|
EN YENİLER
ormanlari korumak hayatimizi korumak demektir
TOP ÖĞRETMENİM kırmızı gül Doktorlara Özel Canlılar yeni yıl şiir 19 MAYIS Yılbaşı EN İYİLER
18 Mart Çanakkale Zaferi Şiiri
Yaşlılar Haftası Şiiri bilmece İlköğretim Haftası Şiiri Kızılay Şiiri Çanakkale Geçilmez Şiiri Kızılay Şiiri 10 Kasım Güzel Sözler Karne Orman Şiiri |
SU!!!da KENDINI SEYREDEN SONSUZLUK
Ne susuz kalmis bir agiz Ne tutusmus bir yurek Ne buyulenmis bir can Ne gorulecek bir ruya Ne duyulacak bir turku Ne soyulmus govdeden damlayan ozsu Ne penceye takilmis bir kus Ask, Yuregini orten ortunun kalkmasi Bir SU!!!da kendini seyreden sonsuzluk.. Yurek te sen ortu de sen SU!!!da sen sonsuzluk ta sensin Lodos denizden eser ben sabit balsever Ekleyen : sabit--------Okunma :1011 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 17:02:11----Kategorisi:su-siirleri temel bir okulda iken öğretmeni tüm sınıfa sorar kim cennet gitmek ister herkez kaldırır ama temel hariç öğretmeni sorar
'niye temel sen gitmek istemiyormusun' der. temel hazır cevaplı bir şekilde'hocam anamdan izin almadum da gidersem bana çok kızar' demiş. Ekleyen : elif--------Okunma :338 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 15:01:11----Kategorisi:temel-dursun depremde yangında sel savaştayardıma koşan sensin enbaştadüşeni kaldıran sensin kızılay
kimisiyaralıkimisi hasta kimisi yangında selde savaşta dermanın yaraya yardımınbaşta i fakirin halinde bilen kızılay kimsesiz kalana yardımı yapan her yaraya merhamini saran yıkım anında yardımı bilen ağlayan gözleri silen kızılay Ekleyen : nursun--------Okunma :375 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 28:12:10----Kategorisi:kizilay-siirleri yurdumuzda doğdu
türklüğün kalbi,ankara oldu, türklük burada güçlendi. ordu burada kuruldu düşman burada vuruldu yenildi herkes türklere atamızın bize verdiği güç sayesinde yendik bütün savaşları kalbimizin sesiyle atamız seslendi bize savaaları yenerken kalbimizi dinlerken artık oldu 87.yıl kutlu olsun türklere değerini bil türkiyenin sahip çık vatanına. Ekleyen : yiğit erginay--------Okunma :200 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 13:10:10----Kategorisi:siirler BOZKIRDA AÇAN ÇİÇEK
Atam yurdu kurtarıp, Yeni bir başkent buldu, İstanbul'u bırakıp, Orada mutlu oldu. Kimi burun kıvırdı, Olmaz paşam dediler, Bozkırın ortasında, Zordur yaşam dediler. Atatürk kararlıydı, Zorları oldurmaya, Türk tarihini şanla, Kıvançla doldurmaya, Anadolu'nun bağrında, Küçücük bir kasaba, Bozkırda açan çiçek, Mutlu güzel Ankara. Mehmet Zafer İNANLAR Ekleyen : mehmet zafer inanlar--------Okunma :1109 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 12:10:10----Kategorisi:ankara--siirleri SÜT
Sütte sımsıcak varız Aktır, ak eder bizi. Daha iyi duyarız İçince kendimizi. Bir ev sevinci verir Sanki annece bir su. Bize ondan gelmiştir Bu yaşama duygusu. Fazıl Hüznü Dağlarca Ekleyen : Selvi KAR--------Okunma :942 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 08:10:10----Kategorisi:dunya-gida-gunu Diner dertleri her gözü yaşlının, Samsun’da teselli sunar dalgalar, Şavkı vurmuş gibi “O gün başlı”nın, Yanar pırıl pırıl, yanar dalgalar. Rüzgar gibi gizli bir haber verse, Kıyı yeşil giyip murada erse, Ne gün kırık dökük bir gemi görse, 19 Mayıs’ı anar dalgalar. Samsun göklerinde Türk’ün bayrağı, Samsun tarlasının eşsiz toprağı, Samsun tütününün altın yaprağı, Uzakta bir gümüş pınar dalgalar. Samsun suya doğru kaydıkça kayar, Görenler yüzmeye niyetli sanar, Su maviye, bahar yeşile boyar, Cennete ulaştık sanır dalgalar. Atayı anarken yanar burkulur, Tunçlaşmış halini heykelde bulur, Köpük köpük beyaz güvercin olur... Ayak uçlarına kadar dalgalar. Behçet Kemal ÇAĞLAR Ekleyen : sorubak--------Okunma :577 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 16:05:10----Kategorisi:19-mayis-siirleri Samsun’a ayak basmış kahraman bugün, Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda. Davul zurna sesinde şahlanır düğün, Gönlüm coşup öter bir bahar dalında. Atanın rüyasına gelincikler sun, Emek bahçelerinin güzel gülünü... Biz sonsuz bir sabahtayız... O, uyusun, Sevincimiz coşturur onun gönlünü. Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola, Dağlardan dağlara o zafer türküsü, Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola, Taze bir bahar açmış yurdun gözünü. Al bayrağım Ankara Kalesi’nde hür, Dalgalanmakta altın bir çağa doğru, Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru. On Dokuz Mayıs’ın hür başına çelenk, Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı, Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk, Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı. Ceyhun Atıf KANSU Ekleyen : sorubak--------Okunma :384 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 16:05:10----Kategorisi:19-mayis-siirleri Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı,
Selam durdu kayığı, çaparası, takası, Selam durdu tayfası. Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman Bir duman değil bu! Memleketin uçup giden kaygılarıydı. Samsun limanına bu gemiden atılan Demir değil Sarılan ana yurda Kemal Paşa’nın kollarıydı. Selam vererek Anadolu çocuklarına, Çıkarken yüce komutan, Karadeniz’in halini bir görmeliydi. Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar, Kalktı takalar. İzin verseydi Kemal Paşa, Ardından gürleyip giderlerdi, Erzurum’a kadar. Cahit KÜLEBİ Ekleyen : sorubak--------Okunma :983 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 16:05:10----Kategorisi:19-mayis-siirleri İster zengin bir kişi isterse devlet kursun, İsterim ki her yerde birkaç vakıf bulunsun, Öğrenciyse harçlığı, açsa karnın doyursun, Çaresizin derdine derman vakıflar olsun. Vakıf sade bir araç muhtaca varmak için, Sıkılmadan gitmeli hizmetten almak için, Yarışmalı dernekler yapılan Allah için, Çaresizin derdine derman vakıflar olsun. Yetimin de hakkını yedirmesin soysuna, Soydurmasın hayıra verileni, yolsuza, Karşı durmak gerekli haksızlığa, hırsıza, Çaresizin derdine derman vakıflar olsun. Yaralar elbet kalmaz vakıflar sayesinde, Kayaturan gönlünde, ilinde ilçesinde, Herkes biraz düşünür tartar ise nefsinde, Çaresizin derdine derman vakıflar olsun. Şevki Kayaturan Ekleyen : sorubak--------Okunma :288 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 09:05:10----Kategorisi:vakiflar-haftasi EGEMENLİK ULUSUNDUR
Egemenlik ulusun olduğu günden beri, Her gün daha çok artan bir zevkle yaşıyoruz. Biz seyredenlerin kamaşıyor gözleri, Asırları yılların içinde aşıyoruz... Artık maziye gömdük mesafeyi, zamanı; Her geçen gün andırır bir 23 Nisanı. Kalplerde inkılabın bilinçli heyecanı, Mukaddes hedeflere hızla yaklaşıyoruz. Yolumuzda ışıktır demokratik meş'ale, Biz milletçe bağlıyız ulusal ülkülere. Heybetli bir çığ gibi bütün ulus el ele. Yeni bir medeniyet için uğraşıyoruz. Bugün yirmi milyon Türk bir tek kalp, bir tek vücut; Hepsinde aynı hamle, aynı güvenli umut. Yuvalar şenlik dolu, gönüller ferah, mesut... En kutlu bir hayatın zevkini taşıyoruz. Halil Refet TANIŞIK Ekleyen : kübra gezer--------Okunma :180 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 13:04:10----Kategorisi:23-nisan-siirleri Güzel yurdum dağlarını,
