Çıraklık Eğitim Mrk. Md. Yrd. / İÇEL

Ekleyen : sorubak--------Okunma :292
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 13:11:09----Kategorisi:ogretmenler-gunu-siirleri

SULAR             Yorum Ekle
SU İÇTİM KANA KANA
SULAR AKAR YANA YANA
YÜZÜNÜ BİR GÜN GÖRMEDİM
BİLMEM GİDEM NE YANA
Ekleyen : beatiful--------Okunma :230
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 05:11:09----Kategorisi:manilerimiz

10 Kasım Türküsü             Yorum Ekle
10 KASIM TÜRKÜSÜ
Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!
Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!
Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.
F. Hüsnü DAĞLARCA
Ekleyen : sorubak--------Okunma :442
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 25:10:09----Kategorisi:10-kasim-siirleri

temel ve dursun             Yorum Ekle
RAHMETLİ DURSUN
TEMEL VE DURSUN BALKONDAN SARKMA YARIŞI YAPIYORLARMIŞ VE YARIŞMAYI RAHMETLİ DURSUN KAZANMIŞ BİLİYORUM ÇOK KISA AMA ANLAYANA
Ekleyen : zeynep--------Okunma :788
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 03:07:09----Kategorisi:karadeniz-fikralari

Her zorluğun sonunda rahatlığa ulaşılr.Kötü günler eriyip sana iyi günler gelir.
Ekleyen : mehmet--------Okunma :258
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 25:05:09----Kategorisi:tekerlemeler

ÖLÜMSÜZ AŞK             Yorum Ekle
Ölümsüz Aşk

İsmini yazmıştım kavak ağaçlarına,
Özenerek, kalp de yapmıştım yanına,
Bir de kalbi delen o meşhur ok var ya,
Duruyor daha Kırşehir Bağları'nda...

Ömürlü Aksoy
Kayseri,15 Eylül, Bin 990 İki
Ekleyen : Ömürlü Aksoy--------Okunma :344
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 19:05:09----Kategorisi:ask-siirleri

KURURSUN             Yorum Ekle
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

Ekleyen : SEYFULLAH--------Okunma :267
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 29:04:09----Kategorisi:komik-fikralar

