Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk ve Sosyal Bilimler

Pazartesi, 3 Ekim 2011, 21:16 | Ders Notları, Sosyal Bilgiler, T.C İnk. Tarihi ve Atatürkçülük, Tarih | 0 Yorum | 1.533 okuma

                Atatürk’ün sosyal bilimler alanında yaptığı yeniliklerden en önemlileri Dil Tarih Coğrafya Fakültesinin, Türk Tarih Kurumunun ve Türk Dil Kurumunun açılmasıdır.

                Atatürk, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde arkeolojik kazıların yapılmasını sağlamış, bu kazıları yakından takip etmiştir.

                Atatürk’ün diğer bir uygulaması, yabancı sosyal bilimcileri ülkemize davet etmesidir. Böylelikle, sosyal bilimler alanındaki son gelişmelerden haberdar olma ve bu gelişmeleri yakından takip etme imkanı doğmuştur. Ayrıca yurt dışına öğrenciler gönderilmiş ve bu öğrencilerden bir kısmı sosyal bilimler alanında eğitim almıştır.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ DİL ve TARİH – COĞRAFYA FAKÜLTESİ

                Ankara Üniversitesi’nin fakülte olarak kurulan ilk yüksek öğrenim kurumu olan Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Atatürk’ün adını koyduğu ve anlamlı bir görev yüklediği bilim merkezidir.

                Atatürk, fakültenin kurulmasını önerirken dilde, tarihte, coğrafi özelliklerin araştırılmasında bilimsel yöntemler izlenerek ulusal bilince sahip, özgür düşünen, araştıran, sorgulayan, bilim insanlarının yetiştirilmesini istemiştir.

                Fakültenin kuruluş yasası TBMM tarafından 14 Haziran 1935’te kabul edilmiştir. 1936 yılında 195 öğrenci ile öğretime başlayan fakülte 13 Haziran 1946’ya kadar Milli Eğitim Bakanlığına çalışmalar yapmış, daha sonra Ankara Üniversitesi bünyesine alınmıştır.

                Bu eğitim kurumunda bir çok ünlü sosyal bilimci yetişmiş. Halil İnalcık ve Bahaeddin Ögel gibi ünlü sosyal bilimciler, bu fakültede eğitim almıştır.

TÜRK TARİH KURUMU

                Türkiye Cumhuriyetinin önceki tüm Türk devletleri ile bağı olduğunu ve dünya uygarlığının buluşma ve gelişmesinde Türk uygarlığının payı olduğunu düşünen Atatürk, tarih anlayışını geliştirmek ve bu amaçla araştırmalar yapmak için 12 Nisan 1931’de Türk Tarih Kurumunu kurmuştur.

Kurumun amacı Türk tarihini araştırarak elde edilen sonuçları yayımlamaktır.

*Atatürk ‘Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir…’ sözüyle tarihin çarpıtılmaması gerektiğini belirtmiştir.

TÜRK  DİL  KURUMU

Cumhuriyet öncesi dönemde Osmanlı aydınları Arapça, Farsça ve Türkçe karışımı bir dil olan Osmanlıcayı kullanıyordu. Halk ise Türkçe konuşuyordu. Aydınlar ve halk arasında dil farklılığının olması kültürel bir ikiliğin yaşanmasına da neden olmuştu.

Cumhuriyetten sonra aydınların ve halkın yaşadığı bu ikiliği ortadan kaldırmak için çalışmalar başlamıştı.

Türk dilini yabancı sözcüklerden arındırmak Türkçenin öze dönmesini sağlamak ve Türkçeyi dünyanın en zengin dili haline getirmek amacıyla Atatürk, 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumunu açarak Türk dilinin gerçek bir bilim edebiyat ve sanat diline dönüşmesi çalışmalarını hızlandırmıştır.

Bir önceki yazımız olan Olgu ile Görüş arasındaki farklar başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

YAZ ANA SAYFADA YAYIMLAYALIM

Serbest Kürsü

  • öğrenci: bu sitenin her ödevimde istediğim şekilde yardımcı olmasına bayılıyorum
  • hüso: yalahalık yapmayın
  • jan: Benim Aralık’ta yattı ikinci bursun yatacağı zamanı bekliyorum az kaldı benimkine :)
  • mnyahsi: Bence güzel tembelseniz okumayın da saçma sapan yorumlar yazmayın. Ayrıca stardoll ne alaka?
  • mgjk: Bence güzel.Madem tembelsiniz okumayın da saçma yorumlar yazmayın.Ayrıca stardoll ne alaka?
  • aleyna: sen
  • Adını bilmeyen adam: Gerçekten çok işime yaradı
  • KiliseWifisi: yazan insancığa çok teşekkürlerr :)
  • KiliseWifisi: biraz uzun olsada bayağı işime yaradı gerçekten çok teşekkürler :) :)
  • melisa: eylül çok doğru söyledin ben de bir şey ekleyeyim Atatürk olmasaydı şu an hayatta değildik bunu iyi bilin Atatürk’ü sevmeyen insanlarıda sevmez dini...