Uzaktan göresim gelir. Keskin esen yellerine, Kendimi veresim gelir. Gözümde tüter damların, Sakız kokulu çamların, Türkü söyler akşamların; Bana kendi sesim gelir. Su içtim kaynaklarından, Gölgelerinde uyudum, Kuşlarının söylediği Şen türkülerle büyüdüm. Ninniyle salladın beni, Şefkatle kolladın beni, Sevginle bağladın beni; Güzel yurdum, güzel yurdum. Vasfi Mahir KOCATÜRK Ekleyen : sorubak--------Okunma :1111 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 07:04:10----Kategorisi:turizm-haftasi Gelir kıvrıla kıvrıla, Artar yavrula yavrula, Düşer savrula savrula, Tarsus’un çağlayanı. Akar devrile devrile, İner çevrile çevrile, Oyar sivrile sivrile, Tarsus’un çağlayanı. Üzeri aynadır kırılır, Taht yapar kendi kurulur, Bulanır bulanır durulur, Tarsus’un çağlayanı. Suyun hırslanıp dinişi, Köpüğün köpüğe binişi, Parsın merdivenden inişi, Tarsus’un çağlayanı. Gökten elene elene, Yerden dolana dolana, Sudur ki çıkmış törene, Tarsus’un çağlayanı. Behçet Kemal ÇAĞLAR Ekleyen : sorubak--------Okunma :548 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 07:04:10----Kategorisi:turizm-haftasi Trafik polisi Dursun bey amca, Adın gibi öylece durursun, Yolların ortasında. Trafik polisi Dursun bey amca, Yollarsın oyuncak araçlarını, Bir o yanına kentin, Bir bu yanına... Trafik polisi Dursun bey amca, Bir koşuda getirsem ben de, Şuracıktaki evimizden... Kendi oyuncaklarımı, Birlikte oynasak, Derim... Trafik polisi Dursun bey amca, Kıskançlık etmeden karıştırsak, Birbirine oyuncaklarımızı... Ha ne dersin? Ahmet Yozgat Ekleyen : sorubak--------Okunma :416 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 04:04:10----Kategorisi:polis-haftasi Su
Sen sevgi denizinde, beni dolaştıran su En temiz ırmaklardan, okyanusa akan su Kana kana içtiğim, pınar başındaki su Her sabah kahvaltıda, demli çayımdaki su. Sen yağan yağmurdaki, çöle hayat veren su Yaz ve kış meyvelerde, vitaminli tatlı su Her yerde ateşleri, yangını söndüren su Yüzümü serinleten, saçımı ıslatan su. Sen her gün bana yeten, güzelim bir içim su Sesinde yaşadığım, sevindiğim eşsiz su Çatlayan dudağıma, dokunmadan geçen su Gözlerimden düşmeyen, bir damla gözyaşı, su... Erol Güngör Ekleyen : sorubak--------Okunma :3069 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 10:03:10----Kategorisi:su-siirleri Su Sudan ucuz değildir su gibi azizdir su Tatsız tuzsuz değildir şerbetçe lezizdir su Damarda akan sudur gözleri gördüren su Çiçekte bala dönüp peteği ördüren su Mermeri delen sudur sabır timsalidir su Dağların gözyaşıdır Yakub emsalidir su Ab-ı hayat diyorlar hayatı verendir su Hızır ve İlyas ile yılları derendir su Zem zem deyince Hacer durdu ve taşmadı su Asayı vurdu Musa boyunu aşmadı su Her ırmak ve derede durmayıp zikirde su Abidde eklemlerde alimde fikirde su Bitkinin köklerinden yükselir yaprağa su Türlü türlü renklerle ulaşır sofraya su Başını vurur taşa hüngür hüngür ağlar su Amaç aslına varmak bükülür ve çağlar su Çok hassastır çok narin sevmez hoyratlığı su Yarin olursa eğer giderir yokluğu su Toprak ve hava ile temiz kalır ise su Cehennemi söndürür günahları yıkar su Mevlüt yanar 22.Mayıs.2007 Mevlüt Yanar Ekleyen : sorubak--------Okunma :2520 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 10:03:10----Kategorisi:su-siirleri Şu Dünyada Şu Dünyada
Bal idim kimse çalmadı Denizdim kimse dalmadı Çok idik kimse kalmadı Şu dünyada şu dünyada Gençliğime saf dediler Yaşlanınca vah dediler Oturduysam kah dediler Şu dünyada şu dünyada Varımızı yok saydılar Yoksula fazla kıydılar Verilen sözden caydılar Şu dünyada şu dünyada Viran oldu bağlarımız Boran oldu dağlarımız cellat oldu çağlarımız Şu dünyada şu dünyada Harama hortum dediler Doğruya sürgün verdiler Ortamı sıkı gerdiler Şu dünyada şu dünyada küçükken hormon verdiler Gençlere morfin vurdular Masona selam durdular Şu dünyada şu dünyada Batılı haktan saydılar Verilen sözden caydılar Yetimi kökten soydular Şu dünyada şu dünyada Doğruyu köyden kovdular Haklıyı baştan savdılar Yalakayı çok sevdiler Şu dünyada şu dünyada Kul refik yazdım kızdılar Kovduğum yerden sızdılar Batılı gördü azdılar Şu dünyada şu dünyada Refik kutlu 26-05-2009 Refik Kutlu Ekleyen : sorubak--------Okunma :2718 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 10:03:10----Kategorisi:su-siirleri Başta sarık büküm büküm