Sihirli Fasulye             Yorum Ekle
Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş. Oğluna ineği pazara götürüp satabileceği en iyi fiyata satmasını söylemiş.
Delikanlı pazara giderken yolda tuhaf bir yaşlı adama rastlamış. Yaşlı adam ineğe bir göz atmış ve delikanlıya, “Bak çocuğum, bana bu ineği verirsen karşılığında sana çok değerli şeyler veririm,” demiş. Sonra cebinden beş fasulye tanesi çıkarmış.
“Fasulye tanesi mi?” demiş delikanlı tereddütle.”
“Ama bunlar sihirli,” demiş yaşlı adam. Adam öyle deyince bu iş delikanlının aklına yatmış ve fasulyeler karşılığında Süt Beyazı’nı yaşlı adama vererek yaptığı değiş tokuştan memnun, eve dönmüş.
“Anne! Bak elimde ne var!” diye seslenip olanları anlatmış delikanlı eve dönünce. Ama annesi ona çok kızmış. Fasulye tanelerini dışarı, eline geçirdiği tavayı da delikanlıya fırlatmış. Sonra da ceza olsun diye onu odasına yollamış ve ona yemek vermemiş.
Sabah olunca delikanlı gözlerine inanamamış. Yatak odasının penceresinden, dışarıda bir bitkinin hızla büyüdüğünü görmüş. Bu ne bir ağaç, ne de dev bir ayçiçeğiymiş; göğe doğru büyümüş sihirli bir sırık fasulyesiymiş. Delikanlı hemen pencereden sarkıp sihirli fasulyeye tutunmuş ve tırmanmaya başlamış.
Yarım saat sonra kendini, her şeyin normalden daha büyük olduğu garip bir ülkede bulmuş. Tarlaların ötesinde çok büyük bir ev varmış. Delikanlı evin yanına gidip kapıyı çalmış. Kapıyı bir kadın açmış.
“Yiyecek bir şeyiniz var mı?” diye sormuş delikanlı.
“Var,” demiş kadın. “Ama dev kocam gelince ortadan kaybolman gerek. Çünkü çocuklara hiç dayanamaz, onları hemen yer.”
Delikanlı tam bir şeyler yemek üzere sofraya otururken dışarıdan birinin gür bir sesle şunları söylediğini duymuş:
“Fee-fi-fo-fum, işte bir çocuk kokusu duydum. Ölü de olsa, diri de olsa güzeldir onları yemek. Kemiklerini öğütür, yaparım kendime ekmek.”
“Fırına saklan. Hemen!” demiş kadın delikanlıya. Sonra da kocasına, “Ne çocuğu hayatım, dün kediye verdiğim et parçalarının kokusunu aldın herhalde,” diye seslenmiş.
Yemekten sonra dev kese kese altınlarını saymaya başlamış. Kısa bir süre sonra altın saymaktan yorulup uykuya dalmış. Delikanlı saklandığı yerden çıkıp bir kese altın almış. Keseyi sihirli fasulyesinden aşağıya atmış, ardından fasulyenin sırığına tutuna tutuna aşağıya inmiş. Annesi artık şanslarının döndüğüne bir türlü inanamamış.
Ama birkaç ay sonra ellerindeki tüm altınlar bitmiş. Delikanlı tekrar sihirli fasulyesine tırmanarak devin yaşadığı ülkeye gitmiş. Devin karısı bu kez ona kuşkucu bir şekilde davranıyormuş.
“Geçen gelişinde bir kese altınımız kayboldu,” diye iğnelemiş onu. Ama yine de delikanlıyı içeri almış.
Çok geçmeden dev çıkagelmiş. “Fee-fi-fo-fum,” diye bir şarkı söylüyormuş. Bunu duyan delikanlı hemen yine fırına saklanmış.
“Ne çocuğu, hayatım,” demiş devin karısı. “Dün yediğin piliç haşlamanın kokusunu duydun herhalde. Sen etli böreğini yemene bak!”
Yemeğini bitirdikten sonra dev, karısına, “Kadın, bana tavuğumu getir,” demiş. Karısı hemen tavuğu getirmiş. “Yumurtla!” diye emretmiş dev ve delikanlının hayret dolu bakışları altında tavuk altın bir yumurta yumurtlamış. Tabii delikanlı tavuğu da alıp evine götürmüş.
Delikanlı ile annesi böylece zengin olmuşlar. Ama bir yıl sonra çocuk şansını bir kez daha denemeye karar vermiş ve tekrar sihirli fasulyesine tırmanmış. Bu sefer eve, devin karısına görünmeden girip, bir bakır tencerenin içine saklanmış.
Dev girmiş içeri. “Fee-fi-fo-fum,” diye başlamış yine tekerlemesine.
“Eğer bu yine o lanet olası çocuksa, fırına bak hayatım, kesin oradadır,” demiş karısı.
Delikanlı orada değilmiş tabii ki.
“Buralarda bir yerde, eminim,” diye gürlemiş dev, ama karısıyla birlikte evin altını üstüne getirmelerine rağmen onu bulamamışlar.
Bu sefer dev yemekten sonra altın bir harp çıkarmış ortaya. “Söyle!” diye emretmiş ve harp ninniler söyleyip onu uyutmuş. O an delikanlı bu harpı her şeyden çok istediğini anlamış. Horlamakta olan devin dizine tırmanmış, masaya atlamış ve harpı kapmış.
“İmdat!” diye bağırmış harp. Delikanlı, sırtında harp, masadan aşağıya atlamış. Dev peşine takılmış. Delikanlı sihirli fasulyesini yarıladığında harp, “İmdat!” diye bağırmış yine. Dev delikanlının peşinden sırık fasulyesine atlamış.
Delikanlı aşağıya ulaşınca, “Anne! Çabuk bir balta getir,” diye bağırmış. İkisi birlikte sihirli fasulyeyi baltayla kesmeye başlamışlar. Bir süre sonra sihirli fasulyeyle birlikte dev de yere düşmüş ve anında ölmüş.
“Üf!” demiş çocuk. “Az kalsın gidiyorduk!”
O günden sora delikanlıyla annesi zenginler gibi yaşamışlar. Onlar söyledikçe tavuk altın yumurta yumurtluyormuş. İnsanlar altın harpı dinlemek için onlara para ödüyorlarmış. Delikanlının güzel bir prensesle evlendiği de söyleniyor. Kim bilir belki de gerçekten evlenmiştir.
Ekleyen : sorubak--------Okunma :669
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 20:02:09----Kategorisi:masallar

