Elektrokimyasal Hücreler (pil)

Bir elektrokimyasal hücre bir elektrolitle (çözelti, sıvı veya katı olabilen) temas halinde olan iki elektrot yani iki metalik iletkenden ibarettir. Bir elektrot ve o nün elektroliti bir elektrot bölmesini oluşturur. İki elektrot aynı bölmeyi paylaşabilir. Değişik tipteki elektrotlar Çizelge 1’de özetlenmiş ve Şekil 1’de gösterilmiştir. Bir inert metal sistemin bir parçası olarak bulunduğu zaman, bir … Devamını oku…

Bor Nedir?

Bor, periyodik tabloda B simgesiyle gösterilen, atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81, yoğunluğu 2,84 gr/cm3, ergime noktası 2300 oC ve kaynama noktası 2550 oC olan, metalle ametal arası yarı iletken özelliklere sahip bir elementtir. Genellikle doğada tek başına değil, başka elementlerle bileşikler halinde bulunur. Tabiatta yaklaşık 230 çeşit bor minerali vardır. Oksijenle bağ yapmaya yatkın … Devamını oku…

Moleküllerarası Kuvvetler

Katı Türleri 1. Metallik Kristaller (Metaller) Örnekler: Na, Cu, Fe, Mn Metalik Bağ: Değerlik elektronları metalik bağa sebep olan hareketli elektronlar denizini oluştururlar. 2. İyonik Kristaller (İyonik Katılar) Örnekler: NaCl, MgCl2, MgO İyonik Bağ: Farklı yüklü iyonların birbirini çekmesi. Örgü enerjisi iyonik bağ kuvvetinin bir ölçeğidir. 3. Kovalent Kristaller (Katı Örgüsü) Örnekler (küçük molekül sınıfına!): … Devamını oku…

Günlük Hayatta Kullanılan Asit ve Bazlar

Günlük hayatta kullandığımız sabun, çamaşır suyu, tuz ruhu, bazı ilaçlar, gazoz, sirke gibi maddelerin yapısında asit ya da baz bulunmaktadır. Bazı asit ve bazlar ise (limonda sitrik asit, portakal, mandalina gibi turunçgillerde askorbik asit) yediğimiz sebze ve meyvelerde doğal olarak vardır. Hatta bazı asit ve bazların eksikliğinde canlı vücudunda bir takım hastalıklar meydana gelir. Folik … Devamını oku…

Kimyasal Bağlar ve Özellikleri

KİMYASAL BAĞLAR Kimyasal bağ, moleküllerde atomları bir arada tutan kuvvettir. Atomlar daha düşük enerjili duruma erişmek için bir araya gelirler. Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı olmalıdırlar. Genelleme yapmak gerekirse bağlar oluşurken dışarıya enerji verirler. Atomlar bağ yaparken, elektron dizilişlerini soy gazlara benzetmeye çalışırlar. Bir atomun yapabileceği bağ sayısı, sahip … Devamını oku…

İlkçağ Uygarlıklarının Anadoluya Etkileri

ÇEVRE UYGARLIKLAR VE ANADOLU’YA ETKİLERİ • İlk Çağ’da Anadolu’yu en fazla etkileyen uygarlık merkezi Mezopotamya olmuştur. • Mezopotamya iki nehir arası demek olup Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgeye denir. • İlk Çağ’da Mezopotamya’da kurulan devletler ;Sümerler,Babilliler,Asurlular ve Akadlardır. SÜMERLER: • Mezopotamya’da kurulan ilk uygarlık Sümerlerdir. M.Ö 3500’de Orta Asya’dan gelerek Mezopotamya’da devlet kurmuşlardır. • … Devamını oku…

İlkçağ Anadoluda Kurulan Uygarlıklarda Kültür ve Uygarlık

DEVLET YÖNETİMİ: • İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan bütün devletler krallıkla yönetiliyordu. • Hititler’de kraliçelerde geniş yetkilere sahipti. • Hititler’de Tavananna ünvanı verilen ana kraliçe, kral olmadığı zaman devleti kral adına yönetirdi. • Hititler’de Pankuş adı verilen meclis vardı.Bu mecliste önemli devlet meseleleri görüşülürdü.Bu meclis gerektiğinde kral ve kraliçeyi yargılardı.Hatta mahkum bile edebilirdi. • İyonlarda şehir … Devamını oku…