Sırtımda davuldur yüküm Benim güzel komşularım Hele selamün aleyküm Ekleyen : rahime reyhan--------Okunma :314 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 02:12:09----Kategorisi:manilerimiz Eylülde sararan yapraklarla beraber, Öğretmenler vurulur, boş tarlaların ıssızlığında. Ve düşünür öğretmen, ölümle yaşam arasında. Kim, neden sıkmıştır, kahpe kurşunları, kahpece? Yarar kurşunların sesi karanlığı bir gece. Akan her damla kan, yaklaştırır ölümü. Gurbetin kanlı tozu tutuşturur gönlünü. Eğitim ordusunda olunca şanlı nefer, Başlamıştır gurbete gitmek için bir sefer. Ölümün beklediğini bilemezdi bu yerde. Çare diye gelmişti, cehalet denen derde. Böyle mi olmalıydı öğretmenin kaderi? Alırlardı sılada elbet kara haberi. Yaşlı ana sarılır cansız duran bedene. Lânetler yağdırılır, ona ateş edene. İntikam yeminleri edilir hep bir dilden. "Rahat uyu öğretmen!Çıkmazsın gönüllerden." Derler de unuturlar, adın kalır. Murat ARICI Erdemli Çıraklık Eğitim Mrk. Md. Yrd. / İÇEL Ekleyen : sorubak--------Okunma :292 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 13:11:09----Kategorisi:ogretmenler-gunu-siirleri SU İÇTİM KANA KANA
SULAR AKAR YANA YANA YÜZÜNÜ BİR GÜN GÖRMEDİM BİLMEM GİDEM NE YANA Ekleyen : beatiful--------Okunma :230 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 05:11:09----Kategorisi:manilerimiz 10 KASIM TÜRKÜSÜ
Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler, Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya, Ulusun egemen olduğunu Özgür olduğunu Haykıracağım haykıracağım işte, Senin sustuğunca! Yolunda yürüyeceğim Atatürk; Ana baba oğul kız, Dere tepe bucak köy, Yeryüzü yaşamalarımla değil Oralarda, Senin gittigince! Atatürk, taşıyacağım Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al, Senin taşıdığını; Yurdun gök ülküsü Dalgalanırken, Senin bayrağını yücelteceğim. Senin çıktığınca. F. Hüsnü DAĞLARCA Ekleyen : sorubak--------Okunma :442 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 25:10:09----Kategorisi:10-kasim-siirleri RAHMETLİ DURSUN
TEMEL VE DURSUN BALKONDAN SARKMA YARIŞI YAPIYORLARMIŞ VE YARIŞMAYI RAHMETLİ DURSUN KAZANMIŞ BİLİYORUM ÇOK KISA AMA ANLAYANA Ekleyen : zeynep--------Okunma :788 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 03:07:09----Kategorisi:karadeniz-fikralari Her zorluğun sonunda rahatlığa ulaşılr.Kötü günler eriyip sana iyi günler gelir.
Ekleyen : mehmet--------Okunma :258 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 25:05:09----Kategorisi:tekerlemeler Ölümsüz Aşk
İsmini yazmıştım kavak ağaçlarına, Özenerek, kalp de yapmıştım yanına, Bir de kalbi delen o meşhur ok var ya, Duruyor daha Kırşehir Bağları'nda... Ömürlü Aksoy Kayseri,15 Eylül, Bin 990 İki Ekleyen : Ömürlü Aksoy--------Okunma :344 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 19:05:09----Kategorisi:ask-siirleri Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
Ekleyen : SEYFULLAH--------Okunma :267 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 29:04:09----Kategorisi:komik-fikralar Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş. Oğluna ineği pazara götürüp satabileceği en iyi fiyata satmasını söylemiş.