Çirkin Ördek Yavrusu             Yorum Ekle
ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU
Anne Ördek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyordu. Vakit tamamlanınca ördek yavruları yumurtalarından çıkmaya başladılar. Fakat en son ve en büyük yumurta bir türlü kırılmıyordu. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan ördek yavrusunun küçük kafası göründü. Anne ördek yeni doğan yavruya bakarak ; "Umarım değişir.." dedi şefkatle. Zaman ilerliyordu ama ördek yavrusunun rengi hala griydi. Kümesin bütün hayvanları onunla alay ediyorlar, ona "çirkin ördek yavrusu" diye sesleniyorlardı.



Zavallı yavru o kadar mutsuzdu ki sonunda uzaklara gitmeye karar verdi. Gün boyunca yürüdü gece olunca ise çok yorulmuştu. Mola verdi. Bir yanda açlık, bir yanda korku...Ama yapabileceği hiç bir şey olmadığından derin bir uykuya dalmakta gecikmedi.

Ertesi sabah su sesleriyle gözlerini açtı. Geceyi yaban ördeklerinin çılgınca eğlendiği küçük bir göl kıyısında geçirdiğini anladı. Bu gürültücü arkadaşlarına kendini tanıtmaya hazırlanıyordu. Birden bir tüfek sesi ile irkildi. hiç zaman kaybetmeden oradan uzaklaştı. Çok geçmemişti ki küçük ördek kendini bir çiftlikte buldu. Çiftliğin sahibi yaşlı kadın onu doyurdu. Ateşin yanında uyumasına izin verdi. Fakat yavru ördek bir göl bulabilme umuduyla oradan da uzaklaştı.

Günlerce bir göl bulabilmek için rasgele yoluna devam etti. Sonunda bir göl kıyısına ulaştı. Bu arada yalnız başına yaşamayı öğreniyordu. Bu göl kıyısında yavru ördek gün geçtikçe büyüyordu. Kendisi farkında olmadan görüntüsü değişiyordu. Geçen kuğuları gördükçe onların asil duruşları ve güzel görünüşlerinden dolayı iç çekiyordu.

İlkbaharda bir kuğu sürüsü gölün kıyısına yuva yapmaya geldi. Çirkin ördek yavrusuyla tanışmak için yaklaştılar. Fakat kendisini bu zarif kuşlarla arkadaşlık etmek için çok çirkin ve kaba buluyordu.Birden bire suda aksini gördü. O da ne!...

Kendisini güzel bir kuğuya dönüşmüş olduğunu fark etti. Kuğu sürüsüne katıldı ve ömür boyu mutlu oldu.


Ekleyen : burak--------Okunma :871
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 17:02:09----Kategorisi:masallar

Haline Şükret             Yorum Ekle
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
-Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.
Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
-Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.


Ekleyen : Ahmet pala--------Okunma :2113
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ekleme Tarihi: 26:12:08----Kategorisi:temel-dursun