İlkçağda Anadolu Uygarlıkları

HİTİTLER: • M.Ö 2000 yıllarında Anadolu’ya gelerek Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır. • Başkentleri Hattuşaş ( Boğazköy) şehridir. Çorum yakınlarındadır. • Hititliler Suriye’yi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşmışlardır.Bu savaşın sonunda iki devlet arasında Kadeş Antlaşması imzalandı. • Kadeş Antlaşması (M.Ö 1280) Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır. • Hitit Devleti M.Ö 1200 yılında Anadolu’ya … Devamını oku…

Radyasyon Nedir? Radyasyonun Canlılara Etkisi

Günlük hayatımızın hemen her alanında, gerek doğal yollardan, gerekse teknolojik gelişmelerin getirdiği kolaylıkların, belki de bir bedeli olarak sürekli radyasyona maruz kalmaktayız. Hiç farkında olmadığımız bir şekilde organlarımız, dokularımız radyasyonla etkileşime girmektedir. Bu etkileşim bazı durumlarda gözle görülür sonuçlar doğururken, bazen de hiç haberimiz olmadan vücudumuzun içinden geçip gitmektedir. Radyasyon, dalga, parçacık veya foton olarak … Devamını oku…

Hava Kirliliğine Sebep Olan Gazlar ve Zararları

Hava Nedir ? Hava, insan ve canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi saran gaz kütleye atmosfer adı verilmektedir. Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km’dir. Bunun sadece 5 km’si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır. Atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir. Hava Kirliliği Nedir ? Canlıların sağlığını olumsuz … Devamını oku…

Asit Yağmuru Nedir?

Asit yağmuru asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çiğ veya kuru parçacıklar halinde düşmesine verilen isimdir. Atmosfere yayılan kükürt dioksit ve azot dioksit gazlarının kimyasal dönüşümlerden geçtikten sonra bulutlarıdaki su damlacıkları tarafından emilmesi ile oluşur. Daha sonra bu damlacıklar yeryüzüne yağmur, kar gibi yollarla düşerler. Bu toprağın asitlik miktarını arttırır ve tatlı su kaynaklarının kimyasal dengesini … Devamını oku…

Demir Elementinin Canlı Yaşamındaki Önemi

Demir yeryüzünde en yaygın olarak bulunan elementlerden biridir ve yerkabuğunun yaklaşık % 5’ini oluşturur. Bu element, üzerinde yaşadığımız dünyanın en temel fiziksel dengelerinden nefes aldığımız havayı kullanabilmemize kadar, yaşamın her aşamasında çok büyük bir rol oynar. Demir, bizim solunum sistemimiz için de büyük bir önem taşır. Bu madde, insan kanında bulunan hemoglobin içinde oksijenle hassas … Devamını oku…

Magnezyum Ve Magnezyumun Vücuttaki Fonksiyonları

MAGNEZYUM (Mg) Sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan magnezyum aynı zamanda, sakinleşmeye de yardımcı olduğu için ” Anti-stres Minerali ” olarak bilinir. Vücudumuzdaki her hücrenin gerek duyduğu bir mineral olan magnezyum, vücuda yiyecek veya supleman olarak alınması gereken maddelerdendir. Magnezyumun 300’ den fazla enzimin fonksiyonunda görev aldığı bilinmektedir. Bu enzimlerin çoğunluğu enerjinin aktarılması, saklanması ve … Devamını oku…

Çinko Ve Çinkonun Vücuttaki Fonksiyonları

ÇİNKO (Zn) Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alan çinko, vücuttaki her hücrede bulunur. RNA ve DNA oluşumu ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir. Özellikle kalp, beyin ve üreme sistemi çinkoya ihtiyaç duyar. Zihinsel fonksiyonlarda, vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda, kanın stabilizasyonunda, vücuttaki alkali dengesinin korunmasında önemli roller üstlenir. Çinkonun Vücuttaki Fonksiyonları … Devamını oku…