Delikanlı pazara giderken yolda tuhaf bir yaşlı adama rastlamış. Yaşlı adam ineğe bir göz atmış ve delikanlıya, “Bak çocuğum, bana bu ineği verirsen karşılığında sana çok değerli şeyler veririm,” demiş. Sonra cebinden beş fasulye tanesi çıkarmış. “Fasulye tanesi mi?” demiş delikanlı tereddütle.” “Ama bunlar sihirli,” demiş yaşlı adam. Adam öyle deyince bu iş delikanlının aklına yatmış ve fasulyeler karşılığında Süt Beyazı’nı yaşlı adama vererek yaptığı değiş tokuştan memnun, eve dönmüş. “Anne! Bak elimde ne var!” diye seslenip olanları anlatmış delikanlı eve dönünce. Ama annesi ona çok kızmış. Fasulye tanelerini dışarı, eline geçirdiği tavayı da delikanlıya fırlatmış. Sonra da ceza olsun diye onu odasına yollamış ve ona yemek vermemiş. Sabah olunca delikanlı gözlerine inanamamış. Yatak odasının penceresinden, dışarıda bir bitkinin hızla büyüdüğünü görmüş. Bu ne bir ağaç, ne de dev bir ayçiçeğiymiş; göğe doğru büyümüş sihirli bir sırık fasulyesiymiş. Delikanlı hemen pencereden sarkıp sihirli fasulyeye tutunmuş ve tırmanmaya başlamış. Yarım saat sonra kendini, her şeyin normalden daha büyük olduğu garip bir ülkede bulmuş. Tarlaların ötesinde çok büyük bir ev varmış. Delikanlı evin yanına gidip kapıyı çalmış. Kapıyı bir kadın açmış. “Yiyecek bir şeyiniz var mı?” diye sormuş delikanlı. “Var,” demiş kadın. “Ama dev kocam gelince ortadan kaybolman gerek. Çünkü çocuklara hiç dayanamaz, onları hemen yer.” Delikanlı tam bir şeyler yemek üzere sofraya otururken dışarıdan birinin gür bir sesle şunları söylediğini duymuş: “Fee-fi-fo-fum, işte bir çocuk kokusu duydum. Ölü de olsa, diri de olsa güzeldir onları yemek. Kemiklerini öğütür, yaparım kendime ekmek.” “Fırına saklan. Hemen!” demiş kadın delikanlıya. Sonra da kocasına, “Ne çocuğu hayatım, dün kediye verdiğim et parçalarının kokusunu aldın herhalde,” diye seslenmiş. Yemekten sonra dev kese kese altınlarını saymaya başlamış. Kısa bir süre sonra altın saymaktan yorulup uykuya dalmış. Delikanlı saklandığı yerden çıkıp bir kese altın almış. Keseyi sihirli fasulyesinden aşağıya atmış, ardından fasulyenin sırığına tutuna tutuna aşağıya inmiş. Annesi artık şanslarının döndüğüne bir türlü inanamamış. Ama birkaç ay sonra ellerindeki tüm altınlar bitmiş. Delikanlı tekrar sihirli fasulyesine tırmanarak devin yaşadığı ülkeye gitmiş. Devin karısı bu kez ona kuşkucu bir şekilde davranıyormuş. “Geçen gelişinde bir kese altınımız kayboldu,” diye iğnelemiş onu. Ama yine de delikanlıyı içeri almış. Çok geçmeden dev çıkagelmiş. “Fee-fi-fo-fum,” diye bir şarkı söylüyormuş. Bunu duyan delikanlı hemen yine fırına saklanmış. “Ne çocuğu, hayatım,” demiş devin karısı. “Dün yediğin piliç haşlamanın kokusunu duydun herhalde. Sen etli böreğini yemene bak!” Yemeğini bitirdikten sonra dev, karısına, “Kadın, bana tavuğumu getir,” demiş. Karısı hemen tavuğu getirmiş. “Yumurtla!” diye emretmiş dev ve delikanlının hayret dolu bakışları altında tavuk altın bir yumurta yumurtlamış. Tabii delikanlı tavuğu da alıp evine götürmüş. Delikanlı ile annesi böylece zengin olmuşlar. Ama bir yıl sonra çocuk şansını bir kez daha denemeye karar vermiş ve tekrar sihirli fasulyesine tırmanmış. Bu sefer eve, devin karısına görünmeden girip, bir bakır tencerenin içine saklanmış. Dev girmiş içeri. “Fee-fi-fo-fum,” diye başlamış yine tekerlemesine. “Eğer bu yine o lanet olası çocuksa, fırına bak hayatım, kesin oradadır,” demiş karısı. Delikanlı orada değilmiş tabii ki. “Buralarda bir yerde, eminim,” diye gürlemiş dev, ama karısıyla birlikte evin altını üstüne getirmelerine rağmen onu bulamamışlar. Bu sefer dev yemekten sonra altın bir harp çıkarmış ortaya. “Söyle!” diye emretmiş ve harp ninniler söyleyip onu uyutmuş. O an delikanlı bu harpı her şeyden çok istediğini anlamış. Horlamakta olan devin dizine tırmanmış, masaya atlamış ve harpı kapmış. “İmdat!” diye bağırmış harp. Delikanlı, sırtında harp, masadan aşağıya atlamış. Dev peşine takılmış. Delikanlı sihirli fasulyesini yarıladığında harp, “İmdat!” diye bağırmış yine. Dev delikanlının peşinden sırık fasulyesine atlamış. Delikanlı aşağıya ulaşınca, “Anne! Çabuk bir balta getir,” diye bağırmış. İkisi birlikte sihirli fasulyeyi baltayla kesmeye başlamışlar. Bir süre sonra sihirli fasulyeyle birlikte dev de yere düşmüş ve anında ölmüş. “Üf!” demiş çocuk. “Az kalsın gidiyorduk!” O günden sora delikanlıyla annesi zenginler gibi yaşamışlar. Onlar söyledikçe tavuk altın yumurta yumurtluyormuş. İnsanlar altın harpı dinlemek için onlara para ödüyorlarmış. Delikanlının güzel bir prensesle evlendiği de söyleniyor. Kim bilir belki de gerçekten evlenmiştir. Ekleyen : sorubak--------Okunma :669 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 20:02:09----Kategorisi:masallar ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU
Anne Ördek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyordu. Vakit tamamlanınca ördek yavruları yumurtalarından çıkmaya başladılar. Fakat en son ve en büyük yumurta bir türlü kırılmıyordu. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan ördek yavrusunun küçük kafası göründü. Anne ördek yeni doğan yavruya bakarak ; "Umarım değişir.." dedi şefkatle. Zaman ilerliyordu ama ördek yavrusunun rengi hala griydi. Kümesin bütün hayvanları onunla alay ediyorlar, ona "çirkin ördek yavrusu" diye sesleniyorlardı. Zavallı yavru o kadar mutsuzdu ki sonunda uzaklara gitmeye karar verdi. Gün boyunca yürüdü gece olunca ise çok yorulmuştu. Mola verdi. Bir yanda açlık, bir yanda korku...Ama yapabileceği hiç bir şey olmadığından derin bir uykuya dalmakta gecikmedi. Ertesi sabah su sesleriyle gözlerini açtı. Geceyi yaban ördeklerinin çılgınca eğlendiği küçük bir göl kıyısında geçirdiğini anladı. Bu gürültücü arkadaşlarına kendini tanıtmaya hazırlanıyordu. Birden bir tüfek sesi ile irkildi. hiç zaman kaybetmeden oradan uzaklaştı. Çok geçmemişti ki küçük ördek kendini bir çiftlikte buldu. Çiftliğin sahibi yaşlı kadın onu doyurdu. Ateşin yanında uyumasına izin verdi. Fakat yavru ördek bir göl bulabilme umuduyla oradan da uzaklaştı. Günlerce bir göl bulabilmek için rasgele yoluna devam etti. Sonunda bir göl kıyısına ulaştı. Bu arada yalnız başına yaşamayı öğreniyordu. Bu göl kıyısında yavru ördek gün geçtikçe büyüyordu. Kendisi farkında olmadan görüntüsü değişiyordu. Geçen kuğuları gördükçe onların asil duruşları ve güzel görünüşlerinden dolayı iç çekiyordu. İlkbaharda bir kuğu sürüsü gölün kıyısına yuva yapmaya geldi. Çirkin ördek yavrusuyla tanışmak için yaklaştılar. Fakat kendisini bu zarif kuşlarla arkadaşlık etmek için çok çirkin ve kaba buluyordu.Birden bire suda aksini gördü. O da ne!... Kendisini güzel bir kuğuya dönüşmüş olduğunu fark etti. Kuğu sürüsüne katıldı ve ömür boyu mutlu oldu. Ekleyen : burak--------Okunma :871 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 17:02:09----Kategorisi:masallar Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi! Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata: -Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak. Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor... Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır: -Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar: -Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum. Ekleyen : Ahmet pala--------Okunma :2113 (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ekleme Tarihi: 26:12:08----Kategorisi:temel-dursun |


